Resimli Roman

Çizgi roman sevenlerin adresi
Zaman: 19 Kas 2017, 17:59

Tüm zamanlar UTC+02:00




Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 30 Ara 2010, 12:28 
Çevrimdışı
Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 May 2006, 06:01
Mesajlar: 3196
Ettiği teşekkür:
Aldığı teşekkür:
Şehir: kuşadası
Serüven Çizgi Roman Araştırmaları Dergisi'nin 9.sayısı (yada yeni serüven'in 3. sayısı) satış noktalarında raflarda yerini aldı. Türkiye'de yerli üretim çizgi romanların parmakla sayıldığı bir dönemde yaptıkları işi severek ve zevkle yapıp Türkiye'de çizgi romanın konuşulması için hizmet eden tüm arkadaşlarımızı hayalsaati sitesi olarak kutluyor,ellerine sağlık diyor ve teşekkür ediyoruz. Serüven'in bu sayısı ile ilgili olarak dergiyi okurken aklımıza bir takım sorular geldi, hemen derginin editörü Levent Cantek'e sorularımızı yönelttik o da sağolsun hızla yanıtlıyıp size ulaştırmamızı sağladı bu röportajı...

Resim

-Serüven'i son sayı kapağının çizeri Cem Dinlenmiş Deviantart’daki sayfasında kapak resminin senaryosunu güzel bir şekilde anlatmış. Serüvenin her sayısında kapağın ayrı bir öyküsü var. Bilmeyenler için bu karışık kapakta kim kimdir ne yapmaktadır, biraz senaryosundan bahsedebilir misiniz?
Cem esprili, bitmiş bir işi komikleştiren bir senaryo yazmış orada. Cem ile Mart ayından Eylül başına kadar eskizlerle çalıştık. Genel olarak kapaklara eskisi kadar önem verilmiyor, tek bir figür öne çıkartılıyor, arka plana figürle uyumlu renk atılıyor o kadar. Serüven’de bunun dışına çıkan, hatırlanacak, çizerleri zorlayan, bol ayrıntılı kapaklar istedik hep. Üçüncü sayının kapağı, mantık olarak birinci sayıdaki Ozan’ın (Küçükusta) çizdiği kapağın devamıdır. Bir seriyal havası vermek istedik, hatta Mahmud’un (Asrar) çizdiği ikinci sayının kapağında da bir film afişi vardır. Hani Mahmud’un çizdikleri gerçektir de o hikâye sinemaya aittir sanki…Herneyse, Abdülcanbaz ile Gözlüklü Sami arasındaki mücadelenin başka bir şehirde, ülkede tekrarlanmasını düşündük. Bir takip havası yaratmak istedik. Benim aklımda Toulouse-Lautrec renklemesi vardı, Cem’in ironik bir çizgisi var, o renklemeyi tiplemeleriyle taşıyacağını düşündüm. Resmin merkezinde bir büyücü-bir gösteri olacaktı, kentsoylu izleyiciler olacaktı, ilk aklımıza gelenler oydu, sonrasını geliştirdik. Biz bu takip hikayesini burada sahne olarak sürdürecektik. Önümüzdeki 10. sayıda Abdülcanbaz kapaklarını bitireceğiz. Bir başka yerli çizgi roman kahramanını kapaklarımıza taşıyacağız.

-“Herşey olacağına varır (mı?) yazınızda “Tefrika geleneği bitmiş dergiler tıkanmış, alan marjinalleşmiş durumda. Çizgi romancılar alışık olmadıkları kitap dünyasının koşullarına uyum sağlamak zorundalar...” diyerek genç çizerlere bir çağrı yapıyorsunuz. Dergide okumayanlar ve dergiye ulaşamayanlar için burada bu çağrıyı biraz daha açarak yenilemenizi istesek çizerlere yaptığınız çağrıyı tekrarlayabilir misiniz?
O yazıda bir karşılaştırma yaptım, edebiyatçılarla, özellikle romancılar ile çizerleri, roman ile çizgi roman üretimini kıyasladım. Sık karşılaşıyorum, çizerler daha en başta “kaç para alacağım” diye soruyorlar. Ben bunu normal bulmuyorum, parayı beğenmezse çizmeyecekler. Yaşadığımız dünya öyle bir hal aldı ki herkes bunu normal buluyor. Yani bir üreticiyi üretmeye teşvik eden sadece paraysa, parayı beğenmeyip çizmediklerine göre bir yanlışlık var demektir. Hangi romancı alacağı telifi düşünerek roman yazıyor, onları üretmeye teşvik eden kesinlikle para değil, hele Türkiye’de. Her nedense bunu çizmezsem ölürüm diyen adamlarla çok az karşılaştım. Hep sipariş düşünüldüğü için bana bir tarihi roman yap, bana bir aşk romanı yap dendiği için çizerler kişiliğini, kendi dünyasını taşıyacak işler yapması gerektiğini düşünmüyor, düşünmemiş. Sonra tutup çizgi roman sanattır diyorlar.. Yazdıklarım bir çağrı ya da genç çizerlere yönelik bir şey değil, çok genel bir eğilimi vurgulamak aslında… Çizgi romanla ilgili yeni bir çıkış yolu üretilebilecekse eğer… Bu romancıların yaptığı gibi uzun soluklu, maddi çıkar beklentisiyle üretilmeyen çalışmalarla gerçekleşebilir.

Resim

-Emrah Özen ile birlikte yazdığınız “Başkomser Nevzat’ın Suç öyküleri” makalesinde “Şöyle söylenebilir çok satan kitaplar arasına çizgi romanlar giremiyor. Çizgi romanlar gazete bayilerinde ucuz fiyata satılan, sanat niteliği düşük yayınlar olarak görülüyor ve “kitap dünyasına”,”sanat algılamasına” kolaylıkla dahil olamıyor” diye bir saptama yapıyorsunuz. Çizgi romanın okunmama sebepleri arasında vitrinlerinde ön plana çıkamadığı ve zaten pek çoğuna da uğramadığı gazete bayilerine dağıtılması ve bu sonuçla ucuz olması gösteriliyor. Ben çocukluğumdan, gençliğimden hatırlıyorum da harçlıklarımla hem o haftayı iyi geçirir hem de Tommiks, Teksas ve benzeri yayınları şimdiki yayın formatından daha sık yayınlanmasına rağmen kaçırmadan takip ederdim. Hatta benim gibi çizgi roman sever bir iki arkadaşla da değişerek bütün yayınları okurdum. Şimdi eskisi kadar geniş bir yayın yelpazesinin olmamasının yanı sıra düzgün bir dağıtım da yok. Okur ne gazete bayiinde ne de kitapçıda aradığı çizgi romanları bulamıyor. Daha çok şimdilerde çizgi roman satışı yapan özel kitapçılar var. Size göre bu piyasa koşullarında çizgi roman dağıtımını yeniden yapılandırmaya kalktığımızda okura çizgi roman nasıl ve ne şekilde daha kolay ulaşır?

Bir parça iç dökme gibi olmuş. Reçetem olmadığını hep söylüyorum. Geçmişi geriye getirmek mümkün değil, “eskiden ne güzeldi” nakaratını bırakın başkaları yapsın diyebilirim. Örneğin gazeteciler yapsın, sürekli çizgi roman okumayanlar yapsın! Üstelik bu nakarata hararetle kucaklayanlar, özellikle fanlar bilsinler ki çizgi romana kötülük ediyorlar. O kadar eski ki, o denli tükenmiş ki konuşulacak bir tek çocukluğumuzda yaşadıklarımız kaldı, öyle mi? İlgisi yok, böyle yapılırsa, bugün çizgi roman için çalışanlara ayıp edilir her şeyden önce. Bugünün şartlarına ve süregelen eksikliğin ne olduğuna bakmak gerekiyor. Tekrar ettiğim mesele ise şu: Çizgi roman gündemde değil, çizgi roman nostaljiyi çağırıyor, bugünü anlatmıyor. Tommiks Teksas demişsiniz onlar eskiden sinemayı, daha çok da western türünü çağrıştırıyordu, sinemadan ucuzdu, daha kolay ulaşılabilirdi. Bugün nostalji dışında ne anlamı olabilirler ki… Başkomser Nevzat çok sattı, neden? Ortalama çizgi roman okurunun dışında ilgi gördü, o yüzden… İlgi çekecek, bugünü yakalayacak öyküler anlatmalısınız ki işin maddi getirisi artsın… Sonra hiç merak etmeyin, dağıtım filan şaşıracak ölçüde hızla çözülür…

-Dergide yayınlanan Milazzo röportajı biterken çizgi roman için “Sadece Fransa’da bu tür edebiyat olarak görünüyor. Diğer yerlerde ise kültürün yan ürünü sayılıyor, gazete bayilerinde satılıyor. Bu nedenle çizgi roman kitaplarına hala ön yargı ile bakılıyor.”derken. Milazzo ile hemen hemen aynı saptamayı yapmışsınız onun İtalya’da sizinse burada olmanıza rağmen. İtalya ya da diğer Avrupa ülkelerinde de satışlarda bir düşme bir azalma eğilimi görülüyor mu? Satışlardaki düşüş küresel mi?
Elbette küresel olarak satışlarda bir düşme var. Grafik roman, bir yenilik olarak o sebeple kullanıldı. Mangalar yeni bir anlatım biçimi olarak o sebeple yaygınlaştılar, çözüm arayışına denk düştüler. Bütün dünyada çizgi romancılar yeni olanın peşine düştü, farklı hikayeler anlatabileceklerini gösterme çabasındalar. Milazzo ise sanatçı olarak kaygılarından söz ediyor. İtalya’da bir kahramanın kalıplarına bağlı kalmaktan, kahramanın sanatçıdan fazla öne çıkmasından, sanatsal arayışların marjinalleştirilmesinden şikâyet ediyor. Uluslararası şöhret kazanmış İtalyan çizgi romancılara bir bakın hepsi Paris üzerinden başarı kazanmış, tanınmışlardır. Milazzo, çalıştığı mecraya bağlı olarak böylesi bir şöhret kazanmış değil.

-Türkiye’de en çok okurla buluşan çizgi roman Şu sıralarda CNBC-e derginin eki ile dağıtılan çizgi roman Buffy. CNBC_e derginin satış rakamları 25 bin civarında. Acaba yerli çizgi romanlar için de benzer bir dağıtım ve tanıtım çalışması yapılamaz mı?
Maliyet olarak Buffy o kadar ucuzdur ki o paraya o kadar sayfa çizecek yerli çizer bulamazsınız. Daha doğrusu yayınevi maliyeti artırmaya gerek duymaz. Örnek üzerinden konuşursak o dergi bir tv kanalının yayını, üstelik o kanal yerli dizi yayınlamıyor…Diziyi tamamlaması için seçilmiş bir promosyon ürün. İçeriği, niteliği çizgi romanı değil televizyonu hatırlattığı için çizgi romana faydası yok. Sorunuzdaki bağlama dönersem şu noktayı atlamayalım derim, çizgi roman üretmek isteyenler arasında girişimci ekipler olması gerekiyor. Eğer batıdaki çizerlerin biyografisini okursanız fark ederseniz, müthiş özveriler göstermişlerdir. Yıkıcı bir rekabetten sıyrılmak adına o kadar çok çalışmışlar, o kadar çok karşılığını alamadıkları o kadar çok çöpe atılan iş yapmışlardır ki…Popüler bir yerli dizinin 48 sayfalık albümünü hazırlayıp yapımcılarıyla, kanal yöneticileriyle konuşan birileri çıkar mı? Yaparım diyen çıkar belki de yapan zor çıkar. Böyle işler yapılmalıdır anlamında söylemiyorum, ama bu tür işlerin maddi getirisi asıl yapılmak istenen işlere yaşam alanı açabilir.

Resim

-7. sayıda Avcı ve Avcı ile başladığınız sonra Çatı ile devam ettiğiniz Serüven’in içinde yayınlanan çizgi roman bölümü bu sayıda yok. Bu çizgi romanlar devam edecek mi yoksa Serüvenin içinde çizgi roman yayınlamaya son verdiniz mi?
Son vermedik, enerjimizi albüm projelerine yoğunlaştırmayı tercih ettik. Aralıklarla devam edebiliriz.

-Tanyel Ali Mutlu bu sayıda “Çok Kolay Oldu: Mike Hammer” yazısında hemen yan sayfasında JamesBond çizgi romanları ile ilgili bir makale yazan Erol Üyepazarcı’nın daha önceki bir Mayk Hammer makalesindeki yanlışlıklara dikkat çektiği yarım sayfalık bir dipnot yazmış. Türkiye’de yayınlanan gerçek ve sahte Mayk Hammer romanlarını ayırd ederken “Üyepazarcı’nın ciddi hataları var” diyor. Daha önce Serüven 2004 Kış sayısında Can Okan’ın Resimli Mayk Hammer kitabı üzerine de bir makale yazan ve severek takip ettiğimiz sayın Üyepazarcı’nın James Bond çizgi romanları üzerine olan makalesini yan sayfayı gördükten sonra bir okur olarak güven içinde okuyabilir miyiz?
“Kendime güvenli bir yol seçtim” diye Banker Kastelli reklamı vardı, onu hatırlattınız. Yapmayın, bunu bir tür akademik tartışma olarak görmek daha doğru. Tanyel, ilgilendiği konularla ilgili uzun süreli notlar alan biri, okuyor, araştırıyor ve topluyor. Erol Üyepazarcı, ayrıntısını bilmiyorum ama hata yapmış olabilir, Tanyel’le kıyaslandığında çok daha geniş bir bağlamda polisiyeye bakıyor, bağlam genişledikçe hata riski artar.. Bu kadar insan yazılarını paylaşmak ve o bağlamı –hatta kendini geliştirmek için yazıyor. Tam’lık bir fantezidir, o denli kaptırmayın bence. Şöyle derler örneğin, bir konuyu öğrenmek istiyorsanız, önce araştırın, sonra yazın, daha da sonra yazdıklarınızı okuyun derler. Ben meseleyi Erol Üyepazarcı’ya katkı olarak gördüm.

-Bu sayıda Alan Moore, Richard Corben ve Çağrı için ayrılan sayfalar ilk sayınızdaki Erotik çizgi roman dosyanızdan çok çok fazla. Bu sayıda Pornografi Dosyası var diyebilir miyiz?
Hayır, ayrıca Corben’in böylesi bir bağlamla ilgisi yok. İlginç bir röportajdır, tavsiye ederim. Öte yandan aynen sizin gibi çoğu okurun ilgisini çekmiş, oldukça adult bulmuşlar bu sayıyı. Şunu da eklemeliyim: Öyle bir dosya yapacak olursak Alan Moore o dosyada yer almaz.

-Serüven blogunda site ziyaretçi sayınızı da açıkladınız. Ekim ayının ilk 22 gününde 10 bin izleyici. Siz sitenizi takip edenlerin ne kadarına ulaşabiliyorsunuz dergi olarak.
Ay sonunda 12,715 oldu. Elbette azına ulaşıyoruz. Blog gerçekten ilgi görüyor, dergi ile bağını yeterince kurduğumuz söylenemez. Şunu da unutmamak gerekiyor, com yerine org. uzantısını boşuna seçmedik biz. Amacımız çizgi romana, özellikle yerli çizgi romana yönelik bir ilgi yaratmak, onu belli ölçülerde başardık sayılabilir.

Resim

-Bir okur olarak Serüven’in yayın periyodunun oturmuş olmasını, gününde dağıtılmasını ve dağıtım noktalarının daha kolay ulaşılabilir olmasını istiyorum. Bu konuda yaptığınız çalışmalar var mı ve bu çalışmaların sonuçları bize ne zaman yansıyacak.
Ne yazık ki dergi iyi dağıtılmıyor, memnun değiliz. Buna matbaalarla yaşadığımız sorunlar ekleniyor. Derginin her sayısında baskıyla ilgili sorunlarımız, kalite kaybı olarak gözüken kusurlarımız oluyor. Aşmaya çalışıyoruz. Dağıtımla ilgili olarak da süren çözüm arayışlarımız var, yakında ne olacağını göreceğiz.

-Dergide reklamını yaptığınız Kasım ayında Serüven ekibinin çıkartacağı çizgi roman hakkında da biraz bilgi alabilir miyiz kim yazdı, kim çizdi malum zaten Kasım ayındayız bu ay içinde satış noktalarında olacak herhalde dergi.
İnşallah, albüm bitti, içeriği zenginleştirecek bölümlerle uğraşıyoruz. Herşey bitsin sonra konuşalım

-Sadece çizgi roman araştırmaları dergisi değilsiniz aynı zamanda İletişim yayınlarından Aralık ayında çıkması planlanan bir de Çizgili Kenar Notları kitabınız var. Sürekli bir üretim içindesiniz. Her halde Cumhuriyet tarihinde çizgi roman üzerine çizgi üzerine en çok yazı üretilen dönem. Ve Serüven de bu çalışmalara damgasını hissettirir biçimde vuruyor. Bize Serüven ekibinin nasıl çalıştığından kaç kişi olduğundan, konuları nasıl tespit edip nasıl bir tempoda çalıştığınızdan da biraz bahsedebilir misiniz...
Şöyle bir şey söyleyebilirim: Ekip olarak 2002 yılında hazırladığımız Çizgili Hayat Kılavuzu kitabında çizgi roman hakkında çıkan yazılarla ilgili bir liste vardır. Dileyen sayısal olarak bizim üretimlerimiz ile o liste toplamını karşılaştırabilir. Nicelik her şeyden daha önemlidir demiyorum ama bir göstergedir kuşkusuz. Çizgili Kenar Notları dışında da kitaplarımız olacak…Ekibe gelince aslında her sayıya yazan, mutlak katkı veren yirmiye yakın insan var. Bu sayı yazar havuzu olarak kırk beş civarında. Ama genel olarak neler yapacağımızı tartışan, planlama yapan oniki kişiyiz.

-Ve son sorumuz. Serüven kaçıncı sayıda? Kitapçıya sorarken “Serüven 3 geldi mi?” diye mi sormak lazım yoksa “Serüven 9 geldi mi?” diye mi.
Serüven’in son sayısı geldi mi derseniz daha pratik olur…

Serüven ile ilgili web sayfaları;
http://www.seruven.org
http://www.seruven.org/blog
http://seruvendergisi.blogspot.com

Bu röportaj www.hayalsaati.com sitesi yayıncısı Poe'nun katkıları ile yayınlanmaktadır. - 07 Kasım 2006

_________________
Çizgi Roman Kültürdür!


Başa dön
   
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC+02:00


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma dosya ekleri gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Limited

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye