Resimli Roman

Çizgi roman sevenlerin adresi
Zaman: 19 Kas 2017, 17:56

Tüm zamanlar UTC+02:00




Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 29 Ara 2010, 23:44 
Çevrimdışı
Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 May 2006, 06:01
Mesajlar: 3196
Ettiği teşekkür:
Aldığı teşekkür:
Şehir: kuşadası
Kemal Gökhan Gürses'le Cadde yayınlarından çıkan "Ayşegül Savaşta" serisinin ilk albümü "Irak Şahini"ni üzerine konuştuk.

Resim

Kemal bey "Ayşegül Savaşta" sizinle ilk görüştüğümüzde ekim sonu çıkacak dediniz ocak ayına sarktı. Yayıncı değiştirdiniz ufak, tefek aksamalarla çıktı ve raflarda yerini aldı. çok sevindik. bundan sonraki yayınlar için yayın planınız, tarihiniz nasıl?
Bu yaşadığım maceralı yayın sürecinden sonra bir kez daha gördüm ki Türkiye planlı bir iş yapma açısından çok doğru bir yer değil. Ama bildiğiniz gibi seçme şansımız yok. Bu ülkenin sistemsizliği ve büyük ölçüde verilmiş sözlere uyulmayan kaygan zemini üzerinde iş üretmeye devam etmek durumundayız. Benim arzum, daha önce de sitenizdeki bir röportajda da söylediğim gibi aynı yayınevinden devam etmek istiyorum. Biraz bu kitabın ne hızla tükendiğine ve nasıl bir tepki aldığına bakacağız mecburen. Aslında bildiğiniz gibi ikinci kitabım da hazır. Biri kısa bir öykü diğeri de Filistin’de geçen bir başka öykü ... Bu iki öykü bir arada yayınlanacak. Ben de genel eğilimin yarattığı belirsizliğe uyarak “bir kaç ay içinde” desem en azından yalan söylemiş olmam, sanıyorum. Ama, kafamdaki düzen, dört ayda bir kitapla yılda üç kitaplık bir seriyi yaratmaktı. Hikayelerimin tamamlanmasından bir ay kadar sonra albümleşmesini arzuluyordum, şimdilik bu 10 aylık süreçte ilk albüm olarak gerçekleşebildi. Umarım araya kapatma şansı bulurum. Çünkü görece güncel hikayeler seçip anlatmaya çalışıyorum. Soğumuş ve tekrar ısıtılmış duygusu olmasın arzusundayım.

Sizin yaptığınız iş ne kadar çizgi roman olsa da arka planda eminiz ki bol bol araştırma, tarih ve gezi var... peki bu öyküleri yazarken "gerçekten sapmak" gibi bir korkunuz var mı? yoksa "nasıl olsa kurmaca, bu da benden olsun" diyor musunuz ara sıra?
Hikayesini anlattığım ülkenin coğrafyasını solumak, insanlarıyla tanışmak, turist bile olsam bir parça daha yakından bakmak bu işin kaçınılmaz bir parçası. Irak’a gidemedim bu ilk öyküm “Irak Şahini”ni çizerken. Birçok engelle karşılaştım ve bu gezi gerçekleşmeyince doğrusu hem üzüldüm, hem de bozuldum. Bu eksiği kapatmak için daha fazla çaba sarf etmem gerekti. Ama İsrail ve Filistin bölgesine yolculuk yapma şansı buldum. Moskova’ya da gitmeyi düşünüyorum, ancak Moskova hikayesinde bu kent arka planda önem teşkil etmiyor. Bir çok ülke ve şehir bir arada geçiyor, Roma, Viyana gibi... Bu şehirlere bir çok kez gittim. “Gerçekten sapma” gibi bir korkum yok, gerçeğe yaklaşmak gibi bir arzum var. Kurmaca, zaten sanatsal ifadenin olmazsa olmazı. Kurmaca “sallama” değil. Kurmaca olası gerçeklik kurgusu içine oturacak ve bütünselliği içinde “iç gerçekliği sağlam örülmüş bir yapı”yı yaratabiliyorsa hikaye yürüyor zaten. Yoksa okur hikayeden hızla kopuyor. Söylemek istediklerinizin etkisi ve derinliği de ortadan kalkıyor.

Gazetede yayınlanıyor önce bu çizgi roman "gününde yetiştirmek" kaygınız var mı?
Genellikle yedekli çalışmakla birlikte hazıra dağ dayanmıyor ve kimi kez sıkışıyor elbette. Bu da benim zaman zaman istemediğim bir özensizlik yaratıyor. Oysa zamanı daha geniş kullanan bir iş yapmak başından beri en önem verdiğim kuraldı. Bu kuralı bir iki gün çiğnersem acısını sonraki günlerde mutlaka çıkartıyorum.

Resim

Gazete dedik ya. Şimdi albüm oluyor. " ya satmazsa, nasıl olsa herkes okudu" kaygınız var mı?
Ne kadar izlemek istese de bir çok yakın dostum da dahil buna, günlük olarak bir gazeteden tam olarak izleme olanağı bulamadıkları yolunda sözler duyunca bunları bir albümde toplama isteğim daha çok arttı. Ama belli olmaz elbette. Aynı “atlama” durumu kitap için de olabilir. Okuma alışkanlığı ve sevgisi çok fazla olan bir ülke değiliz, malumunuz.

kemal bey sizce Ayşegül'ün maceraları daha ne kadar sürer. malum sırada ABD İran'a savaş açacak söylentileri var. sizin böyle bir beklentiniz oluyor mu bu karakteri yarattıktan sonra yoksa Ayşegül bir gün savaş harici macera da yaşayabilir mi?
Ayşegül savaş dışı maceralar zaten yaşıyor. Örneğin Kapkaççı bir savaş öyküsü değildi. Moskova Gözyaşlarına İnanmıyor da açık bir savaş öyküsü değil. Bir mafya savaşı denebilir. Üstelik de internet dolandırıcılığı gibi silahsız külahsız yapılan işleri de kapsayan bir mafyatik faaliyet söz konusu. İran meselesine gelince; buna bir savaş muhabirinin öykülerini çizen biri olarak da baksam, savaş karşıtı sıradan bir insan olarak da, bana acı veren ve vermeye devam edeceğini sandığım gelişmelerin kokusunu alıyorum yine... Buna düpedüz üzülüyorum. Bir beklentiden söz edeceksek, bunun açıkça barış olduğunu bütün içtenliğimle söyleyebilirim.

Hayalsaati olarak bize zaman ayırdığınız için teşekkür ediyorum.

Bu röportaj http://www.hayalsaati.com sitesi yayıncısı Poe'nun katkıları ile yayınlanmaktadır. 29 Ocak 2006

_________________
Çizgi Roman Kültürdür!


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+02:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye