Resimli Roman

Çizgi roman sevenlerin adresi
Zaman: 26 Eyl 2018, 08:39

Tüm zamanlar UTC+02:00




Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 13 Haz 2007, 00:38 
Çevrimdışı
Robin

Kayıt: 04 Haz 2006, 21:23
Mesajlar: 95
Ettiği teşekkür:
Aldığı teşekkür:
Şehir: niğde
bu iki sayı için yazılacak çok şey var aslında ama fazla spoil etmeden ucundan teğet geçcem.Yazma ihtiyacı hisetmemin nedeni
kronolojik sırada Son Dalgadan sonra(BKNZ. LAL NATHAN 19)okudugum en baba nathan macerası olmasıdır tabi bide dev nathanlarla dogrudan ilintili olmasıda bunda bir etken.bu iki sayı ile Nathanın artık tamamen özgün bir dünyaya geçişi net bir şekilde görülüyor.Zaten k.Demircanın yazısında bu iki sayı ve orjinal 50. sayı(yayınlansaydı lal 40. sayı olcaktı)51. sayıdan itibaren gelişecek tüm olayların dayanak noktası oluyormuş.neyazıkki nathan tekrar basılana kadar biz bunu göremicez.senarist Antonio Serra,çizerler Ivan Calcaterra, Gianmauro, Sergio Masperi, Francesco Rizzato.bence Claudio Castellininin çizgilerine çok yakın duruyorlar,çizimleri çok saglam yani.hatta sadece nusuth için bilem okanır yane.Allahım o ne güzelliktir öyle(tabii dünya ahiret siberalem gölge bacım olsun)macerada g.kardeşligi ile ilgili çogu soru işareti aydınlanıyor gibi ama aslında daha büyük açmazlara dogru bodoslama dalmamızı saglıyor.Aristoteles skotos abimizde tüm ihtişamıyla tybor ile kötü adam boşlugunu çok güzel dolduruyor.bunlardan hangisinin daha kötü oldugu yoruma açık bir mevzu ama şu kadarını söyleyim baba skotos yavrusu için çok büyük bir fedakarlık yapıyor.eger lex ve babasına benzetiyorsanız bu iki kaçkını,bidaha düşünün derim aynı durumda baba luthor lexi dakkasında harcardı.ve öldü sanılan(gabriel öldürmüştü)kal skotosta geri dönüyor.hikayede çok fazla balon ve yazının olmasının nedeni bunun aslında bir başlangıç hikayesi olması ve belli bir olay örgüsü yaratılmak istenmesinden kaynaklanıyor.ama merak etmeyin hiç sıkılmıyosunuz hatta bitince direk nathan büyük albümlere sarılıyosunuz ve bu güzelim serinin bitmesine isyan edip isteğe göre bi ufak devirebilirsiniz(şaka tabi içmeyin günahtır)

hikayede nathanın öyle aman aman bi fonksiyonu bulunmamakla beraber şu söz bile onu seçilmiş kişi yapmaya yetiyor ve belkide tüm evrenin kaderini degiştiren bir motto haline geliyor:(hello motto :D )"Hepimiz kendi kaderimizi çizeriz Rojkor,olan birşey varsa eğer,bu silinebilir(yürü be aslanım kim tutar seni)

tabi yerine oturmayan bazı taşlar var ve ben nathanın senaristleri bunca olayı nasıl birbirine baglicak merak ediyorum.ama daha çok merak ettigim bizim bu nathan olayını nasıl baglıyacagımızdır.hikayedeki tek eksik mizah unsuru,ki bu noksanlık genel olarak tüm fumettilerde görülüyor.işte bu noktada dylan dogu öpüp başıma koyuyorum :lol: (bazen juliadada hoş tebessümler ettigim olmadı degil hani)vesselam,bu iki sayıyı akabindede oglaktan çıkan büyük albümleri okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum,okuyun bana dua etceksiniz :twisted:

not:nathanın 38. sayısı enfeksiyonda 39. sayfada sigmundun karşılaştıgı oyunsal yaratıklar ve game over yazısı bana marty amcanın bir macerasını anımsattı.tam olarak hatırlamıyorum ama teknobüyü ile ilgiliydi galiba.Marty amca başka bir boyutta hapsediliyodu,genç bir mucitin açtıgı bir geçitten geçiyodu v.s.hatta o çocuk lal martinde karşımıza çıktıydı.yanlışmı hatırlıyorum,yada banamı öyle geldi,bu konuda derin bilgisi olan arkadaşlar beni aydınlatırsa sevinirim.buarada teknoloji ve büyü kavramlarıda lal nathan 34. sayı katil uyduda işleniyor,bilgilerinize sunarım...


Başa dön
   
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 05 Ağu 2007, 21:12 
Çevrimdışı
Rogue
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 26 May 2006, 07:09
Mesajlar: 367
Ettiği teşekkür:
Aldığı teşekkür:
Konum: Chaos Sanctuary
Gerçekten çoğu zaman Nathan maceralarını birleştirmekte güçlük çekiyorum, gölge kardeşliği-göç ikilisini yeni okudum, gerçekten derin bir macera. Önceden Nathan tek sayılık ajan işleri yaparken şimdi daha ayrıntılı ve büyük bir olay örgüsüne bezenmiş maceralarla karşımıza çıkıyor.
Ancak bu macerada öff dedirten bir yer var ki, o da çok klasik, birileri diğerinin gemisine "küçük" der, gemicik sahibi de hayır efendim bik bik bik diye sürekli bir şeyler söyler, artık bu espricik anlayışı çok bayık, çok klasik hollywood klişesi.
Bir de Göç macerasının kapağında Legs'i görünce herhalde bir yerlerden çıkacak diye düşündüm ama macera boyunca ismi bile geçmedi, üzüldüm doğrusu :? Madem macerada yok kapakta ne arıyor diye kendi kendime düşündüm..
Fumettilerde espiri anlayışı iyi bir tartışma konusu olabilir :wink:

_________________
Rogue is back...More bitter than before......


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+02:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye