Resimli Roman

Çizgi roman sevenlerin adresi
Zaman: 15 Ağu 2018, 22:10

Tüm zamanlar UTC+02:00




Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Call of Duty:Black Ops
MesajGönderilme zamanı: 26 Kas 2010, 23:31 
Çevrimdışı
Spiderman Fanatiği
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Ağu 2006, 17:15
Mesajlar: 827
Ettiği teşekkür:
Aldığı teşekkür:
Konum: İzmir
Bir yazıyı yazmanın en zor yanı başlamaktır derler. Eğer önemli bir konu hakkında yazacaksanız bu eylem daha da zorlaşır. İlk izleniminiz çok iyi olmalıdır tıpkı sosyal hayattaki gibi. Evet bende nasıl giriş yapacağımı bilemiyorum Allah kahretsin. Call of Duty:Black Ops’un tanıtmını,incelemesini vs. yapıp kendi yorumlarımı eklemek üzere klavye başına geçtim ve bir an önce şu yazıyı yazmak istiyorum. O yüzden edebi seviyeyi tutturma gibi bir kaygım olmayacak, sonuç olarak şiir yazmıyoruz değil mi? Evet neyse şöyle başlayayım COD:Black Ops çıktığı ilk gün 360 milyon yeşil yeşil Amerikan doları değerinde satış yaptı. Ve yorumum şu ki bu oyun bu hasılatı hak ediyor. Bu girişten sonra yazıyı okursunuz herhalde.

Call of Duty:Black Ops COD serisinin son oyunu ve Treyarch tarafından yapıldı. Oyunun fragmanını seyrettiğimde hiç iyi şeyler düşünememiştim oyun hakkında. Bir de utanmadan 2010’un en iyi oyunu diyolardı. Önceki oyunların çok abartıldığını düşünen ben beklenti düzeyim düşük bir biçimde oyunu kurup oynamaya başladım. Ama öyle bir başlangıç gördüm ki… Zaten duygularımı bir önceki yazımda belirttim. Burada tekrarlıyorum ki oyun en iyi hikaye ve hikaye anlatımına sahip First Person Shooterlar dan biri belki de birincisi. Ne Half Life,ne Bisohock,ne Soldier of Fortune. Hepsi bunun yanında halt etmiş. Oyunda Alex MASON adındaki bir Black Operation askerini canlandırıyoruz. Oyunun büyük bir bölümü flashbacklerden oluşuyor. 1961’deki Bay of Pigs’te Fidel Castro’yu öldürmek üzere(bu arada oyun Küba’da yasaklandı.)görevliyiz ama başarısızlığımız sonucu Castro bizi öldürmeyip Dragovich isimli adamın eline veriyor. O da bizi Vorkuta’daki bir mapusta tutuyor. Burada REZNOV isimli eski bir komünist ile tanışıyoruz ve hayatımızın akışı değişiyor. Oyun hakkında daha fazla spoiler vermek istemiyorum,isterseniz nette eşek sürüsüyle bilgi var. Gerçekten oyunu oynanmamış biri için bu büyük bir ihanet olur,oyunda müthiş bir sunum var çünkü. Khe Sahn’da Vietnam Savaşının atmosferini yaşamak, Beyaz Saray’a girmek,14.bölümdeki rahatsız edici atmosfer,oyunu tekrar tekrar oynamak için bir sebep. Ama şunu söyleyeyim ki Alex şalterleri indirmiş bir adam olduğu için her gördüğünüz flashback sahnesi gerçekten yaşanmış bir olay olmayabilir. Bu arada adamımızın soyadının MASON olduğu için komplocular kesinlikle masonik semboller ararlar ve İlluminati ile Alex’in ilişkisi hakkında komplo teorileri üretirler. Şöyle bir bakıyorum da o sayılardan 33,99 ya da 666’ya ulaşabilir miyim diye? Bir ara kasar, sonucu size söylerim belki. Sonunda motoru yakmadan bir şey çıkarabileceğimi zannetmiyorum.

Oyun müthiş bir atmosfere sahip olmasının yanında eğlenceli ve nispeten gerçekçi bir oynanışa sahip. En çok zevk aldığım atraksiyon MI-24 HIND ile itdalaşına girmek oldu. Araç kullanımı açısından oldukça başarılı buldum oyunu,elbette aşırı gerçekçi değil ama sonuç olarak bir simülasyon oyunu oynamıyoruz ki. Ayrıca silah çeşitliliği de tatmin edici düzeyde.Oynanabilirlik açısından Modern Warfare 2’yi daha üstün bulanlar var,fakat ben aynı şekilde düşünmüyorum. 1 sene sonrasında aklımda çok zevkli anlar kalmadı.

Oyunun artılarından biri de seslerin oldukça kaliteli olması,özellikle de çok iyi bir ses sistemine sahipseniz. Silahların büyüleyici melodisi kulaklarınızın pasını alacaktır. Oyundaki önemli karakterlerin seslendirmeleri de oldukça başarılı yapılmış özellikle de Kennedy’nin kusursuz aksanı çok hoşuma gitti, insanı motive ediyor. Viktor Reznov’u Gary Oldman seslendiriyor, hayranları FPS sevmeseler de bu oyun sayesinde bu türe,belki de video oyunlarına ısınabilirler. Fakat müziklerin de aynı derecede gaza getirici olduğunu söyleyemem. Oyunun credits bölümündeki müziklerin biri dışındaki tüm müzikleri vasat buldum. Credits bölümünde yüzümün gülümsemesine neden olan başka bir şey de Rıfat Kızgınkaya ismini görmek oldu.

Call of Duty:Black Ops bu kadar çok artısının yanında bazı eksilere de sahip. Benim için en önemli olanı oynanışın çizgiselliğiydi. Bugüne kadar çizgisel senaryolu olan kaç tane FPS gördük ki,hemicene bunun hikayesini de aşırı derecede sevdim diyorum. Yıl 2010 oldu bu konuda büyük bir adım atılmış değil en azından aksiyon oyunlarında.
İkinci büyük eksiği ise herkesin şikayetçi olduğu oynanış süresi. Infinity Ward yetkilileri Modern Warfare oyunları için buna katılmadıklarını belirttiler. Bu iki oyunu beğenmekle birlikte “hadi bitsin artık sileyim” dediğim anlar oldu. Ama bu oyunun hiçbir anında sıkılmadım ve bitmesi benim için biraz üzüntü verici oldu. Gerçi oyun daha uzatılsa oyunun kalitesi düşebilirdi çünkü senaryo çok kırılgan sanki bir şeyi ekler ya da çıkartırsanız o hava bozulacak sıradan bir savaş filmi havasına dönebilirdi. O yüzden bunu eksi olarak görmeyebilirim.

Benim gözümdeki üçüncü eksiği ise konsol portu olmasından kaynaklanan save sistemi. Oyunu –günümüzdeki oyunların hemen hemen hepsinde olduğu gibi- checkpointlerde kayıt edebiliyorsunuz ki bu da 1992’de çıkan Wolfstein3D’den bile geri olduğunu gösteriyor günümüz oyunlarının. Bu soruna çözüm bulmanın programlamada dahi olmak gerektirmediğini düşünüyorum.
Aslında oyunun en büyük eksiği grafikler fakat benim için bu artı değil eksi oldu,yaşlı bilgisayarımda texture ve eşyönsüz süzme kalitesini ve anti sonuna kadar açabildim ve en yüksek kalitede -tek bir leveldaki sorunu saymazsak-mükemmel bir şekilde oynadım. Ama grafik işlemcisi Geforce GTX serisinden olanlar galiz küfürler etmiş olabilirler. Sanırım oyunun grafik motoru çok büyük alanları render etmek için optimize edilmiş olmalı ki ufak mekanları da aynı kalitede modelliyor. Bu arada oyunu düşük kalitede oynamak görsel anlamda bir işkence bazılarının midesini bile bulandırabilir, revelations’da bunu gördüm. Son olarak oyunun 3dvision desteğiyle geldiğini belirteyim.

Haaa bu arada başka bir eleştri var oyunumuzla ilgili aşırı derecede şiddet içeriyormuş,insanların psikolojisini bozabilirmiş. Duyarlı ayağına yatan çevreler bir çok oyuna olduğu gibi buna da tepki verdiler Almanya’da bu yüzden yasaklanmış. Lan evladım zaten +17 logosuyla satılıyor bu meret. Valla bizim ülkemizdekiler için hiç sorun olmaz biz sabah akşam kavga,trafik kazası vs. gören delikanlı adamlarız. Google semalarında gezen kuşlarımın söylediğine göre oyunun şiddet sahnelerinin azaltıldığı bir versiyonu yapılacakmış. Carmageddon’da olduğu gibi kırmızı kan/yeşil kan arasında seçim yapmak zorunda kalmayız umarım.

Oyun maalesef bug ile dolup taşıyor. İnternet sitelerinde kullanıcılar pek çok sorundan dolayı şikayetçiler. Oyunu kurduktan sonra yama kurmamaya inat ettim ve yama kurmadan bitirebildim. Benim başıma gelen tek sorun Revelations isimli bölümde Hudson’dan yumruk yedikten sonra,oyunun kilitlenmediği halde görüntünün donmasıydı. ESC tuşu ile menü açılıyor,hatta konuşmalar devam ediyor,altyazılar akıyordu arka plandaki ekranlar da hareketliydi fakat Hudson güneş gözlüğünün bile engelleyemediği-hatta daha da cool bir hava verdiği- psikopat bakışlarını bize atarken bir yandan silahı doğrultmuş hareketsiz bir biçimde duruyordu. Ecnebi sitelerinde benzer problemi yaşayanlar,çözüm olarak 2 şeyi tavsiye ediyordu:Ekran kartı driverlarını değiştirmek ya da oyunun grafik kalitesini -özellikle çözünürlüğü-düşürmek. Burada tarihi bir karar vermek gerekiyordu ve ben ikinci şıkkı seçip verdiğim kararın sorumluluklarıyla cesurca yüzleştim ve sonunda pişman olmadım. İnternette bazı levellarda oyunun kararması gibi oyuncunun da hayatını karartabilecek sorunlardan sözediliyor. Onun dışında oyunun tüm sorumluluğu CPUnun tek çekirdeğine verdiği yönünde söylentiler var. Zaman zaman atımız çatlayacak gibi oluyormuş. Ben böyle bir tecrübe yaşamadım yaşayanlara ise ya sabır çekmek yerine ilgili yamayı kurmalarını öneriyorum. Son olarak oyun save etmiyor diye şikayet etmeyin babalar gibi kaydediyor oyun-kayıt sistemini beğenmesem de-. Aynı şapşallığı ilk seferinde bende yaptım ve nette sorunun çözümünü görünce yüzüm kızardı. Neyse bu konulara girmeyelim. Eheh.
Oyunun en çok merak edilen kısmı olan multiplayer’da tecrübe kazanıp yeni silahlar elde edebiliyoruz. Multiplayer modunda bilgisayarınızın sorun çıkarma olasılığı artıyormuş. Şahsen single player düşkünü biri olarak bu konu beni pek rahatsız etmedi. Oyunun çok konuşulan zombi modu ise bence oyunun gerçekçiliğiyle hiç uyuşmuyor.

Yazıyı sonlandırmak gerekirse COD: Black Ops oldukça iyi bir oyun. İlk gününde yaptığı hasılat video oyunları açısından gurur verici bir başarı. Artık oyun sektörünün sinema sektörü ile bütçe bakımından yarıştığı bir çağdayız ne de olsa.Avatar’ın rekorunu kırabilir mi bilmem fakat Titanic’ten fazla kazanmak oyun yapımcılarının hakkı.Şimdiden yılın en iyi aksiyon oyununu, hatta yılın oyununu seçmiş gibiyim. Toplam kalite olarak StarCraft 2’yi daha üstün bulabiliriz ama StarCraft 2 ne kadar kaliteli bir yapım olursa olsun Real Time Strategy türüne yenilik getirmiyor, pek az strateji içeren RTS’lerden biri. Öbürleri gibi hızlı mouse tıklatmak oyunda başarılı olmakta büyük bir paya sahip hala. Tabi bu iki oyunu karşılaştırmak elma ile armudu karşılaştırmak gibi bir şey.
Sonuç olarak genel notum:9.2/10

_________________
http://carnage86.wordpress.com

Happiness is prison,Evey.Happiness is the most insidious prison of all.-V@V for Vendetta


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+02:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye