Resimli Roman

Çizgi roman sevenlerin adresi
Zaman: 24 Eyl 2017, 10:44

Tüm zamanlar UTC+02:00




Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 30 Ara 2010, 11:49 
Çevrimdışı
Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 May 2006, 06:01
Mesajlar: 3196
Ettiği teşekkür:
Aldığı teşekkür:
Şehir: kuşadası
Radikal gazetesinde haftada 6 gün yeni stripleri yayınlanan ve pazar günleri haftanın özetinin verildiği, muhabir Ayşegül'ün savaş izlenimlerinin anlatıldığı "Ayşegül Savaşta'nın yazar çizeri Kemal Gökhan Gürses'e İran'dan çekip savaş bölgesi İsrail-Filistin-Lübnan bölgesine yolladığı savaş muhabiri Ayşegül'ün maceraları üstüne bir iki soru sorduk...

Resim

-Ayşegül Savaşta' nın senaryosunu gazetede yayınından kaç gün önce yazıyorsunuz ve günlük gelişmeleri takip etmek yada tahmin etmek arasında gidip geldiğiniz zamanlar oluyor mu?
Senaryo demek doğru olmayabilir ama hikayeyi daha en başında yazmış oluyorum. Ama, diyalogları haftalık yazıyorum. Çokluk hafta sonuna yığılan bir çalışma yaptığım için, genellikle cumartesi geceleri bir haftalık diyalogları yazarak haftaya başlıyorum. Sizin de belirttiğiniz gibi, günlük gelişmeleri takip etmek arzusundayım. Tahminlerde bulunmak da, şöyle ya da böyle günlük politikayla ilgilenen herkesin olduğu kadar benim de merakım. Örneğin sıkça sorulan soru; Suriye’ye bu iş sıçrar mı? Bence baskı yapmak adına Suriye’yi de bu çemberin içine almak isteyeceklerdir ama, bir cephe daha açılacağını sanmıyorum. Yine de bu konularda uzmanlık savında olanların bile kimi kez yanılmaları olası. Örneğin BBC’den Ebru Doğan’ın BM Barış Gücü sözcüsü Timur Göksel’le yaptığı röportajda, yıllarca bu konuda uzmanlaşmış olan Göksel’in “Hizbullah bu tür sonuçlar doğuracağını bile bile böyle bir eyleme nasıl kalkıştı” sorusuna “En bilinmeyen denklem” yanıtını verdikten sonra, “Ben yıllardır hiç olmazsa Hizbullah’ı çok yakından tanıyan birisi olarak, onların genellikle davranışlarını tahmin edebilirdim. İki gün evvel öğrencilerime ‘Eylül ayına kadar burada bir şey olmaz’ dedim” diyor. Hemen ardından Beyrut’ta yaşananlar herkesi şaşırtacak ve beklenmedik cinsten. Yine de bütün beklentilerin aksine meselenin Suriye’ye sıcak savaş anlamında bulaşmadan gelişeceğini sanıyorum. Ama, örneğin aynı şeyi İran için söyleyemem. Beklenmedik bir biçimde İran bu meselenin parçalarından ya da sıcak taraflarından biri olabilir. Neyse, Ortadoğu uzmanı ukalalıklarına kalkışmayayım.

Bölüm içinde birçok zaman ve tarih bilgisi veriyorsunuz.. "Hedef İran" ı yazmak için kaç kitabı yeni baştan okumak zorunda kaldınız yada kaç siyasi tarih kitabı okudunuz?...
Bir çok kitap, bir çok makale, sayısız fotoğraf arşivi, bir dolu güncel haber… Sayılarını elbette bilmiyorum. Ama, örneğin bana bir kaç gün önce yolladığınız bu soruların yanıtlarını geciktirmek durumunda kalmamın ana nedenlerinden biri, Lübnan konusundaki bilgilerimi tazeleme zorunluluğum nedeniyle yeni bir okuma sürecinin içine girmemdi. Ben yine de ancak bir çizerin derinleşebileceği kadar bilgi ile donanmış durumdayım. Daha fazlasını kimse benden beklemez umarım. Bu arada, kimi kez doğruluğunu ya da yanlışlığını yargılamadan kimi spekülatif ayrıntıları da mümkün olduğunca seçerek hikayeme taşımaya çalışıyorum. Örneğin Merlin Operasyonu, bence film olacak ve çok ses getirebilecek, bugün üzerine kimsenin konuşmadığı ama, İran’daki Amerikan tezlerini kolayca çürütebilecek örneklerden biriydi. Tesadüfen ulaştığım bilgiyi derinleştirdikçe şaşkınlığım arttı. Ben yine belli bir sınırda kalarak, hikayemin aradığım düğüm eksenlerinden birine bunu oturtmaktan geri durmadım.

- Olay örgüsü içinde Dünya Kupasını giden İran futbol milli takımını göremedik... (yada o bölümleri ben okurken atlamış olabilirim ama zannetmiyorum o sırada iyi bir takipçiydim, "ya İran gerçekten iyi bir takımı yener de Ahmedineced final yada yarı final maçına giderse ne olur diye heyecanla bekledim) günceli takip ederken bazen bazı şeyler olay örgüsünü bozmamak için atlanabiliyor mu?
Evet. Buna yönelik bir hazırlığım vardı ve benim hikayemin zorlanmasına neden olan bir gelişmeydi. Ne yapabilirim ki? İran milli takımı gerçekten çok kötü bir performans sergiledi. Amerika da öyle… Karşı karşıya gelmelerini (bir kez daha), sizin de belirttiğiniz gibi, İran’ın iyi bir performans sergileyip üst turlara çıkmasını hikayem adına istiyordum doğrusu. Bu takım Brezilya bile olsaydı, yanılmış olacaktım. Bir çok sponsor yatırımcı bile yanıldı. Benim hiç değilse dümeni kuzeye ya da batıya çevirmem bir kağıt parçası üzerinde çok kolay… Ayrıca, beni sevindiren şey, bu kupanın sadece bir kafa atılarak tamamlanmış olması. Şaka bir yana, bazı şeyler olay örgüsünü zorlayabiliyor elbette. Burada karar vermeniz gereken şey “kurgusal olanla gerçek arasındaki bağlantının oranı”… Ben bu oranı gerçeğe yaklaşabilmek adına fanteziden yana kullanmıyorum. Kullanmamayı seçiyorum. Böyle durumlarda ikinci senaryoyu devreye sokmak durumunda kalıyorsunuz…

- İsrail-Filistin-Lübnan savaşı Ayşegül Savaşta'nın senaryosunu nasıl etkileyecek, bugün 70. bölümü yazmış ve çizmişsiniz... Ayşegül savaşın sonuna kadar takip edecek mi olayları sonuna kadar takip edecek mi, geri İran'a dönecek mi?
Sonunda İran’a dönecek. Ama, şu anda ben de dahil kimse bölgede olabilecekleri kestiremez kanımca. Ben yine de bir an önce sona ermesini insani olarak arzuluyorum. Bir sürü sivil, masum ya da bir fikre inanmış insan (her neye inanmış ve hangi ülkeden olursa olsun) yaşamını yitiriyor ya da sakat kalıyor. Bu çatışmanın sona ermesinin o kadar kolay olmayacağı yönünde bir duyguya kapılmış durumdayım. Bu kez yakından takip etmek yanlısıyım. Şu an Gazze (Niye Gazze diyorsak, bu şehrin adı Gaza ve biz ne anlama geldiğini böyle daha iyi anlarız aslında, neyse) izlenimlerini aktaracaklar. Orada başlarına gelecek kimi şeyler var. Sonra bir yolunu bulup, Suriye üzerinden Beyrut’a girmeye çalışacaklar. Bu arada bizim hikayenin ortalarında tanıştığımız birilerinin de bir olay vasıtasıyla karşımıza çıkacağını söyleyebilirim. Bilmece gibi mi oldu?

Evet, Ayşegül ve arkadaşları İran’a dönecekler. Ama bu arada Ayşegül’ün alışmadığımız bir şekilde göreceği bir düş şimdilik belirlenmiş dönemeçlerden biri…

Savaşsız bir dünya dileğiyle…

Bu röportaj www.hayalsaati.com sitesi yayıncısı Poe'nun katkıları ile yayınlanmaktadır. - 18 Temmuz 2006

_________________
Çizgi Roman Kültürdür!


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+02:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye