Resimli Roman

Çizgi roman sevenlerin adresi
Zaman: 26 Eyl 2017, 13:06

Tüm zamanlar UTC+02:00




Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 30 Ara 2010, 00:49 
Çevrimdışı
Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 May 2006, 06:01
Mesajlar: 3196
Ettiği teşekkür:
Aldığı teşekkür:
Şehir: kuşadası
Resim

-Sizinle çizginiz ve çizgi roman üzerine bir röportaj yapacağız ancak öncelikle en çok merak edileni soralım, Hükümran Senfoni'den ayrıldınız, sizin çizgilerinizle büyük bir beklenti oluşmuştu, merak edenler için söyleyebileceğiniz bir şeyler var mı?
Yönetimin zihniyetinden memnun değildim, detaylı olarak açıklama yaparsam projeye zarar gelebilir o bakımdan profesyonellik gereği cevabı kısa tutmak durumundayım. Kısaca, ekip olarak hak ettiğimiz manevi desteği göremiyorduk son olarak da yönetim, ekibe söylememesi gereken incitici bir söz söyledi bize de projeyi bırakmaktan başka çıkar bir yol kalmadı.

Resim

-Bir okur olarak değerlendirdiğinizde Türk çizgi romanı ne durumda?
Mizah dergilerini denklemden çıkardığımızda kalan kesim yıllardır can çekişiyor. Çizgi romanı sektör olarak görüp gerekli yatırımı sağlayıp ekip kuracak insanlar yok, hala solo çalışma zihniyeti hakim, lokomotif misali çalışan bir sistem için büyük ekipler gerekiyor, ama bu olay kişilerde bitmiyor tabi, kimse batma ihtimali çok yüksek bir işe milyar para yatıramıyor, millette para yok, ekonominin durumu ortada, böyle bir ortamda insanlar temel gereksinimlerini bir kenara bırakıp entartainment sektörünün sunduğu ürünlere para ayıramaz, bedava televizyon izlemek dururken çizgi romanı bir ekstra olarak görür, böyle somut bir durum varken kimse çıkıp bu işe yatırım yapmıyor doğal olarak. Eh tabi işleyen bir endüstri olmayınca bu endüstrinin ihtiyacı olan iş kolları oluşamıyor, bu iş kolları oluşamayınca da bu meslekte yetişmiş bir usta kesimi olmadiğindan bu işlerin atölyeleri, meslek okulları, fakülteleri de olamıyor. Hangi okulumuzda dijital renklendirme ile ilgili bir ders var? Hangi okulumuzda storytelling ile ilgili bir ders var, panel tasarımı çizgi roman yazarlığı, poz, kompozisyon, çinileme? Bu saydıklarımdan hiçbirisi sabit bir sebep değil, bu sebeplerin hepsi birbirini besleyen bir zincirin halkaları. Yani ekonomimiz düzelse de, yerli çizgi roman sektörünü besleyecek oluşumu ve sanatçıları yaratmak dahi yılları bulabilir. Bir de yaptığınız ürünlerin okuma oranı çok çok düşük bir halka pazarlanması riski var ki bu riski alabilecek yatırımcı sayısı çok azdır. Biz de yabancı çizgi roman dahi doğru dürüst satılmıyor Ahmet Kocaoğlu gibi adamlar kar etmeyi düşünmeden inadına devam ediyorlar diye yabancı çizgi roman satıyor diye düşünmeyin. Bizde işleyen bir çizgi roman sektörü oluşması için öncelikle insanların Amerika'da olduğu gibi birtakım sorunları yıllar önce geride bırakmış olması gerekiyor -ki ben maalesef -mevcut duruma bakarak- bu yolun sonunda ışık görmüyorum.

-Üretilen çizgi romanlara bakınca mizah dergilerinin çizerlerinin daha üretken olduğunu görüyoruz acaba çizgi romanımız ne zaman mizah dergilerinden sıyrılıp da kendini gösterecek?
Dediğim gibi, ben yolun sonunda ışık göremiyorum :) İş kalitesi tamamen taleple beraber yükselen bir şey, sağlam çizerleri Türk yapımı çizgi romanlara yönlendirmek için bir sektör olması gerekmekte, sektör olması için de yatırım gerekmekte, yatırım olması için de yatırımcının piyasaya süreceği ürünlere bir talep olması gerekiyor, böyle bir talep de yukarıda saydığım gereksinim öncelikleri sebeplerinden dolayı oluşmuyor. Bir çizgi roman yayıncısının, yerli çizgi romanları desteklemesi için, öncelikle ülkedeki kitap okuma oranının ve ithal çizgi roman satışlarının belli bir düzeyin üstünde olması gerekmekte -ki maalesef bu konuda rakamlar asağı yukarı bellidir. Bu sorun öyle çok karmaşık nedenlere dayanmıyor, basitçe ekonomisi bozuk bir ülkede entertainment sektörü zayıf ya da sınırlıdır. Burada çalışabileceği bir iş alanı olmayan sanatçı, doğal olarak yurtdışına yönelmektedir...

Resim

-Bir röportajınızda "Türkiye'de ki birçok çizer gibi Conan çizerek başladım" diyorsunuz çizme öykünüzün başlayışınızı anlatırken, doğrudur, günümüz çizerlerinden pek çoğu 80-90'lı yıllarda Conan kitaplarının Kimmeryalılar köşesinde çizmişliği var. Şimdilerde ise bu tür çizer gençlere pek sayfa ayrılmıyor, ama internet üzerinde boy boy resim arşivleri kuruluyor, çizim galerileri kuruluyor, eski "kimmeryalılar" kalmadı gibi, bu sadece çağa ayak uydurmak mı yoksa yayın evleri için okurla iletişim kurmak gereksiz, yada çizgi roman fanatikleri artık o eski fanlar değil diye mi düşünmeliyiz?
Alfa zamanında çok büyük bir kesime hitap etmiş ve okuyucularıyla sağlam bir diyalog oluşturmuş bir yayıneviydi, televizyonun ve bilgisayarların domine etmediği bir ortamda böyle bir durum zaten oldukça doğaldır, Çizgi romanların altın çağı dedikleri dönem zaten tv ve bilgisayarların yaygınlaşmasından önceki dönemdir, özel televizyonlar mantar gibi bitmesi, herkesin evine girmeye başlayan bilgisayarlar ve bilgisayar oyunları denklemine bir de bozulan ekonomiyi eklediğimizde averaj bir okuyucunun çizgi roman almayı sürdürmesi zaten olağanüstü bir durumdur, küçük bir kesim mücadeleyi sürdürüyor tabi ama tsunami önündeki gecekondu gibi bu çabalar. Bir avuç adam olmamıza rağmen bu küçük kitlede dahi birbirlerine tahamul edemeyen adamlar var. Bir çizgi roman mail listesinden bir Ken Parker albümünde baskı hataları var dediğim için kovulduğumu hatırlıyorum:)

Şimdi genç çizerler internetin nimetlerinden faydalanıyorlar, inanın eğer internet olmasaydı ben bir gömlek mağazasında çalışan ve boş zamanlarında çizim yapan bir tezgahtar olabilirdim. Bu ülkede gerek sektörel gerekse manevi bağlamda feedback alamayan çizerler, bu globalizasyon mucizesini kullanarak işlerini dünyaya gösterebiliyorlar, şu anda geçimimi freelance işler üzerinden sağlıyorum ve bunların hepsini internete borçluyum.

Okurla iletişim kurmak bir yayınevi için çok önemlidir ama bunun zamanla bir ilgisi yok, Alfa Marvel'dan gördüğü uygulamayı model almıştı ama Tay Yayınları böyle bir şey yapmamıştı, tamamen yayınevinin bakış açısı ile ilgili bir durum. Tay okurlarla iletişim olayına girmemesine rağmen kitap satmayı sürdürdü, o dönem çizgi romanlar okuruyla diyalog kursun ya da kurmasın satıyordu çünkü :)

- Çalışmalarına bakıldığı zaman genellikle Fantastik edebiyata yakın eserlerini görüyoruz. Türkiye'de fantistik edebiyat denilince birde buna çizgi romanı ekleyince akla ilk gelen Robert e. Howard'ın Conan'ı oluyor. Peki siz Conan hakkında neler düşünüyorsun, Lal Kitap'tan çıkan Conanları takip ediyor musunuz? Marvel ile Darkhorse Comics Conanları arasındaki farklar neler sizce?
Ben resim adına bildiğim bir çok şeyi Conan'dan daha doğrusu John Buscema, Barry W. Smith, Tony DeZuniga, Gary Kwapisz gibi üstadlardan öğrendim, bu işin eğitimini alabileceğim bir yer olmadığı için zaten bu önümdeki tek kapıydı. Tabi illüstrasyon dışında, storytelling bağlamında birçok şeyi de başta Robert E. Howard ve Roy Thomas gibi Conan yazarlarından öğrendim, bizim işimizde storytelling çok çok önemlidir, eğer hikaye anlatmayı bilmiyorsanız, bu görselleştirmenize de direk yansır, bir kapak resmi ya da çizgi roman hiç fark etmez kendini en iyi ifade eden ressamlar hikaye anlatmayı bilen ressamlardır.

Conan'da bir dönemin özgün karakterlerinden biri olarak çok fazla kuşağin üzerinde etki bırakmıştır, ama biz sadece Conan'dan değil çocukken izlediğimiz Morton ve Nils, Clementine gibi sağlam yapımların da etkisinde kaldık, şimdi çocukların izlediği şeylere bakıyorum, muazzam büyüklükte bir seleksiyona rağmen ben sadece birkaç iyi iş görebiliyorum.

Dark Horse elinden geleni yapıyor:) Ama ben Conan the Barbarian ve SSOC serilerinin ilk yıllardaki başarısını asla yakalayamayacaklarını düşünüyorum, sanki bu kadar fan kitlesini eli açık bırakmayalım, iyice sağalım şeklinde bir zihniyetle zorla devam ettiriyorlarmış gibi bir izlenim alıyorum, Marvel o eski mistizm ve hikaye kalitesini kaybettiklerini ve artık kabak tadı verdiğini fark etmişti sanırım. Dark Horse da o ilk maceralardaki şiirsellik, epik anlatım ve mistizm yok bence, e madem bu atmosferi yaratamıyorlar, çok daha farklı bir hikaye yapısı ve görsel anlayış getirebilirlerdi, eh ben bunu da göremedim... En azından benim fikrim böyle. Belki de tamamen yaşla ilgili bir şeydir :)

Resim

-İllüstrasyon yapıyor ve kendinizi dijital sanatçı olarak görüyorsunuz, dijital resim yapmak kağıt kalem alıp çizmekten, tektek renkleri karıştırıp boyamaktan daha mı kolay?
I-ıh. Ya zaten bu durum öyle siyah-beyaz değil, digital artistlerin ekseriyeti traditional kökenlidir, en az bir yağlıboya, akrilik ya da suluboya deneyiminiz yoksa bu teknikleri uygularken kazandığınız blend, ton ve renk bilgilerini digital ortama taşıyamazsınız, ya da bu bilgileri sadece dijital ortamda kazanamazsınız. Ben kesinlikle traditional bir background şart diyorum.

Bunun dışında ben hala kağıt kalem kullanıyorum, direk digital canvas'da başlayan sanatçılar da var elbette ama, ben hala kağıt üzerinde kurduğum hakimiyeti digital ortamda sağlayamıyorum, bu bakımdan tüm işlerim önce kağıt üzerinde başlar, kağıt üzerindeki kompozisyondan memnun olana değin işi asla photoshop'a taşımam.

Digital resim traditional resimden daha mi zor sorusunun da cevabi yok maalesef, ikisinin de zor yanları mevcut ama digital resmin en büyük avantajı undo olayıdır, Photoshop'da çalışırken beğenmediğim bir bölümü ctrl-z kısa yoluyla hemen yok edebiliyorken, bu traditional medyada saatler alacak bir işlemdir. Bu bakımdan digital medyada her daim daha deneysel ve daha cesur oluyorsunuz, bu da resimsel gelişime çok büyük ölçüde katkıda bulunuyor. Ve süre olarak da traditional medyadan cok daha hızlı sürede çok daha kaliteli işler çıkartabiliyorsunuz, bitirdiğiniz iş üzerinde color correct yapabilme imkanınız da var.

Ama tekrar ediyorum, temel çizim, renk, kompozisyon, ışık, gölge gibi bilgiler, photoshop'da değil kesinlikle kağıt üzerinde pratikle kazanılabilecek bilgilerdir. Renklendirme bu işin kremasıdır, kurdelesidir, eğer kompozisyonunuz çalışmıyorsa ne kadar iyi render ederseniz edin sonuç değişmeyecektir.

Resim

-Kullandığı wacomun (tabletin ) markasını ne , nasıl renklendiriyorsunuz?
Evde Intuos2 (12x9) kullanıyorum, işyerinde Intuos3 (12x) ve Cintiq 21UX kullandım. Hepsi temelde aynı işi yapıyor zaten, tabletlerle ile ilgili ayrıntılı bilgi için www.wacom.com adresine göz atabilirsiniz. Grafik Tablet mouse cursor'ını mouse yerine bir kalemle hareket ettirmenize olanak tanıyan bir malzemedir.

Taradığım siyah-beyaz eskizimi multiply bir layer olarak kaydedip, altına renk giriyorum, base renkleri attıktan sonra base renklerin daha koyu tonlarıyla çalışmayı render ediyorum, sonra tüm çalışmaya kendi hazırladığım fırçalarla texture uyguluyorum, son olarak da highlight aşamasına girip figürü belirginleştiriyorum, sonra keyfe ve neseye göre bir color correction denemesi yapıyorum. Bu ay içinde bir tutorial hazırlayacağım, oradan daha net görebilirsiniz aşamalarımı.

-Peki dijital çalışmalar ilhamı öldürmüyor mu?
Yok canım. İlhamın kullanılan teknikle bir bağlantısı yoktur, ilham resmi çizerken veya renklendirirken değil bu aşamaların çok öncesinde bir şey okurken, bir film izlerken ya da durup dururken kafanızda yarattığınızın bir fikrin veya imajın ismidir, Kafada beliren bu imaja ne kadar yakin bir kompozisyon çıkartırsanız resminiz o kadar iyi olur.

Digital çalışmanın temelde zaten traditional renklendirmeden pek bir farkı yok, ben suluboya çalışırken de hemen hemen aynı işlem sıralarını kullanıyordum, değişen tek şey fırça yerine bir wacom pen kullanmam ve renkleri bir paletten değil photoshop'un tools menüsünden seçmemdir.

Resim

-Kerem Beyit ismi geçtiğinde mutlu olan gençler var, sizinle röportaj yapacağımı bir iki kişiye fısıldadığımda "süpperrr" dediler. çizimlerinizi koyduğunuz sitelerde en çok ziyaret edilen Türk çizerlerin en üst sıralarındasınız... Ne için çiziyorsunuz sadece bir iş mi bu, gelecek kaygısı mı yoksa çizdiklerinizin bir ilhamı, bir öyküsü, bir çıkışı var mı?
Valla daha önce de bahsettiğim gibi eğer hayatımda resim olmasaydı her şey anlamını yitirirdi benim için, ben her zaman sevdiğim mesleği yapmayı hayal ettim, çünkü 70 yıllık ömürde sırf aç kalmamak için yaparken mutlu olamayacağım işleri yapma düşüncesi bile bana acı verir. Yaparken zevk aldığım şey resim olduğu için bunu meslek olarak seçmek de benim için kaçınılmazdı. Eve kapanıp bir yıl boyunca aralıksız çizdim, sonra netteki digital artistlere bakıp renklendirme olayını photoshop'a taşımaya kara verdim, aylarca mouse ile çalıştım bir resim bazen 2 hafta sürebiliyordu. Sonra bir şeyler yapıp Gfx'e gönderdim, orada elite ödülü aldıktan sonra birkaç iş teklifi geldi, o şekilde başladım ve kazandığım ilk parayla bir tablet aldım kendime, sonrasında Ballistic'in EXPOSE ve Exotique albümlerine işlerim kabul oldu ondan sonra da gerisi geldi zaten... Gelecek kaygım pek yok zira zaten bos zamanım neredeyse yok, çok fazla iş alıyorum ve bu işler belli bir seviyeye geldiğinde birkaç büyük firmaya başvuracağım çok sevdiğim freelance kariyerim bitecek ama sevdiğim mesleği yapmaya devam edeceğim. Şu anda dahi bazı stüdyolardan arkadaşlar kendi çalıştıkları stüdyolara başvuru yapmam konusunda cesaret veriyorlar, ama ben henüz istediğim aşamada olmadığımı biliyorum.

Çizdiğim işlerin bir kısmının bir hikaye altyapısı var, yalnız son dönem işlerim tamamen sipariş işler olduğu için onların hikaye altyapısını işveren belirliyor ya da beraber belirliyoruz.

- Kendinizi mutlu etmek için çizer misiniz?
Elbette, iyi bir resmi bitirdikten sonra bir sigara yakıp o resme bakmanın verdiği keyif hiçbir şeyle kıyaslanamaz. Tabi o resimden mümkünse ertesi gün nefret etmeniz gerekmekte, eğer 6 ay önce yaptığınız bir işi hala beğeniyorsanız, resimsel gelişiminiz yavaşlamış ya da durmuş anlamına gelir -ki bu bir ressam için oldukça korkutucu bir durumdur.

Resim

-Sizin hakkınızda konuşanlar "o kadar titiz ki çizgi roman üretemez" diyorlar, peki bir çizer olarak Kerem Beyit ne zaman çizgi roman çizmeye başlayacak yoksa sadece İllüstrasyon kapak çizimleri ve oyun konsept tasarımlarında mı göreceğiz isminizi?
Valla doğru söylüyorlar:) Titizlikle bir ilgisi yok ama. Eskizlerim çok dağınıktır ve her yeri silgi lekesi doludur. Çizgi roman çizerim, çizmişliğim de vardır lakin ben bir paneli outline'ların içini base renklerle doldurup "alın bitti" diyemem, bir paneli molekülüne kadar render etmezsem o panel benim için bitmemiş sayılır, eh tabi konturları da smudge ile yok etmezsem olmaz, bu noktada bir sayfanın hazırlanması 15-20 saati buluyor ki sektör standartlarında bu sürede 10 sayfa teslim eden ekipler var. Sonuç olarak çizgi roman bir ekip işidir, panellere çizilecek figürlerin açıların çizer değil editör tarafından belirlenmesi gerekir, çinisi, renklendirmesi, balonları derken bu işi tek başına yapmaya kalktığınızda çıkardığınız ürünü tamamlamanız ayları bulabilir. Yani sadece süre nedeniyle bu işe artık kalkışmaya cesaret edemiyorum, mali durumlarda söz konusu, ben geçimimi freelance işlerden sağlıyorum, bunları kenara itip maddi getirimi olmayan kişisel bir çizgi roman projesine atılmak benim yaşımda biri için büyük riskler taşıyor:) 1 kişiden oluşan bir kadroyla periyodik bir çizgi roman üretimi deliliktir. Ama özel bir albüm olur, sağlam bir senaryo olur, ekip kurulur o ayrı.

Resim

-Artık bir karakter oluşturulduğunda bunun filmi, dizisi, figürü, animasyonu, bilgisayar oyunu, dergisi, sitesi birlikte düşünülüyor... Artık sadece nasıl okuturuz, seyrettiririz değil de biz bunun üzerinden hangi yolla para kazanırız fikri ön planda, böyle bakıldığında Türkiye'de çizgi karakter üretimi gerçekleşebilir mi yoksa sadece dışardan gelecek çizgilerimi beklemeliyiz?
Şimdi "ulan ne papagan bir herifmiş!" diyecekler ama söylemek zorundayım: çıkardığınız bir malzemeyi her yönüyle pazarlamak için yine sektör gerekiyor, ve yine bu sektörü besleyecek maddi kaynaklar mevcut değil, McFarlane kalitesinde oyuncak üretmek için gereken endüstri burada mevcut değil, Video oyunu yapmak için gereken endüstri de yine burada mevcut değil. Bu alanlar gelişmemiş olunca, bu alanda yıllarca çalışıp tecrübe kazanmış bir personelden de söz edilemez. Bu noktada sektörde gelişmiş sanatçı bulmanız da oldukça güç, Hadi bu sorunları sihirli bir değnek halletti diyelim, Türkiye’de çizgi karakter üretimi gerçekleşir, ama bu malzemeye olan talep yine ekonomik durumdan dolayı sınırlı olacağı için bu malzemenin oyuncağı, video oyunu vesairesi için gereken yatırım yapılamaz.

Resim

-Çizdiklerinize bakınca fantastik öğelerle sık sık karşılaşıyoruz, detaylarda geleneksel motifler de var, içten gelen mi bu yoksa sizden istendiği ve beklendiği için mi fantastik öğeler ağırlıkta?
Ben asla benden beklenildiği için bir şey yapmam. Fantastik öğeleri kullanıyorum zira yaptığım iş Fantasy Art, bu alanı sevmeseydim zaten manzara resmi yapardım :) Bir kır manzarası resmi benim için ancak o kırların içinde dolaşan bir yaratık varsa güzel bir resimdir. Geleneksel motifleri kullanırım araşıra. Eğer yaptığım işin konsepti uygunsa, oryantal motifler ve 1001 gece masalları tadı katmayı severim.

-Türkiye çizer olarak para kazanılabilecek bir ülke mi, mesela sizin gibi bir çizerin şartlarını değerlendirdiğimizde gelir düzeyiniz "bu ay kendim için çizeceğim, gezeceğim, Avrupa da uzun bir tatil yapacağım" gibi lükslere izin veriyor mu?
Eğer internet üzerinden iş alıyorsanız zaten bulunduğun ülkenin pek bir önemi kalmıyor, ama internete el sürmeyip sadece yerli piyasa ile çalışacaksanız bunu pek tavsiye edemem :) En azından isminizi piyasada duyurmak için yıllarca karın tokluğuna çalışmanız gerekir. Ben gelirimden şikayet edemem ama ülkem piyasasında freelance illüstratörlük yapmak harbiden cesaret isteyen bir iş. Ben yurtdışına iş yapıyor olmasam asla geçimimi sürdüremem. Zaten röportaj boyunca bahsettiğim üzere, bizdeki entertainment endüstrisi tvlerle sınırlı olduğunda dolayı, çizerlerin gidebileceği alanlar oldukça kısıtlı. Mizah dergilerinde çizebilirsiniz, ama mizah dergileri kimlikleri gereği çizimi yazımın önünde tutamazlar, bu tür dergilerde aslolan balonun içinde yazandır. Bunun dışında reklam ajansları için illüstrasyon yapabilirsiniz ki Türkiye'de bir çizerin en uzak durması gereken yer reklam sektörüdür. Size, "biz müşterimize göstereceğiz de, Siz 10 tane (10 TANE!!) illüstrasyon hazırlayın aralarından seçim yapacağız eğer müşteri beğenirse çalışırız" deme baltalığını gösteren insanlarla karşılaşmanız olası. (Yurtdışında bir yayınevine hazırladığınız iş yayınevi tarafından kullanılmasa dahi siz belli bir ücret alıyorsunuz.) Ekonomiden falan etkilenmeyip direk yıllardır aynı şekilde devam eden çocuk kitapları, çocuk dergileri, masal kitapları sektörü de vardır, burada genelde resim öğretmenleri at koşturur, eğer hayatınız boyunca Nasreddin hoca, Keloğlan tadında şeyler çizmek size koymayacaksa bu alanı deneyebilirsiniz, akarı kokarı yoktur, hakkınızı alırsınız. Son olarak da kapak resimlerini grafikerlere yaptırtan yayınevlerine denk gelmezseniz ve Şahin Karakoç gibi isimlerin arasında kafanızı çıkartabilirseniz yayınevlerine kitap kapağı hazırlayabilirsiniz. Benim gibi şanslıysanız da birkaç fantastik edebiyat romanı bile denk gelebilir kapak çizmeniz için. Burada birkaç yayınevi ile çalışmalar yaptım ama genel olarak yayıncılık sektörümüzde kan ağladığı için iyi bir kapak resmi ya da başka bir anlamda "ambalaj" a verilen değer kısıtlı. Hala çizdiğim kapaklar için ödememi yapmayan yayıncılar var, bu noktada yurtdışı kaynaklı işlere yönelmek kaçınılmaz. "bu ay kendim için çizeceğim, gezeceğim, Avrupa da uzun bir tatil yapacağım" diyen adam sayısı tr'de sıfır olmakla beraber, tüm dünyada da sayılıdır :) John Howe , Todd Lockwood gibi illüstratörler yaptıkları bir roman kapağının telifi ile 6 ay hiçbir şey yapmadan oturabilirler, ama bu aşamaya gelebilmek ve isminizi markalaştırabilmek için yıllarca çalışmak gerekmektedir.

Resim

-Pek çok çizer daha iyi iş bulmak amacı ile yurt dışına giderken siz Türkiye'den çiziyorsunuz, üretim ve pazarlamada buradan oraya iş yapmak zor oluyor mu yoksa artık iyice küreselleştik mi?
Valla ben son dakikaya kadar kalma taraftarıyım ama burada mesleğimi yapmaya çalışırken yaşadıklarım beni bazı kararlar almaya zorluyor. Buradan oraya iş yapmak zor değil, işi alıyorum skeci çiziyorum, ok'lenirse westernunion ile ödememi alıyorum resmin renklendirmesini bitirip ftp üzerinden gönderiyorum müşteriye. Ama bu yöntemle alabileceğiniz işler her daim sınırlıdır genellikle kitap kapağı ve promosyonel illüstrasyonlar gibi parça işler alabilirsiniz, kimse uzun sürecek ve takım çalışmasını gerektiren projelerde freelance kullanmak istemez, bu noktada freelance'e devam edip, belli bir seviyeye geldiğimde birkaç yere demo reel göndermeyi planlıyorum ama belli olmaz burada harika bir proje çıkarsa karşıma severek içinde yer alırım.

- Takip ettiğin çizgi roman serileri neler?
Valla eskisi kadar yok maalesef. İtalyanlar'dan en çok Mister No ve Tex'i severim. Ken Parker demek Milazzo demek Milazzo demek tanrının eli demektir, o bakımdan Ken Parker'in yeri ayrıdır. Corto Maltese'de takip ettim, Pratt'in tarzını beğenmem biraz zaman aldı ama minimalizm olayını Milazzo bana sevdirdiği için Pratt'e alışmam pek de uzun sürmedi, keşke suluboya çalışmalarını da yayınlasalar albümlerde.
Jim Lee'nin Batman'larını sevmiştim, Filminden sonra Sin City albümlerini de inceledim. Aslen sürekli takip ettiğim bir Amerikan çizgi romanı yok, Dost Kitapevinde biraz bakıyorum iyi görünüyorsa alıyorum. Sürekli olarak Mister No ve Tex alıyorum sadece. Bunun dışında Alfa'nın Conan'ları ve Tay'ın Mister No'larını topluyorum hala.

- İnternette takip ettiğin çizgi roman sitesi var mı?
Valla sizinkini takip ederiz artık :) Nette zaman bulduğumda başka sanatçıların sayfalarına giriyorum daha çok.

Kerem bey bize zaman ayırdığınız için hayalsaati olarak teşekkür ederiz

Kerem Beyit'e ait web sayfaları: http://kerembeyit.gfxartist.com/
http://kerembeyit.deviantart.com/

Bu röportaj www.hayalsaati.com sitesi yayıncısı Poe'nun katkıları ile yayınlanmaktadır. - 17 Mart 2006

_________________
Çizgi Roman Kültürdür!


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+02:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye