Resimli Roman

Çizgi roman sevenlerin adresi
Zaman: 19 Kas 2017, 17:53

Tüm zamanlar UTC+02:00




Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 30 Ara 2010, 12:19 
Çevrimdışı
Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 May 2006, 06:01
Mesajlar: 3196
Ettiği teşekkür:
Aldığı teşekkür:
Şehir: kuşadası
Sevgili arkadaşlarım Berardi ve Milazzo'yu bundan çok uzun süre önce, daha "kariyerlerinin başında oldukları bir anda beni, stüdyomda ziyarete geldiklerinde tanımıştım. Ta o zamandan konularında hem edebi hem de grafik anlatım açısından çok ileriydiler.

O günden bu yana çok uzun zaman, geçti, öyle ki hem Ivo hem de Giarcarlo bütün etapları dev adımlarla geçerek, en büyük çizgi ve resimli roman yazarları arasında son derece kendilerine özgü bir üslup yarattılar. Kahramanları Ken Parker, tahmini ve birleştirilmiş bir seçimin meyvesidir. Bundan, sempati ve insaniyet dolu, zamanı için tutarlı bir karakter ortaya çıkmıştır. Onun bu özellikleri, asırlık, önden ateşlemeli "Kentucky"si ile amacında çok kararlı avcının bakımsız görüntüsünü siliyordu.

Bu iki yazara atfedilecek en büyük hüner, metin ile çizim arasındaki ilişkiyi dengeli tutarak hikâyelerini en uyumlu biçimde anlatmayı bilmiş olmalarıdır. Berardi hikâyelerinde yarattığı karakterin psikolojik tarafını gösterip okuyucunun rahatça olayların akışını izleyebilmesi için çeşitli hareketlen ustalıkla dengelerken, Milazzo, biraz da kendisine benzeyen bu kahramanı sıkça rastlanmaz bir beceriyle, şematik ama grafik olarak ifadeci çizgilerle özetler. Öyleyse, karikatürün bütün özelliklerini, özenli bir belgeleme ve çeşitli karakterlerin başarılı tiplemesini gereksiz grafik ayrıntılar olmadan yakalayarak dengelemedeki becerilerini ve de yaratıcıların kültürlerini düşünürsek, İtalya'da üretilmiş en iyi Westernler'den birinin reçetesine sahibiz demektir.

Resim

Ken Parker neyi temsil ediyor?

Berardi: Ken Parker bugüne ait bir insandır, bugüne ait sorunları vardır. Hiçbir kesinliğe, hiçbir güvene sahip değildir, gün be gün kendi kendine oluşturduğu idealleri ile yaşar; yanıp tutuşarak, umutsuzluğa kapılarak, cesaretini koruyarak ve acı çekerek tutarlı bir kişi olmaya çalışır.
Milazzo: Benim için, çizgi roman dünyasına profesyonel olarak girmek, çizimde kendimi kanıtlamak ve üslupsal olarak karakterin kendisi ile birlikte gelişmek fırsatı oldu.

Hangi çizgi roman karakteri ile karşılaştırılabilinir?
Berardi: Şu anda aklıma kimse gelmiyor.
Milazzo: Her çizgi roman karakterinin kendine özgü bir hikâyesi vardır, böyle olması da doğrudur. Bizim yarattığımız karakter diğerlerinden farklıdır. Bunun nedeni belki, tarihi açıdan özel bir ana denk gelmesi olabilir: Post '68. Çizgi romanın diğer klasik kahramanları 40/51 'li yıllarda doğdular. Savaş sonrası dönem, gerçek macerayı yansıttığı ve okuyana sorun oluşturmadığı sürece bir karakter yaratmayı daha kolaylaştırıyordu.

Ken Parker diğer çizgi romanlara göre daha fazla mı şiddet içeriyor?
Milazzo: Ken Parker, ne yazık ki şiddetin kol gezdiği ve güçlünün kanununun geçerli olduğu bir devirde yaşıyor. Mümkün olduğu zaman şiddelten kaçınıyor, ancak gerekli hallerde şiddet kullanmaya mecbur kalıyor. 0, ki aslında bir avcıdır, tüfeğini sadece kendini korumak için kullanıyor, başkalarına zarar vermek için değil.
Berardi: Şiddet, maruz kaldığı tahrikler karşısında başvurduğu bir çözümdür. Onun yaşadığı gibi vahşi ve kaba bir ortamda ya kendini saydırmayı bilmeli ya da yenik düşmeyi kabul etmelidir.

Ken Parker'ın yüzü nasıl doğdu?
Berardi: "Kırmızı Jeremiah Johnson Karga" filmindeki Robert Redford'u örnek alarak. Ben o filmi görmüştüm, ama Ivo görmemişti. Bulabildiğim bazı sinematografik fotoğraflardan, Ivo karakterin giysileri ve yüzü için ilham aldı.
Milazzo: Giancarlo'nun da dediği gibi, yüzü Redford'unkidir, ancak ilk hikâyeden sonra biraz yaşlandırmak zorunda kaldık. Başlangıçta Ken Parker "Rodeo Dizisi"ne girebilmek için soyutlanmış bir çizgi roman olarak kalmak zorunda idi. Sonra bu karakter Bonelli'nin hoşuna gitti, biz de çizmeye devam ettik. Sakalını yok ederek, karakteri halka daha sevimli hale getirmeye çalıştık. Zamanla, figür, kendine has özelliğini daha da kazandı ve diğer çizerler de kendi yorumlarını getirmiş olsalar da, onun belirli özelliklerini korudular.

Ken Parker'ın başlıca özellikleri hangileridir?
Milazzo: Ken Parker 1800'lerde yaşamış herhangi biri, iyi ve kötü yanları ile. Derin bir başkalaşım sürecindeki bir toplumun içinde yaşıyor. Öyleyse Ken biraz da, bizim içimizdeki '68 döneminde büyümüş çocukların kişiliğini yansıtıyor: mücadeleler, karşıtlıklar ve büyük hayal kırıklıkları. Tıpkı Ken Parker'ın bazı hikâyelerinde olduğu gibi. Kendi yaşadıkça belirli olayların farkına varan bir kişi. Kuşkusuz en büyük korkularından biri Kızılderili sorunu. Ken, ordu için rehberlik yapıyor, sonra askerlerin onun onaylamadığı birtakım suç ve davranışlarla kendilerini lekelediklerini görünce bırakıyor. Amerika'nın bölünmesini kaplayan bu cinayetlerin suç ortağı olmak istemez.
Berardi: Sanırım onun özelliği, olabilecek en normal insan olmasıdır. Doğal olarak, oldukça güç, acımasız ve düşmanca bir ortam tarafından seçilmiştir. Kuşkusuz mizaha öncelik veren, belirli bir ölçüde duygusal, herkeste olabilecek günah ve iyiliklere sahip bir kişidir. Ondan bir maske veya kâğıt bebek değil bir insan yaratmaya çalıştım.

Ken Parker ahlakçı mıdır?
Milazzo: Hayır, sadece her olayda kendini bulmaya çalışan biridir.
Berardi: Amaç, ahlak yapmadan ahlaka sahip olmaktır.

Geleneksel Western'lerden farklı olarak Ken Parker'da örneğin Tex ve Dinamit'inki gibi, karakter ile atı arasındaki o özel ilişki neden yok?
Milazzo: Ken'in hiçbir zaman sabit tek bir atı olmadı. Ancak bir atla bir yalnızlık anını paylaştığı bir sahne vardır.
Berardi: Ken'in hayvanlarla çok iyi bir ilişkisi var: Küçük köpek Lilly'nin hikâyesi bunu tam temsil eder. Kahraman-at ikilisi ise, çizgi romanın başka bir türünde bulunan bir klasiktir. Tom Mix türü filmlerden türer. Burada Ken'i tüfeğine birleştiren bağ ilginçtir: Önden doldurmalı ve tek ateşli bir Kentucky'dir, yani sadece koruma amaçlı, karakteri psikolojik olarak belirleyen bir silahtır. Ken aslında bir avcıdır ve tek ateşe sahip olduğundan avına kendindeki kadar fırsat tanır: onu ya ilk seferinde vurur ya da kaçırır. Bu da Ken'in ahlak anlayışının bir yönüdür. Haydutlar ve Kızılderililer ile olan karşılaşmalarında ise Ken, Winchester veya Spencer gibi aralıksız ateş edebilen tüfekler kullanır: Bunda amaç kuşkusuz işin pratik tarafıdır, ama belki de Ken'in bilinçaltındaki, kendi silahını ona düşmeyen işlere bulaştırmamak arzusudur.

Resim

Ken'in kitaplara olan bağlılığı biraz abartılmış değil mi?
Berardi: Bana öyle gelmiyor. Gençlik yıllarımı taşrada geçirdim ve orada fazla eğitimli olmayan kişilerin kitaplara olan düşkünlüğünü gördüm. Çoğunlukla, hayranlık duyarlar aynı zamanda da ürkerlerdi. Tıpkı hayatın gizeminin karşısındaki gibi. Ancak en önemlisi bundan gençler için ortaya çıkabilecek bilgi: daha fazla kültür her zaman daha fazla özgürlüğün eşanlamlısıdır.

Hiç kendinizi Ken Parker tarafından kapana kıstırılmış hissettiniz mi?
Milazzo: Bu karakter daha çok bize, o türe bağlı bir etiket verdi.

Neden Ken Parker'ı Bonelli yayınlarının klasik formatında çıkarmaktan vazgeçtiniz?
Berardi: Çünkü devam etmesi imkansız olmuştu. Üretim süresi gittikçe uzuyordu; işin niceliğine nazaran niteliğini öne çıkarma teşebbüsü gazete bayiine teslimlerde büyük sorunlara neden oluyordu, ayrıca belirli bir çalışma temposu tutturabilmek için gerekli yardımcıların sayısı da yeterli değildi. Bu aşamada, maceraların sayısını kararlı bir biçimde azaltarak kesin seçimi yaptık.
Milazzo: Birçok nedeni var. Aylık dergi olmasına rağmen hiçbir zaman aylık çıkmayı başaramadı. Belirli bir niteliği olan 96 sayfa yaratmak hem bizim için hem de gerekli çalışma temposunu tutturamayan meslektaşlarımız için oldukça büyük bir çaba idi. Bir diğer gerekçe de, Ken Parker'ın popüler bir "kabuk" olarak ortaya çıkması idi. Bu bir yandan bizleri okuyucularımıza tanıttı, diğer yandan sınırlayıcı oldu, zira konular açısından olgun bir izleyici kitlesine hitap ederken formatı ise çocuk oyunculara,okuyuculara Giancarlo ve ben bu mesleğe başladığımızda bir söz vermiştik: "Hiçbir zaman West yapmayacağız", çünkü bize öyle geliyordu ki bu konu hakkında zaten, her şey olmasa da neredeyse her şey söylenmişti. Sonra da, hayatta da hep olduğu gibi sözümüzü tutamayıp, West'in ta kendisini yaptık ve Western'in klasik tiplerini koruyarak, daha önce söylenmiş birçok şeyin çok farklı bir tarzda, kendi kişiliğimizle halen söylenebileceğini keşfettik, işte bu yüzden, yarattığımızla doğru bir okuyucu türüne yönelmemiz gerekiyordu. Popüler diziyi durdurmayı ve kapsamda değişiklik yapmayı düşündük. Ken Parker'ın artık daha Avrupai bir görüntü içinde çıkarılması için yeterince olgunlaşmış olduğunu varsayarak bizim de bu nitelik atılımım yapmamızı sağlayacak "Orient Express" fırsatının üstüne atladık.

Okuyucu kitlesi aylık yayınların durmasını nasıl karşıladı?
Milazzo: Okuyucular oldukça bozuldular.
Berardi: Tabii ki fikir çok sevilmedi: kuşkusuz çok sayfalı ve uygun fiyatlı popüler birjj yayının eksikliği çekiliyordu. Okuyucu kitlesine, 96 sayfalık aylık bir serinin hazırlanması sırasında göğüslemek zorunda olunan soruları anlatmak zor. Ancak bu durumda üzüntü aynı zamanda sevgi gösterisiydi.

Sizce okuyucu kitlesi, Ken Parker'ı, hikâyelerini seyrekleştirmeye devam ederse unutabilir mi?
Berardi: Okuyucular, kuşkusuz en çok sevdiklerini kısa sürede unuturlar. Ben, Ken Parker'ın ölümsüzlüğüne inanıyorum. 0 kendi devrini yaşadı ve yaşıyor, başka devirler de gelecek, hoşgelirler, bu da onu yenilemeyi becerebildiğimiz anlamına gelir. Bizim seçimimiz karakter doğrultusunda, onu hiç görülmemiş kadar güçlü ve canlı hâle sokmak için oldu. Eğer bu karar, sonradan, yokolması doğrultusunda olursa, bu da olayların çizgisi öyle olacak demektir. Ayrıca, Ken Parker'ı olduğu gibi devam ettirmek başarısını suistimal etmek anlamına geliyordu. Bu da bence, ne okuyuculara ve ne de karaktere karşı pek doğru olmazdı. Bana bütün verdikleri için karaktere çok büyük saygım var.
Milazzo: Çizgi romanların reklamını yapmak için araçları değiştirirlerse sanırım oku¬yucular onu unutur ve Ken de geçmişte kalır. Bizimki kuşkusuz geçerli bir üründür, uzun zaman için sevilmek ve her zaman aktüel ve modern bir karakter olmak için gerekli nedenlere kendi içinde sahip nitelikli bir üründür.

Sansür sorununuz oldu mu?
Milazzo: Sadece ilk sayılarda bazı kelimelerin değiştirildiğini hatırlıyorum ama önemsiz ve hikâyeyi etkilemeyecek türden değişikliklerdi. Örneğin "hıyar" gibi haykırmalar "şeytan" olarak değiştiriliyordu. Erotik sansür olarak hatırlıyorum, 7. sayıda sudan çıkan bir çingenenin kalçasına biraz beyaz sürmek zorunda kalınmıştı.

Fantezi nedir?
Milazzo: Çoğunlukla içinde yaşadığım ve sığındığım, çocukluğumun büyük bir kısmını geçirdiğim bir dünya, bana, belirli hayallerimi kâğıt üzerinde gerçek hâle sokmamı sağlayan bir dünyaydı. Hatırlıyorum da, küçükken Kızıl Maske, Tex v.s.'den esinlenerek çizgi romanlar yapardım. Fantezisiz bir hayat çorak ve monoton olurdu.
Berardi: Gerçeğe mola vermek.

West ve fantezi terimleri beraber mi yaşarlar?
Milazzo: Kuşkusuz, her ne kadar fanteziyi azıcık da olsa gerçeğe bağlamaya çalışmış da olsak.

Hikâyeleriniz fanteziye mi dayanırlar yoksa günlük hayattan ve haberlerden mi ipucu alırlar?
Berardi: Biraz hepsinden. Ancak genelde tarihi-coğrafik özelliği olan toplumsal bir belgelemenin izleyeceği kişilerden hareket ediyo¬rum. Bazen ise, olayı götüren ortamdır, örneğin hareketin mümkün olduğunca az olduğu Öncüler" bölümündeki gibi.

Size göre, bugünün çizgi romanının krizde olmasının nedenleri nelerdir?
Milazzo: Çok neden var: Televizyonun kuşkusuz daha az çizgi roman satın alınmasında katkısı oldu, ancak onu fazla da abartmak istemem, zira bu derece önemli bir iletişim aracını, daha fazla çizgi roman satmak için kullanmayı bilmek lazım. Bugün, tıpkı bir diş macunu veya çamaşır makinesi için yapıldığı gibi kitapların, çizgi romanların ve çocuk dergilerinin propagandasını yapmak için televizyonun araç olarak kullanılmasında utanılacak bir şey olduğunu sanmıyorum.
Örneğin, sinema da televizyon olayı ile krize girmişti, ancak diğer bir neden de filmlerin kalitelerinin düşük olması idi. Güzel bir filmin tadını çıkarmak üzere seyircileri sinema salonlarını doldurmaya çağırmak için televizyondan araç olarak yararlanılabileceği anlaşılınca seyirci olumlu cevap verdi.
Aynı şey çizgi romanlar için de oldu. Düşük ücret karşılığında yıllardır tercih edilen kahramanı ve safi macerayı sunan Bonelli'nin "popüler" çizgi romanlarıyla büyümüş vasat bir İtalyan okuyucu, "lüks" dergilerin yenilikleri karşısında önce daveti kabul etti, öyle ki birkaç yıl boyunca birbirinin aşağı yukarı aynı olan dergi adları yayıldı. Sonra, kapsamlarının yetersizliği ve tekrarcılığı (fiyat artışı dışında) aynı okuyucunun soğumasına, dolayısı ile de sektörü de krize sürükledi.
Berardi: Şahsen, gazete bayiindeki dergile¬rin çoğalmasını düşünüyorum: ekolojiden bil¬gisayara bütün zevklere hitap eden, iyi hazırlanmış, harika resimler içeren, parlak ve pahalı yayınlar. Bir de, çizgi romanı modern piyasa kanallarından, özellikle de reklama dayalı olanlar aracılığı ile satılabilir herhangi bir ürün olarak değerlendirmeye başlamayan editörleri düşünüyorum. Ayrıca iyi sahne yazarlarının kronik yetersizliğini de unutmayalım. Bunların değerleri bilinmiyor ve az kazanıyorlar, genellikle çift iş yapmaya veya başka etkinliklere doğru göçmeye mecbur oluyorlar. Göçmekten bahsederken, en iyi yazarlarımızın çoğu, ekonomik nedenler ve uluslararası piyasa yüzünden, üsluplarını -bence İtalyan zevkine zıt olan- "Fransızlaştırmak" zorunda kalmıştır. Ayrıca hayat pahalılığından bahsetmek falan da gerekecek v.s.

Hikâyeler veya çizimler hakkında hiç aranızda anlaşmazlık oldu mu?
Berardi: Hayır, karakterlerin psikolojisi, hikâyeler ve macerayla ilgili her şey benim yetki alanımdaydı, çizim işini ise Ivo yapıyordu. Doğal olarak her yeni hikâyeye başlarken bilgi alış-verişi hep oluyordu. Gene de çalışma tarzımız hakkında hiçbir zaman birbirimi¬ze karışmadık.
Milazzo: Hatırladığım kadarı ile büyük anlaşmazlıklar olmadı: Giancarlo ve benim, birbirimizi çocukluktan beri tanıdığımızı ve ortak deneylerimiz olduğunu unutmayalım. Dolayısı ile çok uyumlu bir ikiliyiz. Bu da bizi, gitgide kendimize ait bir üslubu geliştirmeye götürdü.

Çocukluğunuzda neler okurdunuz?
Berardi: Okuduklarım etçil-otçuldu. Yani elime ne geçerse okurdum. İlk okuduğum kitap, harika resimlerini hatırladığım Mohikaların Sonuncusu idi. Ancak, zamanla, çocuk edebiyatındaki her şey az çok elimin altından geçti, buna benim en büyük kuzenlerimin çizgi romanları dahil yani Tex, Tom Miks, Blek, Gözü pek.
Milazzo: Tex, çünkü babam onun tutkunuydu. Küçük Şerif, Gözüpek ve Yumurcak, Küçük Şerifin Yeni Şerife değişimi bana Pratt'ı ve "Caniff üslubunu tanıttı.

Hep West hikâyeleri yaratmaktan hiç sıkıldığınız oldu mu?
Milazzo: Evet, bazı dönemlerde yorgunluk hissettim. Gerçekten de ürünümüzü dedektif Marvin ve kısa hikâyelerle değiştirmeye çalıştık. "Filipinli Adam" ve "Savaşçı Çocuk".
Berardi: Ken Parker'ı yapmaktan yorulduğum gibi West yapmaktan da yorulduğum oldu. Ancak bu eşsiz, büyük, eski dost için ortadan kaldırılamaz, şiddetli bir özlem de duyuyorum.

Röportaj: Aurelio Galleppini - Çeviren: Aslı Ataöv - 21 Eylül 2006

_________________
Çizgi Roman Kültürdür!


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+02:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye