Resimli Roman

Çizgi roman sevenlerin adresi
Zaman: 26 Eyl 2017, 12:56

Tüm zamanlar UTC+02:00




Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 30 Ara 2010, 11:21 
Çevrimdışı
Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 May 2006, 06:01
Mesajlar: 3196
Ettiği teşekkür:
Aldığı teşekkür:
Şehir: kuşadası
Bir Fumetti okuru olarak her zaman en kolayını seçtiğime inanırım, ne öyle mutantlar ve süper kahramanlar vardır ne de öyle makineler ile insanların savaşı falandır filandır. Bir süredir de İstanbul'da yapılan anime toplantılarına katılıyorum, pek bişey anlamasam da sağolsun arkadaşlara sorduğumda "Abi bu budur" diyorlar. Ve sayelerinde artık anime izler sitelerinde çevirdikleri mangaları okur oldum... Bu röportajda ise Türkiye'nin ilk anime ve manga konulu sitesi www.anime.gen.tr 'nin kurucusu Alpin ile Türkiye'de Manga ve animeyi konuştuk... Dediğim gibi az biliyorum ama yine de Türkçe'nin en zengin anime ve manga veri tabanını kuran bütün www.anime.gen.tr ailesini kutluyor Sevgili Alpin'e de Hayalsaati'ne zaman ayırdığı için çok teşekkür ediyorum...

Resim

İlk olarak kendimi tanıtayım. Aslen elektrik-elektronik mühendisiyim. Liseyi İzmir Fen Lisesi'nde, üniversite lisans ve ardından mastır’ımı Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliğinde yaptım. 1 senedir Japonya’da bu alanda doktora yapmaktayım. Anime manga konusunda ise yaklaşık 8 yıldır aktif olarak ilgileniyorum. İlk başlarda İngilizce siteler üzerinden uluslararası çalışmalarda bulunuyordum. Daha sonra Türkiye'de de bir şeyler yapmak istedim ve 2001 senesinde Türkiye'de ki ilk genel anime sitesi ve kulübü olan www.anime.gen.tr'yi kurdum. 2001 yılından 2004 yılına kadar 4 sene boyunca Türk Japon Vakfı’nda düzenlediğimiz Japon Animasyon Günlerinin organizasyonunda çalıştım. Eğer Japonya büyükelçiliğinin kendi tanıtım çalışmalarını saymazsak, başkanlığını yaptığım 2004 yılındaki etkinlik sanırım Türkiye’de anime manga ve Japon Kültürü üzerine Türkiye'deki tamamen yasal (tüm film gösterimleri Amerika, Türkiye ve Japonya’da ki şirketlerin özel izinleriyle yapıldı) olarak yapılmış en geniş kapsamlı ve katılımlı (toplam 14 şirket, üniversite, dernek, kulüp vs.nin aktif çalışma ve desteğini alıp bir çatı altında toplamış) Japon kültür etkinliği oldu sanırım. (Bu sadece animelerin değil Türkiye'deki çalışmalar için de bir tanıtım etkinliği oldu. Türkiye'nin ilk büyük ve uzun metrajlı animasyon projesi olan 'Troya'nin yapımcıları olan Kutsi Akıllı ve Murat Bozkurt ile söyleşi yapıldı. Ayrıca Anadolu Üniversitesi Çizgi Film Bölümü'nün katkıları ile sayın Denizcan Yüzgül'le bir söyleşi yapıldı ve Türkiye'de ve yurtdışındaki festivallerde gösterilmiş ve çok sayıda ödül kazanmış animasyonları gösterildi.) Ayrica arkadaslarimla beraber Türkiye'nin ilk anime manga dergisi olan MangAnime'yi çıkarıp Türkiye çapında satışını yaptık. Bunun için Kiraz Çiçeği adlı bir şirket kurduk. Ayrıca, şahsen Türkiye'de ki ilk anime manga üzerine üniversite kulüp aktivitelerini başlatıp Türkiye’deki anime manga üzerime ilk resmi üniversite kulübünü Bilkent Üniversitesi’nde kurup başkanlığını yaptım. Ben artık Türkiye'de olmadığım halde Bilkent’teki kulüp halen devam etmekte ve aktif çalışmalarından ötürü her dönem Bilkent Üniversitesi Öğrenci Konseyinden teşekkür mektubu almakta. Bunların dışında Türkiye'de anime ile bağlantılı Türk ve Japon şirketlerine danışmanlık yapmaktayım. Bunların dışında da daha ufak kapsamlı çok sayıda çalışmam oldu.

- Biz sizi anime.gen.tr sitesiyle tanıyoruz, Türkiye’nin en kapsamlı anime veri tabanını kurduracak kadar size animeyi sevdiren neden neydi? Nerden geliyor bu tutku?
Kendimi bildim bileli hep sevip izlemişimdir. Sonra da hobi olarak bu konuda bir şeyler yapmak istedim.

Resim

- Peki biz manga ve anime dendiğinde hemen Japon kültürünü mü aklımıza getirmeliyiz?
Bunu yapanlar Japonlar olduğu için tabii bağlantı var. Ama hepsinde akla getirmeye gerek yok. Mesela bati kökenli kitapların animeleri var, Heidi gibi. İçlerinde temel olarak Japon kültürü değil, bati kültürü var. Ama tabii Japonlar genelde onlara da kendi bakış açılarından ufak da olsa bir şeyler ekliyorlar.

- Türkiye'de anime dediğimiz zaman bugün ne akla geliyor? biz Heidi'yi, Clementine'i (anime.gen.tr sitesinde Fransız Japon ortak yapımı diyor) anime olduğunu bilmeden seyrettik, acaba az bilinmesinde animenin geçmişini bilmemek etkili oluyor mu?
Clementine'in anime olduğunu bilmemeniz normal, çünkü zaten anime değil, Fransız yapımı. Bunun Fransız-Japon ortak yapımı olduğunu yazan birkaç Fransızca sayfa var ama buna bir kanıt gösteremiyorlar. Genel olarak Fransızca sitelerde de sadece Fransız yapımı olduğu yazılıyor. Daha sonradan Clementine'in yapımcısının Clementine'in Fransa'daki yapım macerasını anlatan bir röportajına ulaştık ve Fransız yapımı olduğundan emin olduk. Ama ufak da olsa Japonya'dan bir teknik yardim almış olabilirler. O sıralarda yapılan Fransız animasyonları için bu konuda deneyimli olduğundan bazen Japonya'dan teknik yardım alındığını öğrendik. Bu nedenle belki ufak da olsa bir teknik yardim alınmış olabileceğini farz ederek ve sayıları az da olsa ortak yapım diye belirten siteleri göz önünde bulundurarak künyede Fransız-Japon ortak yapımı diye belirtip altındaki tanıtım yazısında bu konuda kesin delil olmadığı uyarısını yaptık ve Fransız animasyonu olarak adlandırdık. Ayrıca bu yüzden tanıtımını animelerin arasına değil de sitenin diğer ülkelerin animasyonları için ayırdığımız ayrı bir bölümüne koyduk.

Türkiye anime denilince ise uzun bacak, koca göz akla geliyor. Bu da Türkiye'de genelde ayni türdeki animelerin yayınlanmasından kaynaklanıyor. Bunların dışındaki türlere ise artık Internet üzerinden ulaşmak mümkün. Bu sayede artık insanlar animelerin aslında ne kadar çok çeşide sahip olduğunu öğrenebiliyorlar.

Resim

- Siz aynı zamanda Türkiye’de şimdiye kadar basılı yayınlanan (bunu tartışmaya mahal vermemek için söylüyorum) tek anime ve manga inceleme dergisi Manganime'nin de yayın kadrosundaydınız. O zaman hemen soralım, Manganime gibi kaynak bir dergiyi bitiren neydi? Okur ilgisizli?i mi yoksa sektörel sebepler mi? Manganime'nin anlamı neydi sizin için?
[Büyük halini görmek için tıkla!] Dergiyi bitiren tek şey Japon şirketleri ve yasalarıydı. Japonya’daki yasalara göre bir dergide yayınlanan her bir resim için resmin yasal sahibi olan şirketten ayrı bir yazılı izin almak gerekiyor. Dergi anime manga dergisi olduğu için doğal olarak içinde anime manga haberleri ve tanıtım yazıları vardı. Aynen bugün Türkiye’de yayınlanan sinema dergileri gibi. Hatta onlara göre çok daha akademikti. Yazıların çoğunu Türkiye'de çeşitli üniversitelerde anime ve manga üzerine yapılmış yüksek lisans tez, ödev ve araştırmaları oluşturuyordu. Anime ve manga üzerine bir dergi olduğu içindoğal olarak tanıtımını yaptığınız şeyin birkaç tane de resmini koymak zorundasınız. Resimsiz bir animasyon çizgi roman dergisi düşünebiliyor musunuz? Yapılsa bile Türkiye'de satması mümkün değil. Derginin ilk sayısını çıkardıktan sonra Japonya büyükelçiliği dergideki resimler konusunda ciddi bir uyarıda bulundu. Dergideki tüm resimler için yazılı izin almamızı istedi. Türkiye’de çok az anime'nin yasal temsilcisi var. Onlardan izin almak sorun değil, hemen hepsiyle bağlantımız var ama sahip oldukları animelerin sayısı çok az. Manga temsilcisi ise yok gibi bir şey. Bu yüzden şirketlerin Japonya'daki merkezinden izin almak gerekiyor. Fazlasıyla zor bir is. Bu nedenle bir çıkar yol bulmak için Japonya’yı temsil eden çeşitli organizasyonlarla da görüştük. Onlar da Japonya’da ki yasaların çok kati olduğunu, derginin bir şekilde Japonya'ya ulaşması durumunda şirketlerin hakkımızda dava açılabileceğini belirttiler. Bu konuda daha önceden bir deneyimimiz olmuştu.
Geçtiğimiz senelerde Türk Japon Vakfında düzenlediğimiz bir etkinlikte gösterdiğimiz bir anime filmi yüzünden başımız belaya girmişti. Her nasıl olduysa birileri animenin sahibi Japonya’da ki şirkete bu gösterimin haberini iletmiş. Bu şirket de üşenmeyip Türkiye'deki Japon büyükelçiliğiyle bağlantıya geçip bu konuda bir soruşturma açmasını istemiş. İşin ilginç yani, bizim bahsi geçen filmi, Türkiye'deki yasal tüm gösterim haklarını bu Japon şirketinden satın almış Türkiye’deki bir şirketin özel izni altında göstermiş olmamız. Yani yasal açıdan hiçbir sorun yok. Bu Japon şirketi de Türkiye’deki gösterim haklarını sattığı bu şirkete ulaşıp bu gösterime izin verdiniz mi diye sorsa sorusunun yanıtını alacak. Ona sormak yerine olabilecek en saçma işi yapıp direkt büyükelçiliğe başvuruda bulunup bunu uluslararası bir bürokratik sorun haline getirmişler. Bu şirket öyle ufak, tecrübesiz bir şirket de değil ki hani tecrübesizliğinden böyle bir hata yapmıştır diyelim. Adını vermeyeyim ama dünyada en çok tanınan anime şirketlerinden birisi. Gösterime büyükelçilik de destekte bulunmuştu bu nedenle ya bir yasal sorun veya açık bulunur da sorun daha da büyür ve büyükelçilik hesap vermek zorunda kalırsa diye onlar da telaşa kapılmışlar. Elimizde yasal izin kağıdı olduğu halde bu uluslararası bürokratik sorunu sonlandırıp haklılığımızı kanıtlamak için bayağı ter dökmek zorunda kaldık. Eğer gösterim izinsiz yapılmış olsa, olabilecekleri düşünmek bile istemiyorum. Bu nedenle Japon şirketlerinden birinin dergideki resimler yüzünden de bir şeyler yapmaya kalkabileceğinden emindik. Bu durumda son çare olarak izin almak için girişimlerde bulunduk. Japonya’daki şirketlere ulaşmaya çalıştık. Maillerimizin hiçbirine yanıt vermediler. Dünyadaki Japon büyükelçiliklerinin ilginç bir özelliği, içlerinde ticari ataşeliğin olmaması. Bu nedenle Japon büyükelçilikleri hiçbir ticari konuda yardımcı olmuyorlar. Yardımcı olabilecek başka bazı organizasyonlara ulaşıp onlarla görüştük. Onlar da bize yanıt alamamamızın doğal olduğunu, bunun Japon şirketlerinin hep yaptığını, bir yanıt almak istiyorsak Japonya'ya gidip her seferinde her şirketle yüz yüze toplantı yapmamız gerektiğini söylediler. Maalesef bizim derginin her sayısı için Japonya'ya gidip Japonya'da kalıp kapı kapı dolaşıp her bir resim için her bir şirketten ayrı bir yazılı izin koparmaya çalışma imkanımız yok. Bu nedenle derginin basımını durdurmak zorunda kaldık. Derginin yeni sayısı hazırdı ama basamadık. Kapak resmi bile olmayan, düz yazıdan oluşan bir anime manga dergisinin satmayacağı açık. Açıkçası yeterli sayıda anime ve manganın Türkiye'de temsilcisi olmadığı sürece böyle bir derginin Türkiye'de basılması mümkün değil.

-Gerçekten Japonya’da telif Hakları bu kadar sıkı korunuyor mu? mesela Japonya’da bir fan sevdiği bir manga karakterini bir fanzinde çizse bu da Japon yasalarına göre telif mi gerektiriyor? (piyasa dağıtımı yapılan dergi değil fanzin dedim)
Fanzin konusunda cevabım kesin. Hayır, Japonya'da bu kadar sıkı korunmuyor. Fanzin piyasası Japonya'da milyar dolarlarla ifade ediliyor. İnanılmaz bir pazarı var.

Resim

-Sizi Japonya'ya götüren sebep neydi? manga ve animeden yola çakan bir aşk mı, yoksa sadece doktora yapmak için yolunuz Japonya’ya mı düştü?
Daha çok kendi akademik çalışmalarım için. Daha önce de belirttiğim gibi aslen elektrik-elektronik mühendisiyim. Çalışma konum fiber optik ağlar. Bu konuda su anda en çok araştırma geliştirme yapan ve en ileri seviyede kullanan ülke Japonya. Örnek vermek gerekirse 2006 mart ayı itibariyle Japonya'da yaklaşık 4.6 milyon evin 100Mbit/s fiber optik İnternet bağlantısı var ve sayısı hızla artıyor. Aylık $20-$30 gibi çok düşük bir ücreti var. Yani Türkiye’de ki yaklaşık ayni fiyata sahip olan 256Kbit/s ADSL'den yaklaşık 400 kat daha hızlı bağlantıya sahip. Bu 100Mbit/s hatlar Geçtiğimiz sene 1Gbit/s'e çıkarılmaya başlandı. Tüm dünyada geçen senelerde yapılan fiber optik bağlantılarının %80'i Japonya'da yapılmış. Su anda, bu konudaki Japonya'nın en önde gelen profesörüyle çalışıyorum ve Japonya’nın en büyük Telekom şirketi doktora çalışmamla ilgileniyor. Üstüne bir de Japonya’nın en prestijli bursunu kazandım. Bunların yanında da anime manganin sonuçta merkezi olduğu için ilgi çekici bir yer. Yani tüm yollar Japonya’da kesişiyor benim için. Her açıdan tatmin edici yani

- Türkiye'de şu sıralarda benim bildiğim bir manga yayını yok ama İnternet üzerinden mangalar çevriliyor, fan siteleri kuruluyor, Türkiye’de yayınlanmamış animelere alt yazı hazırlanıyor ve birkaç büyük şehirde fan toplantıları yapıp ellerindeki animeleri takas yapıyorlar, bunlar sizce iyi, söze değer şeyler mi yoksa birkaç gencin yaptığı söz etmeye değmez olaylar mı, siz hiç katıldınız mı böyle toplantılara?
Ben Türkiye'de zaman darlığı yüzünden pek katılamadım ama bu toplantıları ilk organize edip başlatan benim sanırım. İnsanların benzer ilgi alanlarına sahip başkalarıyla tanışıp konuşmak istemesi normal. Hemen her hobi alanında böyle buluşmalar var zaten.

Resim

www.anime.gen.tr da bazı etkinlikler yaptınız Türkiye’de, böyle geçmişe dönük bir baktığımızda neler oldu, şimdilerde anime.gen.tr İnternet sitesi eskisi kadar faal değil, misyonunuzu doldurduğunuz için mi yoksa artık o çocukluk, gençlik dönemi bitti ciddi işlerle uğraşmak lazım diye mi düşünüyorsunuz?
Tabii bu soruyu sorduğunuzda anime.gen.tr sitesi henüz veritabanı bölümünü açmamıştı. Ben Japonya'ya geleli 1 sene oldu. Açıkçası bu 1 sene içerisinde burada tam olarak düzenimi oturtana kadar yeterince siteyle ilgilenememiştim, bu yüzden site fazla yenilenememişti. Ama artık yeterince vakit ayıra biliyorum. Bu sayede siteyi tümden yenileyerek php+mysql kullanarak Animenewsnetwork.com, animenfo.com, anidb.info gibi büyük anime manga veritabanı sitelerinin yapısı temel alarak bastan hazırladım. Artık tanıtımlar ve haberler site editörleri tarafında kolayca ve kısa sürede girilip yayınlanabilmekte. Üyelerin de mevcut tanıtımlara yorumlarıyla yapacakları katkılarla geniş bir Türkçe anime ve manga veritabanı oluşturup bu konudaki önemli eksiği kapatmayı amaçlamakta. Su anda dünyada çok az anime-manga sitesinin sahip olduğu gelişmiş bir veritabanı altyapısına sahibiz. Su anda site benden bağımsız olarak editörlerin çalışmalarıyla inanılmaz bir hızla gelişip büyümekte. Ayrıca eskisi gibi Türkiye'deki anime manga ile ilgilenenlerin buluşma merkezi olarak devam ediyor. İnternetteki hemen hemen tüm büyük Türkçe anime manga forum ve sitelerinin kurucu ve yazarları sitemizde editör olarak görev alıp katkıda bulunmaktalar.

- Türkiye’de en tanınan animelerin ilk sırasında pokemon ve digimonlar geliyor. ama sonradan psikologlar uyardı, rtük uyardı, gazete ve televizyon haberlerinden dolayı Türkiye’de ciddi bir anime tartışması ilk defa o zaman çıkmıştı. Oysa pokemonda doğa ve evrim öğretiliyor gibi bir saptama da var.Bizim kültürümüz ve Japon kültürü arasında keskin sapmalar da var aslında. Bu gibi durumlarda görselli?e mi bakılmalı yoksa beslendi?i kaynak mı öne çıkmalı sizce? Yoksa bu çizgi dizileri izlemeden ahkam kesen pedagog ve rtük üyelerinin kararları çerçevesinde mi davranılmalı?
Uzman pedagogların kararları doğrultusunda davranılmalı.

Resim

- Peki yu-gi-oh turnuvaları, babylade turnuvaları düzenleniyor Türkiye’de, biz bunları nasıl görmeliyiz, fumetti okurları kement atma turnuvası yada comics tutkunları uçma turnuvası düzenlemiyor, bu sadece fanatiklik mi, o kültürün getirdi?i ?eyler mi yoksa sadece maddi alt yapısı var ve bu mu değerlendiriliyor?
Bu etkinlikler tüm dünyada yapılıyor. Yu-gi-oh'u bir şirket kart oyunları satmak için yaptı. Beyblade ise topaç satmak için yapıldı. Pokemon ise bir bilgisayar oyununu satmak için yapıldı. Bu adi geçenlerin hepsi belli bir ürünü satmak için yaratıldı. Bu ürünler zaten çoğu çocuğun severek oynadığı şeyler. Doğal olarak çocuklar bunları da oynadılar. Şirketler sadece kendi ürünleri satılması için kendi oyun turnuvalarını filan düzenliyorlar. Tamamen bir pazarlama stratejisi. Ama tüm animelerde bu yok tabii. Captain Tsubasa'yi yapan şirket futbol topu üretiyor olsa ve onu pazarlamak için o animeyi yapmış olsa bir çok yerde su anda o marka top kullanılıyor olabilirdi. Ama böyle bir şey yok.

- Tüm dünya'da Manga bir virüs gibi yayılırken Türkiye'nin bu virüsten etkilenmemesini neye bağlıyorsunuz?
Türkiye'de olmayan bir şeyden etkilenmek pek mümkün değil. Etkilenmesi için Türkiye'de önce manga yayınlanması lazım.

- anime.gen.tr de bir anket düzenlendi bir yayınevi ile birlikte, Türkiye’de hangi manga yayınlansın diye. şimdiye kadar manga yayınlanmamış Bir ülkenin bu konuda hem aç hem de yeterli bilgiye sahip olmayan bir ülkenin bir yayınevi yayın danışmanlarına sormak yerine neden halka sorma ihtiyacı hissetti?

Şirketlerin yayın danışmanları da Türk ve sonuçta Türkiye'de olmayan bir şeyi onlar da pek bilmiyorlar. Bilen ve durumun farkında olan bazı şirketler ise geçmişte manga basımına başlamak istediler ve basım için Japon şirketlerinden lisans almak istediler ama başaramadılar. İlk olarak lisans ücretleri oldukça yüksek. Dünyada çok yüksek satış rakamlarına ulaştığı İçin lisansları da ucuz olmuyor doğal olarak. Parayı bastırıp satın almak isteyenler şirketler de satın almayı başaramadılar çünkü Japonlar lisans verecekleri şirket konusunda çok seçiciler. Sadece çok büyük basım kapasitesine sahip olan büyük yayınevlerine lisans veriyorlar. Bu anketi düzenleyen şirket eğer bu ise el atarsa her iki sorunu da asabilecek kapasitede görünüyor.

- Peki yeterli ilgiyi gördüğü bu anket, yayınevini manga yayınlamak gibi bir sonuca varabildiği yoksa hala değerlendirme aşamasında mı?
Değerlendirme aşamasında. Anket sonuçlarını şirket su anda yönetim kurulunda tartışıyor. Biz de sonucu bekliyoruz.

- Mangalar şu anda neredeyse dünyanın bütün çizgi roman okunan ülkelerinde yayınlanıyor ve pek çoğunda da kendi yazar-çizerlerinin üretti?i yayanlardan çok okunuyor, nerede ise çılgınlık derecesinde bir manga tutkusu var. bakıyoruz artık yeni çıkan çizgi romanlarda karakterlerin çizimleri değişiyor, yumuşuyor, gözler büyüyor, bacaklar uzuyor, nerede ise manga çizim tarzına çok yakın çizgiler çıkıyor karşımıza, yada manga küreselleşiyor diyelim, bu bir manga sever olarak sizi nasıl etkileyecek, manga tipli bir Süpermen yada batman’a yada zagor'u severek elinize alıp okuyacak mısınız?
Etkilenme olması normal. Mangalar da zamanında Disney'den etkilenmiş ve daha sonra kendi kimlikleriyle yoğurup yeni bir tarz yaratmışlardı. Yani nasıl etkilendiklerine bağlı. Eğer ortaya kaliteli bir şey çıkarsa okunur tabii.

Resim

- Peki birde komik bir soru, bir Türk manga çizebilir mi? yada bir türkün çizdi?inin manga olması için en belirgin özelli?in ne olması lazım?
Zor olsa da mümkün ama bence aynisini çizmeye çalışmak yerine onun kuvvetli yanlarından bir şeyler öğrenip kendi tarzını oluşturması çok daha iyi olur. Daha önce dediğim gibi Japonlar Disney'i inceleyerek manga'yi yarattılar. Simdi Koreliler ise manga’yı inceleyerek manwha adli kendi çizgi romanlarını yaratmaya başladılar ve oldukça hızlı ilerliyorlar.

- Türkiye’de çizgi film yok denecek kadar az miktarda üretiliyor, çizgi roman ise klasik karakterleri aşmaya çalışılsa bile satışa çıktığı zaman 3-5 bini bile bulmuyor satışları. Sizinle manga üzerine konuştuğumuzu düşünsek bile okur ve yayıncı olmadan bu sektör nereye kadar ilerliye bilir?
Bence çizgi film ve çizgi roman mutlaka birbirini desteklemeli ve beraber çalışmalı. Yoksa ikisi de başarısızlığa mahkum. Ayrıca bunun bilgisayar oyunu, kart oyunu, oyuncak gibi diğer dallarla desteklenmesi gerekiyor.

- Siz Japonya’yı, orada yayınları gördünüz bize birazcık da Japonya’da manga ve anime ne durumda, aylık olarak yayın yapan kaç dergi var, en çok bilinen mangalar kaç satıyor, kaç tane anime kanalı var, birazda bunlardan söz edebilir misiniz. Gerçekten Japonlar hayatlarında manga ve animeye çılgınlık derecesinde yer veriyorlar mı?
Özellikle manga Japonya'da gündelik yaşamın bir parçası. Kadın-erkek her yas ve sosyal gruptan insan manga okuyor. Tam bir rakam vermek zor ama araştırmalara göre Japonya'da her sene ortalama 2 MİLYAR adet manga satılıyor ve yılda yaklaşık 5 milyar dolarlık bir satış rakamına ulaşıyor. Anime ve diğer sektörleri de kattığımızda inanılmaz bir pazar ortaya çıkıyor. Türkiye’de binlerle ifade edilen çizgi roman satışı çok komik kalıyor. Japonya’nın manga ve ona bağlantılı şeylerin ihracatından kazandığı paranın yılda yaklaşık 3 milyar dolar olduğu söyleniyor. Sayısız manga dergisi var. Genelde haftalık, iki haftada bir ve aylık olarak ayrılıyorlar. Bunlardan mesela Shounen Jump adli haftalık derginin 1994'teki bir sayısı 6.2 milyon adet satmıştı. Ortalama 450 sayfa olan bu haftalık derginin fiyatı sadece $2. En ilginç yanlarından birisi de bayan okuyucu kitlesinin çokluğu. Araştırmalar 20-49 yas arası bayanların %42'sinin ve daha genç kızların %82'sinin periyodik olarak manga okuyup takip ettiğini gösteriyor. Sadece bayanlara yönelik mangaların olduğu 100'den fazla dergi var. Bunlardan Ribbon adli derginin aylık satışı 1 milyonun üzerinde. Bir de manganın Avrupa'da ki durumuna bir örnek vereyim. Nüfusu yaklaşık 5.2 milyon olan Danimarka'da Dragonball adli tek bir manganın su ana kadar 1 milyondan fazla cildi satılmış durumda.
Büyük halini görmek için tıkla!

Resim

- Peki Japonya’da Amerikan süper kahramanları Batman Süpermen Örümcek adam çizgi romanları biliniyor mu, Türkiye’de ki gibi hiç İtalyan çizgi romanı yada Fransız çizgi romanı yayını var mı?
Evet, biliniyor ama satışları mangaların yanında çok daha az. Daha çok animasyon ve Hollywood filmleri ile tanıyorlar sanırım. Çizgi roman olarak değil ama animasyon ve oyuncak olarak Disney oldukça iyi bir pazara sahip Japonya'da. Çizgi roman temelli eserler arasında genelde Amerikan yapımları var. İtalyan yapımlarını pek görmedim. Geçen hafta Tokyo'da Shibuya'daki bir çizgi roman ve figür satan dükkanın resmini çekmiştim, ekte gönderiyorum. Dükkanda çizgi romandan çok oyuncakları ve figürleri satılıyordu.

- En son soru olarak da Türkiye'de Manga yayınlama imkanınız olsa hangi Manga’yı yayınlayarak işe başlardınız ve neden o manga'dan başlardınız?
Love Hina ve Dragonball iyi olabilirdi. İlki basarili bir komedi. İkincisi ise Türkiye'de animesiyle bilinen ve dünyada kendisini ispatlamış ünlü bir eser.

Bu röportaj www.hayalsaati.com sitesi yayıncısı Poe'nun katkıları ile yayınlanmaktadır. - 14 Nisan 2006

_________________
Çizgi Roman Kültürdür!


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+02:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
cron
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye