Resimli Roman

Çizgi roman sevenlerin adresi
Zaman: 19 Kas 2017, 17:58

Tüm zamanlar UTC+02:00




Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 30 Ara 2010, 12:16 
Çevrimdışı
Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 May 2006, 06:01
Mesajlar: 3196
Ettiği teşekkür:
Aldığı teşekkür:
Şehir: kuşadası
Çapa çizgi roman grubu sunar dergisinin 4. sayısı çıkmadan önce grup çizerlerinden Mahmud A. Asrar kendi blog sayfasında haberimizin sağ yanındaki resim için "REKOR" başlığını atmış ve "Kendimce bir fanzin rekoru kırdım. Dün tam gün boyunca toplam tam sekiz sayfa çizdim. Daha önce bunun yarısını bile yapamadığımı düşünürsek bu bana göre oldukça iyi bir şey " dediğinde dergiyi elime alıp Vaşak öyküsünü soluksuz okuduğumda, çizimleri uzun uzun seyredip "Yani bu adam oturup bi günde çiziyor biz de bayıla bayıla okuyoruz... Madem bu kadar hızlılar niye ayda bir çıkarttıkları dergide bu kadar az sayfa Vaşak yayınlanıyor?" diye bir an için içimden geçmedi değil. Ama sonrasında bu ay sitemizde yayınlanacak Çapa dergisi tanıtım yazısını Mahmud A. Asrar yazınca, konu Vaşak üzerine olunca biraz kendimden utandım... Biz okurlar her zaman daha fazlasını isteriz, bu doğal bir şey ama bir fanzin bile olsa Çapa'da sanatından taviz vermeden eksiksiz bir öykü çizen Mahmud A. Asrar'a bu çok sevdiğim öyküyü yarattığı için teşekkür ediyor ve bir daha böyle bir gaflete düşmeyeceğime de söz veriyorum. Buyurun Mahmud A. Asrar'ın Vaşak yazısını siz de okuyun benim gibi bir anlık gaflete düştüyseniz kendinize gelin...

Resim

VAŞAK ÜZERİNE
Bundan çok uzun zaman önce, hatta Çapa Çizgi Roman Grubu bile yokken ortalıkta Yıldıray’ın Keçiören’de oturduğu eve gider gelecekte çıkartacağımız çizgi romanları hayal eder ve bütün gün çizim yapardık. O günlerde yaşımızın verdiği hevesle çok şey yapmayı düşlerdik. İşte böyle bir günde ortaya Vaşak çıktı.
Vaşak’ın esin kaynağı temelde Yıldıray’la paylaştığımız hayvan sevgisine ve ikimizin de büyük hayranlık taşıdığı Marvel Comics’in malum bir karakterine dayanıyordu. Bunların ötesinde bir vaşağın “sakallarının” ve kulaklarının bir tipleme üzerinde ne kadar hoş duracağını düşlerdik. Bu esin kaynaklarını değerlendirince ortaya Vaşak karakteri çıktı. Çıkmakla da kalmadı hemen üzerine bir kaç sayfalık bir öykü yazıp çizmeye bile yeltendik. Tabii o zamanlardaki bir çok projemiz gibi Vaşak’ta uzun bir süreliğine belki bir gün değerlendirilir diye düşünülerek bir kenarda bekledi.

Su gibi aktı yıllar, Çapa ÇizgiRoman Grubu kuruldu ve bir çok projeye imza attık. Bütün bu zaman boyunca grup içerisinde bazı istisnalar haricinde çizer kimliğimle var oldum ama yazarlığımı deneyeceğim bir fırsatım pek olmadı. Son yıllarda çıkarttığımız Çapa ÇizgiRoman Grubu Sunar dergisi ben dahil grubun bütün üyeleri için yeni imkanlar tanıyan bir proje oldu. Bu proje dahilinde daha önce öykülerimizde değerlendiremediğimiz bazı karakterler üzerine bir şeyler yapmaya öncelik verdik. Her ne kadar çekinsem de bu benim yazarlığımı denemek için beklediğim fırsat oldu.

Resim

Vaşak hem yaratımında katkım olması açısından ve daha önce hakkında hiç bir şey yapmamış olmamızdan dolayı en doğru seçeneklerden birisiydi. Bu yüzden öncelikle karakteri ele aldım ve ne şekilde kullanabileceğimi düşündüm. Vaşak ilk haliyle ne kadar vaşağa benzeyen hayvansı bir karakter olsa dahi o sonuçta bir insandı. Üzerine vaşak postu geçirmiş bir mağara adamından öte bir şey değildi. Arkadaşlarıma da danışarak öncelikle bunu değiştirdim. Görsel olarak ilk haline benzese de karakterin temelinde bazı farklılıklar oldu. Bu da Vaşak’ı post giymiş bir mağara adamından hormonlu bir hayvana yakınlaştırdı.
Asıl zor kısım da bundan sonra geldi Bir şeyler yazmam gerekiyordu ama bunun ne olacağı konusunda en ufak bir fikrim yoktu. Günlerce düşündüm ama temel bir kaç fikir dışında bu tiplemeyi karakter yapacak bir hikaye çıkartamadım. Hikaye yazmak için vakit ayırmıyordum. Sadece başka işler yaparken düşüncelere dalıyordum ki bu işime pek de yaramıyordu Bunu fark edince oturup sadece bu işe kanalize olmaya karar verdim ve sanki işim birden bire daha kolay bir hal aldı. Notlar alıyordum ve bir şeyler yavaş yavaş şekilleniyordu. Bunun üzerine nasıl bir yol çizeceğimi ve neler yapacağımı aşağı yukarı oturttum. Gerisi ise sanki bir ip söküğü gibi emprovize bir şekilde çıktı.

Resim

Şimdiye dek hazırladığım öykülerde amacım mümkün olduğunca birbirinden bağımsız gibi görünen insanların başından geçen öyküleri anlatmaktı. Bunu yaparken de kendimin de okumaktan zevk alacağı türden ve belki de (bizzat başımdan geçmemiş olaylar olsa bile) empati kurabileceğim bir deneyim yaşatmaktı. Bundan sonra ise Vaşak’ın ne ve kim olduğuna dair bir takım olayları anlatmayı hedefliyorum. Bu esnada Çapa’da daha çok görmeye alıştığımız türden öykülere de yakınlaşacağıma inanıyorum. Daha gidecek çok yolum ve öğrenecek çok şeyim var ama bütün bu tecrübeden çok büyük keyif alıyorum. Çocukluğumun bir parçası olduğuna inandığım ve benim için bir nevi Çapa’nın amatör ruhunu temsil eden bu çalışma umuyorum ki okuyanlarına da benzer duygular tattırıyordur.

Çapa fanzinini bulabileceğiniz satış noktaları ise:
İstanbul: Büyülü Rüzgar (Kadıköy) Komikçi Dükkanı (İstiklal, Beyoğlu), 40 Ambar (istiklal, Beyoğlu), Gerekli Şeyler (Teşvikiye)
Ankara: Anarres (Kızılay) , Devri Alem (Tunalı) ,
İzmir: Baykuş Home
Eskişehir: Kitapçı Kitapçı ...

Bu söyleşi www.hayalsaati.com sitesi yayıncısı Poe'nun katkıları ile yayınlanmaktadır. - 02 Eylül 2006

_________________
Çizgi Roman Kültürdür!


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+02:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye