Haberler

Haberler->Basında ÇR->Çizgi Roman/Sinema evliliðinde bir zirve   
Çizgi Roman/Sinema evliliðinde bir zirve

Arka Bahçe yayýncýlýk tarafýndan Buruk Veda adýyla mayýs ayýnda ilk cildi yayýnlanan Sin City çizgi romanýn filmi hakkýnda ünlü sinema eleþtirmeni Atila Dorsay tarafýndan Hürriyet Gazetesi Cumartesi ekinde yaptýðý yorumunu paylaþmak istedik. Atila Dorsay'ýn övgü ile bahsettiði Sin City filmi  En iyi çizgi roman uyarlamasýna aday gibi görünüyor. +16 logosu ile Sin City çizgi romanýnýn ikinci cildi bu ay içinde kitapevi raflarýnda yerini alacak.
.........................................................................................
..........................................................................................





[QUOTE]Çizgi Roman/Sinema evliliðinde bir zirve
Fantastik dünyalarýn iflah olmaz tutkunlarý, çizgi roman hastalarý, sinemada görsellik avcýlarý, bir türlü tam olarak büyümemiþ macera meraklýlarý... Müjdeler olsun: Hepinize ilaç gibi gelecek bir film var karþýnýzda...
Yukarýda saydýklarýmdan özellikle biri bana uymaz: Hiçbir zaman bir çizgi roman hastasý olmadým. Çocukluðumdaki 1001 Roman dergisinde Radyolu Polisler, Mandrake veya Baytekin'i izlediðim yýllardan sonra demek istiyorum! Ama çizgi romana hep belli bir saygý duydum, yazý sanatýyla çizgi sanatýný en popüler bir zemin üzerinde birleþtiren bu alanýn kitle üzerindeki etkisini önemsedim. Ve benim gibi sanatlar-arasý alýþveriþe inananlar için, nasýl iyi bir edebiyat uyarlamasý ya da tiyatrodan perdeye baþarýlý bir geçiþ övülecek bir çaba ise, bu film de büyük heyecanla karþýlanmaya layýk bir olay. Çünkü herhalde þimdiye dek yapýlmýþ en baþarýlý çizgi-roman uyarlamasý bu.
1957 doðumlu Frank Miller, Daredevil, Elektra gibi kahramanlar yeniden yaratmýþ, Batman'i yýllar sonra yeniden canlandýrmýþ bir çizgi-roman ustasý. En önemli eseriyse 1991'den itibaren çizmeye baþladýðý "Sin City- Günah Þehri". Miller bu kýsa zamanda çok sevilip külte dönüþmüþ romanda, çok keskin ve kiþisel bir grafikle, bizlere 1940-50'lerin polisiyelerini, özellikle de ünlü Mike Hammer serisini andýran bir dünya çiziyor. Bu dünyada alabildiðine sert ve þiddet yüklü erkekler var. Kötüler alabildiðine kötü, nüfuzlu ama bunu kötüye kullanmada usta bir senatör, onun küçük kýzlara tecavüze meraklý oðlu, özellikle fahiþelere musallat olmuþ bi yamyam ve kadýn katili, onu himayesine almýþ bir din adamý.
Günah Þehri’nin pisliðine teslim olmuþ manyak bir polis... Ýyiler ise ancak görece olarak iyi. Ne pahasýna olursa olsun kötüleri temizlemeye kararlý polis Hartigan, Eski Kent'teki yosmalarýn tek güvencesi olan haþin þövalye Dwight, canavar görünümü altýnda bir altýn yürek saklayan üstün-adam Marv, vs.
Ve kadýnlar. Sanki týpatýp Mike Hammer'in yaratýcýsý Mickey Spillane'in gözüyle görülmüþ ve onun argosuyla tanýmlanmýþ güzel "bebekler". Zaten ortalarda pek gözükmeyen birkaç anne ve eþ dýþýnda, hepsi de erkek milletini çileden çýkarmakla iþtigal eden alýmlý yosmalar, meþum ve ölümcül diþiler...
"Sin City"nin kiþileri, baþka filmlerden biraz tanýdýk gelseler de her biri kimliðinin ve kiþiliðinin sonuna dek giden, abartýlarý içinde neredeyse son derece gerçek olmayý baþaran karakterler. Hepsi ilginç, hepsi merak uyandýrýyor ve hepsinin devam filmlerinde sürecek olan serüvenlerini izlemeye sanki hazýrýz. Ama asýl heyecan verici olan, bu filmin görsel yaný. Tümüyle siyah-beyaz çekilmiþ film. Daha doðrusu, renkli çekilip siyah-beyaz basýlmýþ. Ama ne siyah-beyaz... Renkliden daha etkileyici, sayýsýz ton içeren zengin bir siyah-beyaz. Üstelik hemen her sahnede bir renkli nokta var: ya bir kadýnýn göðsündeki gül, ya bir takma göz, ya bir lastik pabuç, ya da fýþkýran kan veya bir çift mavi bakýþ... Ayrýca kimi sahneler, nasýl yapýldýðý anlaþýlmaz bir teknolojiyle, siyah-beyazla renkli arasýnda: örneðin, yüzlerin ve vücutlarýn pembeliði belli belirsiz hissediliyor.
Oyuncu seçimi olaðanüstü
Daha jenerik öncesi son derece þaþýrtýcý bir bölümle açýlan film, içice geçmiþ üç temel hikayeyi anlatýrken, Tarantino'nun "Ucuz Roman"da yaptýðý gibi, ilk hikayeyi sonda yeniden ele alýyor ve böylece hepsini bir tür bütünleþtiriyor. Filmin görkemli grafik ve estetik deðerleri, belki bir süre sonra ilk etki gücünü biraz yitiriyor. Ama sonuçta bu, gerçekten son derece yaratýcý bir film. Ve sinemayla çizgi-romanýn birleþmesinde tam bir zirve. Tarantino'nun "çömezi" Roberto Rodriguez, bu filmdeki yönetmen- görüntü yönetmeni- besteci çabasýný tümüyle Bu iddialý filmde bir sahneyi tümüyle çektiði söylenen Tarantino'yu ve de tüm film için yaratýcýsý Frank Miller'i yanýna almasý iyi olmuþ. Oyuncu seçimiyse olaðanüstü. Neredeyse tanýnmaz halde þaþýrtýcý tipler çizen Benicio del Toro ve özellikle Marv rolündeki Mickey Rourke baþta, tüm sanatçýlar çok iyi. Frank Miller ise yozlaþmýþ rahip rolünde kýsa bir gösteri sunuyor.
Bu tür filmleri sevenler "Günah Þehri"ni kaçýrmasýnlar, çok keyif alacaklar.[/QUOTE]

GÜNAH ÞEHRÝ ••••

(Sin City) Yönetmen: Frank Miller, Roberto Rodriguez Senaryo: Frank Miller Görüntü: Robert Rodriguez Müzik: John Debney, Graeme Revill, R. Rodriguez Oyuncular: Bruce Willis, Mickey Rourke, Clive Owen, Elijah Wood, Nick Stahl, Powers Boothe, Rutger Hauer, Benicio del Toro, Michael Madsen, Jessica Alba, Rosario Dawson, Britanny Murphy, Jamie King Warner Bros filmi. 
Atila Dorsay © Hürriyet Cumartesi




Gönderen Yunus, Pazar, 17 Temmuz 2005 16:26, Yorumlar(0)
Yorumlar


MKPNews ©2003-2008 mkportal.it
 

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it