Resimli Roman

Çizgi roman sevenlerin adresi
Zaman: 26 Eyl 2017, 12:58

Tüm zamanlar UTC+02:00




Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 29 Ara 2010, 22:33 
Çevrimdışı
Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 May 2006, 06:01
Mesajlar: 3196
Ettiği teşekkür:
Aldığı teşekkür:
Şehir: kuşadası
Yılın en çok beklenen çizgi romanlarından biri sonunda 13 Temmuz da raflara ulaştı: Frank Miller ve Jim Lee'den All-Star Batman & Robin The Boy Wonder. DC'nin ilk “All Star” baskılı (ve Chip Kidd tarafından dizayn edilmiş yeni ticari logolu), devam eden serisi Batman hikayelerini, Batman'in genç ve nispeten deneyimsiz olduğu..ve yanına Robin isimli sidekick'i aldığı zamanlara geri döndürüyor..
Bu yazı Miller'la bu seri hakkında,onun Batman'e, Robin'e bakış açısı ve bu projeden niye uzak durmayı istemediği üzerine newsarama'dan alınmış bir sohbet.

Newsarama: İlk önce belli sorularla başlayalım – sizi bu proje de çeken şey neydi? bunların bir çoğunun dergiyi Jim'in çizmesiyle yapılmalı dediniz – onun rolü için çok fazla yalvarma kendini alçaltma yada yaltaklanma oldu mu?
Frank Miller: Oh hayır. Jim'in yaltaklanma veya yalvarmalara ihtiyacı yoktu.O işinde iyi gibi bir şey [gülmeler].Aslına bakarsanız,o ve ben uzun süredir beraber bir şeyler yapmak hakkında konuşuyorduk ve bu sadece doğru projeymiş gibi hissettik.Bob Schreck[All-Star baskı editörü] ve Dan DiDio [DC İdari Editörü] tarafından teklif edildiği zaman,bu ikimiz içinde sadece doğal gözüktü. Ben duyduğum zaman Jim kesinlikle vardı, bu da bende varım anlamına geliyordu.Konuyu da seviyorum tabi ki – Batman birkaç yılda bir tekrar ziyaret ediyor gibi göründüğüm bir karakter.
Ve ayrıca Dick Grayson'ın başlangıç civarında yapılan tadı bebek maması gibi ve hazmı kolay olan versiyonundan yada onu quasi-Batman olarak gösteren halinden çok daha farklı bir şeyler yapmak istiyordum. Dick kendine özgü bir çocuk olmasını istiyorum.Bir de ,onu daha önce olduğundan daha genç yapma fikrini seviyorum.

Newsarama: Bu hikayede kaç yaşında?
Frank Miller: Sadece 12 yaşında. Hemen hemen her üç başlıkta 12,bu konuda şüphe yok.

Newsarama: Ya Batman hakkında ne diyeceksiniz,sizinde söylediğiniz gibi sizi birkaç yılda bir yeniden ziyaret etmeye çekiyor? Sizin kariyerinizde bu noktada ve planladığınız herhangi bir işe saldırmak için söylemiyorum,sanırım "Batman hakkında yeteri kadar konuştum" diyebilirdiniz muhtemelen ve kimse bu konuda sizinle tartışmazdı.Sizi tekrar geri döndüren nedir?
Frank Miller:Karakteri seviyorum.Bazı kesin karakterler vardır sadece size konuşan. Batman'e bakış açım gerçekten tek bir yorumunun taşa yazıldığına inanmamam açısından sıra dışı.Batman'i folklorunun bir parçası olarak görüyorum –herhangi bir duvara atabileceğiniz,ama kırılmayan ve size ona bakmanın başka bir yolunu gösteren kocaman bir mücevher.En azından, düzinelerce Batman yapma yolu var ve hepsi işe yarıyor. Neal Adams/Denny O'Neil dan Adam West oradan Dark Knight'a – karakter her şekilde yorumlanabilcek kadar çok esnek…ve işe yarıyor. Örneğin,ben, Dick Sprang ve Jerry Robinson’ın betimlemesini seviyorum ve benim karakterleri çizerken temel aldıklarım karakter hakkında onların bakış açısı.

Newsarama: Geniş vucütlü ve fıçı göğüslü kostümünde küçük kulaklar olan adam...
Frank Miller: Evet– eğer sıska bir adam çizmek istersem,Daredevil çizerim.

Newsarama: Bu projenin başlangıcına dönersek,size nasıl düştü?Batman istediklerini mi söylediler , veya Batman ve Robin,yada sadece sizin ne yapmak istediğinizi mi görmek istediler?
Frank Miller: Kesinlikle Batman ve Robin olmasını istediler.Benim ilk şartnamem bunun Batman ve Robin The Boy Wonder olarak adlandırılacağıydı.Doğrudan hikayenin konusunun Robin olacağını biliyordum.Bu şekilde,Batman'le biraz daha arketip ve müsemmasız sert baba ve Robin'i de kendi yolunu öğrenen genç savaşçı olarak oynayabilirdik.

Newsarama: Sizin daha önce hikayelerinizde gösterdiğiniz Batman'in ,üstün pratik bulduğu birşey varsa o da,kendi yolunda metotlu ve duygusuz olmak.Peki o zaman neden bu dünya'sının içine bir çocuğu sürüklesin?
Frank Miller: Birinin bunu açıklaması gerektiğini düşündüm ve üzerinde epeyce çalıştım.

Newsarama: Ama hala,onun masumları koruma bakış açısına neredeyse saflık olacak kadar ters gidiyor görünüyor...
Frank Miller: Hayır,üzerinde düşündüğünüz zaman mükemmel olacak derecede anlamlı.Hikayenin içinde Alfred'e "Ben genç bir adamım,ama daima genç olamayacağım ve misyon devam etmeli."diyerek açıklıyor.Robin onun çırağı.Yerini dolduracak kişiyi eğitiyor.Bu onun Robin için planladığı hayat.
Tabi ki Alfred'in reaksiyonu, "Bunu kabul edemem!" ve Bruce'un böyle birşey yapmasından,yapsa bile,bunu yüksek sesle kabul etmesinden korkuyor. Alfred'in şimdiden patronuyla bu kaçıklıkta uğraşması gerekirken,şimdi çocuk içinde endişelenmesi gerekecek.

Newsarama: Apprentice yaklaşımı "Batman asla bir çocuğu tehlikeye atmaz" a ters gidiyormuş gibi görünüyor.Böyle mi,yani eğer onun apprentice'i olan bir çocuksa, bunu yapabilir mi?
Frank Miller: Aslında,Dick Grayson'ı bu yaşta sürüklemek istemiyor.Bunu yapmaya zorlayan Grayson'ın ailesinin katili. Bruce kendi yaptığı gibi bekleyecekti, "Çocuk tıraş olacak kadar büyüyünceye kadar"

Newsarama: Öyleyse, Bruce 12 yaşında bir çocuk için alışverişe çıkmayacaktı?
Frank Miller: Hayır,ama Bruce Dick Grayson'ı izliyor olacaktı çünkü o şimdiye kadar gördüğü en yetenekli çocuk.Çocuğu kanatlarının altına belki bir altı yıl sonra almayı planlıyordu,ama onun yerine,bunu çocuk hala bu iş için çok gençken yapmak zorunda kalıyor.

Newsarama: Hikayenin içinde bu nasıl gelişiyor? Bu Bruce'un apprentice'ini eğitimin tamamladıktan sonra işe katması dinamiğini etkileyecek gibi görünüyor...
Frank Miller: Bu seri içinde önemli. Benim Robin'inim biraz alçak.İkisi uzun süre iyi geçinemiyorlar.Robin'in Batman'in birçok hareketini eski moda ve esrarengiz ve tuhaf olduğunu düşündüğü yerlerde,her zaman ileri geri şakalaşmalar var – ve bu Batman, 24-25 yaşlarında.Ama 12'inizdeyseniz,24 veya 25 yaş sizin için çok büyüktür.

Newsarama: Zamanı kurmak konusunda,en azından, resmi olmasa da, bunun sizin için, “Batman: Year Two” olduğunu söylediniz …
Frank Miller: Bu hakkında benim düşünüş şeklim,başlık kesinlikle Batman ve Robin the Boy Wonder.Adımın böyle isimli bir projede olmasını seviyorum.The Teen Wonder'a dönüşmeden önce , ve neredeyse bir “Grim Robin.”e ben her zaman “Boy Wonder” başlığını sevdim.Ama Robin'in genç olması fikrini seviyorum.Dark Knight'da Carrie Kelly karakterini yaratmamın nedeni de bu -sadece tıknaz,sert karanlık yetişkinle,etrafta koşturan renkli küçük elf arasındaki kontrastı seviyorum.
Birde – eğer 12'sinden büyüksen, bu kostümle mi ortaya çıkardın?

Newsarama: Öyleyse Robin, kostümü seçiyor?
Frank Miller: Bruce'un seçtiğini mi düşünüyordun?

Newsarama: Şimdi de bunu söylüyorsun,hayır pek sanmıyorum.
Frank Miller: Gerçekte Robin “Robin,” i yaratır.

Newsarama: Bu bakış açısında ne kadarı var? Bruce ona isim bile veriyor mu,yoksa hepsi Dick'in fikri mi?
Frank Miller: Dick'in fikri. Bruce bir şekilde Robin'i - ikiside Bruce, ve Dick - hazır olmadan almaya kalktığı için, bunun hakkında yeterince düşünmüyor bile. Bruce açıkça idare etmeye çalışıyor.Bu ne yaptığını çözmeye çalışan genç Batman.Bütün cool oyuncaklara sahip - batmobil'i var, ama o bir bekar.Çözmesini istediğiniz her cinayeti çözebilir,kendini Dünya daki herhangi birinin kılığına sokabilir,ama bir çocuğu idare etmek?Bu onun alanına yabancı bir şey– kendini eğittiği şey için olanın dışında bir yer. Yani bütün bunlarla mücadele ediyor ve Robin'e sahip olduğu kimliği seçmeye gelince.Açıklamak istemiyorum ama "Robin" olarak çağırılmasının nedeni,oldukça cool.Üzerinde bir süre çalıştım ve şimdi açıklamak istemiyorum ama bundan epey memnunum.

Newsarama: Batman olarak kariyerinin bu noktasında Dick'i kanatlarının altına almanın etkisi nedir?Klasik sebep mi "Bruce/Batman'i insancıllaştırıyor mu?"
Frank Miller: Bunu geldiği gibi sürdürdüm.Şu anda birbirleriyle konuşuyorlar. Bu hikayenin büyük bir çoğunluğunu planladım,ama bu karakterlere,ileri ve geri çok konuşmalarına izin veriyorum,benim için onlar birbirlerini tanımlıyorlar.Şu anda top koşturmalarına izin veriyorum.

Newsarama: Yine Bruce'dan bahsedersek,daha önceki işlerinizde farklı yaşlarda adalet,siyaset ve sosyal meselelerde farklı şeylere dayanıyor gözüküyordu.Dark Knight'daki kişi değil henüz ama,onu bu süreklilik içinde nerede görüyorsunuz?
Frank Miller: Misyonu olan bir adam,kendi kelimeleriyle şehri kurtarmak için "kutsal bir savaş" a inanan biri. Batman Begins'de de aynı şekilde ifade edilmesi benim için hoş bir süpriz oldu. Batman görevinin şehri kurtarmak olduğuna inanıyor,ama evet onlarca yıl sonra göreceğimiz yıpranmış Karanlık Şövalye'den çok daha idealist bir noktada.

Newsarama: Öyleyse hala şehrin bu noktada kurtarılabileceğine inanıyor?
Frank Miller: Evet.

Newsarama: Bu idealistlik.
Frank Miller: Söylediği anahtar hatlardan biri, "Gotham'ın bana ihtiyacı var."

Newsarama: Bu ana hatlar boyunca,Batman hiç teslim oluyor mu sizin gözünüzde? Şehrin kurtarılamayacağının ,yapabileceğinin en iyisinin ,belki şehri kaos'un kenarında tutmak olabileceğinin farkına varıyor mu veya onunla beraber kalan şu idealizm,ölünceye kadar devam ediyor mu?
Frank Miller: Eğer DKII'ye bakarsanız,açıkça çok fazla idealizm var çünkü o kötü adamları pataklayabileceklerine inanan tek kişi.Başka herkes kaçıyor yada fazlasıyla itaatli.İdealizm kesin şeyler hakkında sinik olamazsınız anlamına gelmiyor.Örneğin,eğer birileri mahallemde Three Card Monte oynamamı isterse, onlara baktığım zaman sinik olurum, çünkü bunun işe yaramaz olduğunu bilirim.Ama bu ben hayat hakkında siniğim anlamına gelmez.

Newsarama: Hikaye ve karakterler hakkında konuşmayı bırakalım,serilerinizdeki çizerler hakkında konuşalım..
Frank Miller: Evet, lütfen.

Newsarama:
Nasıl işliyor? Siz bir çizersiniz,o bir çizer,ikinizde yazarsınız.Kuralcı bir yazar/çizer ilişkisi mi var, yoksa daha çok ikiniz arasında alıp vermeye mi dayalı?
Frank Miller: Daha çok David Mazzucchelli'yle olduğu gibi.Jim ve ben çok sık konuşmuyoruz – şimdi ve sonra konuşuyoruz; her konuda ve her şey de aramız iyi.Ama panel betimlemeleriyle ben senaryoyu ve içindeki her şeyi yazıyorum.Benim panel betimlemelerim, söylemek gerekirse her zaman, Alan Moore'unkilerden daha kısa olmuştur…

Newsarama: Bence Tanrı'nınkiler bile Alan Moore'unkilerden kısa…
Frank Miller: [gülüşmeler] Muhtemelen.Ama benim için bu üsluplardaki farklılık.İkimizde çizeriz,ikimizde yazarız,ama bu projede ben yazarım,o çizer ve biz birbirimizin disiplinlerine saygı duyuyoruz. Ona bir imaj fırlatacağım, ama o hemen çevirecektir, çünkü biz çok farklı çizerleriz. Onunla çalışmanın keyfi burada.
O bana bir sürü falsolu top attı,ama hepsi hikayede olduğu gibiydi.Bu harika.

Newsarama:
Jim'in kuvvetini bilerek ,kendinizi senaryoya bir şeyler eklerken "Jim bu karakter/panel/imaj la nakavt edecek" diye düşünürken buldunuz mu..?
Frank Miller: Başka bir çizerle çalıştığım da her seferinde,onlara uygun oynamaya çalışırım. Örneğin, Bill Sienkiewicz'le çalışırken , sanatında çağrışımlar yapabilmek konusunda harika bir gücü var, ve aynı zamanda istediği zaman çılgınca deneysel olabiliyor, bende ona uygun yazdım. Dave Gibbons veya David Mazzucchelli'yle çalıştığımda, onların bir şeyleri inanılabilir yapmayı başarabilen iki sanatçı olduğunu fark ettim, böylece bende materyali gitgide daha çok kompleks hale getirdim – veya, Dave'le Martha Washington üzerinde çalıştığım takdirde, gittikçe akıl almaz hale getirdim.O da bunun gerçek olduğu konusunda okuyucuları ikna etmeye devam etti.
Jim'in ise, drama konusunda çok iyi bir anlayışı var, çok güzel çiziyor ve eğilimi olduğu bazı kesin şeyler var -bunlardan biri gösterişli manzaralar,yani muhtemelen isteyeceğim bazı kareler onu deliye çevirecek. Şimdiye kadar ,başa çıktı ve harika bir iş yaptı.

Newsarama: “All Star” serisinde, size betimlenen ortam hakkında, biraz daha bana bir şeyler anlatın. Daha geniş pencereden bakıldığında ortaya konulan kimin nerde ve ne zaman olacağını saptayan kesin kurallar var mıydı,yoksa sizin uygun gördüğünüz şekilde nüfuslandırabileceğiniz bir iş miydi?
Frank Miller: Eğer kurallar varsa bile,kimse bana anlatmadı.Batman ve Robin'i iplerinden kurtarmamı istediler.Demek istediğim,karakterleri olamayacakları bir şeye çevirmemi istemediler tabi, ama benim bildiğim kadarıyla,kimse hikayenin ne olması gerektiğini söylemedi.Zamanımı bununla geçiriyorum,bu Robin'in gerçekten detaylı bir orjin hikayesi.Birçok Dc karakterini içinde kullanacağım.Özellikle Jim Lee'yle çalıştığımdan beri,kızların birçoğunu kullanacağım...

Newsarama:
Batman'in yardımcı oyuncuları hakkında mı konuşuyorsunuz,yada diğer kahramanlar veya...
Frank Miller: Bütün Dc Evreninden karakterler.Jim Black Canary çizmeden nasıl bir Batman çizgi romanı yapabilirim? Lütfen.

Newsarama:
Sizi ve Jim'i bilen biri olarak,sanırım Black Canary file çoraplı Zatanna oralarda bir yerde olucak...
Frank Miller: [gülmeler]

Newsarama: Başka adını söyleyebileceğiniz bir isim? Bununla birlikte,bir kere Batman hakkında konuşmaya başladığınız zaman, Superman'de bir yerlerde ortaya çıkıyor...
Frank Miller: Oh evet. Şimdiden onun kısmını yazmaya başladım. Superman içinde, Lois ve Clark içinde. Vicki Vale de hikayenin büyük bir parçası tabi. Batgirl'ü orjinal olanı,tabi ki yeniden tanıtmak istiyorum, Gordon da hikayede olucak. Ve muhtemelen Wonder Woman'ın göründüğü bir yerler de olacak….ve Catwoman,Batman'den bahsederken bir başka "mutlaka -olmalı" karakteri.

Newsarama:
Ve Catwoman, Selina Year One'da haline oldukça benzer mi karakterize edilecek?
Frank Miller: Evet, bu planladığım şey. Bruce ve o ilk defa karşılaştıktan bir yıl sonra olacak. Selina her zaman ki gibi eksantrik olacak. Ed Brubaker’ın versiyonunu seviyorum, beni yanlış anlamayın – Brubaker karakterle harika şeyler yaptı,a ma onunkisi ana karakterken , benim Selina'm daha çok bir yan karakter. Ed'inki, sizinde gördüğünüz gibi, benim hikayemdekinden biraz daha çok sevilebilir bir karakter. Ayrıca ben Catwoman'ı bir villain (düşman) olarak çiziyorum. Uzun süredir villain değil halbuki Batman'in dünyasında.O bir hırsız.Belki çok seksi bir hırsız,ama hala hırsız.

Newsarama: Özellikle Jim onu çizdiği zaman…
Frank Miller: Hayır,iş Catwoman'a gelince kötü iş yapmıyor.
Birde, bunun içinde Jimmy Olsen için bir kısmımda var.

Newsarama: Batman'in Dark Knight'la hayatının daha sonraki bölümlerini yazan biri olarak,Year One'ı yazan biri olarak ve şimdi de resmi olmayan “Year Two,”'la hiç "Lanet olsun,başından sonuna Batman'i yazacağım.DC,bana on yıl ve çıldırmama izin ver" demeniz gibi fantezilerle kendiniz eğlendiriyor musunuz?
Frank Miller: Bu çeşit bir fantezi akıldan şimdi ve sonra hızla geçiyor,ama aslında,gerçekten anlatmak istediğim bir hikaye olduğu zaman yazıyorum.Eğer bana teklif ettikleri yaratıcı özgürlük,ayarlar ve başka her şeyi oturup düşünmemiş olsaydım bunu kabul etmezdim. Herşey göz attıktan sonra,burada bir hikayem olduğunu farkettim. Benim diğer hikayelerime de bağlantılıydı,ama evet başak bir kitap desteği yaptığım gerçeğini sevdim, Batman'i gösteren,ama daha önemlisi Dick Grayson'ın kahraman oluşunu gösteren…onu ilk gördüğümüzde, korkmuş, travma geçirmiş küçük bir çocuk. Bu anlatmak istediğim bir hikaye.

Newsarama: Geleneksel olarak,Robin'in orijini ve ilk yılları villain'lar ve Batman'in kostümlü ucubeler dünyasıyla anlatılır, 1940 orijini mafya babası Zucco'dan Joker'e ve Two-face'le son zamanlarda.Siz de bu temaları kullanacak mısınız?
Frank Miller: Oh evet.Birkaç düşmanı için planlarım var, bütün hikaye boyunca çok doğrudan ilgili değiller, ama bu önemli.

Newsarama:
Onlarla ilgili aynı yaklaşımı mı kullanıcaksınız, Batman ve Robin'le ilişkilerini ve en azından sizin için daha mantıklı mı yapacaksınız? Örneğin,yüzüne asit sıçraması onu deli ettiğinin, belki ikinci bir bakış açısına ihtiyacı vardır?
Frank Miller: [gülmeler] Aslına bakarsan,bence Batman'in etrafında dönen en korkunç karakter olarak Joker kalıyor ve ondan uzak duramıyorum. Benim gördüğüm kadarıyla onunla ilgili komik olan bir şey yok.İ smi bir ironi olmalı.

Newsarama: Sizin için Joker'de çağın gerisinde kalmayan nedir? Batman'e olan ilginize benzer, her zaman onun için biçimlendirilebilecek yeni yüzler bulabilmeniz mi?
Frank Miller: Olay, Joker'in sosyopat ve psikopat olması,ama deliliğiyle oynamaktansa onun kötülüğüyle oynamayı tercih ederim. The Joker,her zaman betimlemeye çalıştığım karakter ve şimdi bunu o gençken - şeytaniyken, her zaman gülmüyorken yapabilirim.
Serinin içine tırmanacak başka karakterlerde olacak tabi ki. Çok uzun süredir aylık iş yapmıyordum ve ne kadar eğlenceli bir iş olduğunu unutmuşum.Olaylar sadece yeni başladı. Sayfalar gelmeye başladı ve Jim kadın bir karakteri gerçekten iyi çizdiğini görüyorum, böylece o karakteri planladığımdan daha çok kullanmaya karar veriyorum. Üretim sırasında bunu gibi bir sürü şey oluyor tabi ki. Neredeyse canlı bir tiyatro yönetiyormuşum gibi- işe yarıyor ve çok çabuk değil. Bu gerçekten aylık çalışmanın eğlenceli yanlarından biri.

Newsarama:
Bunu söylemeniz ve sizin ve Jim'in buna bakışınız,hala sonunu bağlamak için çok açık ?
Frank Miller: En son konuştuğumuzda,orjinalde projelendirilmiş altı sayıyı geçeceğimizi söyledim ve kimse rahatsız olmuş görünmüyordu. Bu işte o var, ben varım ve biz bu işi götürebildiğimiz kadar uzun sürdüreceğiz. Bu tekrar Daredevil'da Born Again'i yapıyormuşuz gibi - kaç sayı olacağına dair hiçbir fikrimiz yoktu .Orjinlade dört sayı olması gerekiyordu ama 200 sayfadan daha fazlasıyla bitirdik.
Benim hakkımda emin olabileceğiniz tek şey hikayelerimi yiyip bitirdiğim sayfaların sayısını her zaman küçümserim.

Newsarama: Birileri fan'larınızla bu konuda tartışabilir, bu kötü bir şey değil.
Frank Miller: Benim için ve yayıncı için öyle eğer 48 sayfa bir kitap olmasına karar verildiyse...[gülmeler]

Newsarama:
Bütün bu işler arasında– programınızı nasıl ayarlıyorsunuz? Bir yandan Sin City 2 üzerinde çalışırken, sonra durup Batman mi yazıyorsunuz,yoksa her şeyi akışına mı bırakıyorsunuz?
Frank Miller: Daha fazla bir şeyler yaptıkça daha fazla yapabildiğimi fark ettim. Kendini tamamen yaptığın hikayeye, yaptığın sanat işin içine attıkça,bunu yaptığında,daha fazla zaman da buluyorsun. Belki çok fazla boş zamanın olmuyor,ama yaptığım işi seviyorum ve fazla çalışıyormuşum gibi hissetmiyorum. Bu işi yapmayı seviyorum ve Jim'le işbirliğimizden keyif alıyorum ve bazı işler için konuştuğum birkaç çizer var ve büyük bir projem var, evet ufukta Sin City 2 var ve bunun için bazı yeni materyaller üzerinde çalışıyorum.Ama külfetmiş gibi hissetmiyorum.
Demek istediğim,eğer en kötü problemlerimi bile seviyorsam çok fazla iş var diye şikayet edemem.

Newsarama:
Son olarak,bu yalnızca tek Batman projesi mi gelecekte görünen? Bir başka noktada,bir Batman/terörist hikayesi üzerinde çalışıyorsunuz...
Frank Miller: Üzerinde mürekkep olan 120 sayfa var ve bunun üzerinde de aynı zamanda çalışıyorum.Muhtemelen 150-200 sayfa uzunluğunda tek bir parça olucak.
Eğer Batman ve Robin the Boy Wonder “Batman Year Two” 'ysa,bu “Batman Year 1 ve ½.” Oldukça genç bir Batman.

Newsarama: Kulağa ocağınızda birçok tencerede Batman hikayesi pişiriyormuşsunuz ve bunu seviyormuşsunuz gibi geliyor...
Frank Miller: Oh evet – ama daha çok Sin City,planladığım tamamen yeni bir seri var ve hayat devam ediyor.

Çeviren: Ercan DENİZLİOĞLU (nam-î değer NIGHTWING) - www.newsarama.com sitesinden çevrilmiştir. - 26 Kasım 2005

_________________
Çizgi Roman Kültürdür!


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+02:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye