Haberler

Haberler->Yeni Yayınlar->Büyülü Rüzgar 35: Düþen Yapraklar Ayý   
Büyülü Rüzgar 35: Düþen Yapraklar Ayý

Barbati ve Ramella'nýn çizdiði 35. sayýda, Manfredi bir kaçýþ öyküsü anlatýyor. Kýzýlderili gelenekleri, günlük yaþamý ve yazarýn maddi hayattan ayrý tutmadýðý ruhani inanýþlarý da beraberinde iþliyor. Ýki kadýn arasýndaki sýra dýþý aþk, her ne kadar tasvip etmesek de, kahramanlarý ya da bu aþkýn maðdurlarý ile empati kurmamýzý saðlayacak, bizi onlarla beraber heyacanlanýp, beraber üzülecek kadar güzel bir duyarlýlýk ve nezaketle iþlenmiþ. Cesur ve gözüpek ancak bir o kadar da insafsýz ve gururlu olan Brule Kabilesi savaþçýsý Sert Kabuk'un iki karýsý Güneþ Saçlý ve Çayýrda Dans Eden'in ondan kaçýþlarý esnasýnda, Sadakatsizler daðýnýn eteklerinde baþlayan diyaloglardan iki kadýn arasýndaki yakýnlýðýn derecesi anlaþýlýrken yorgun düþen Çayýrda Dans Eden'in Güneþ Saçlý'nýn dizine baþýný yaslayarak uyuduðu sahne bunu pekiþtiriyor. Güneþ Saçlý karakteri, hayatý boyunca mutluluðu yakalayamamýþ, hor görülüp maðdur edilmiþ ve kah beyaz kah Kýzýlderili erkeklerin zulmüne uðramýþ bir kaybeden. Köpek Savaþçýlarý çetesinden Kan Þeridi tarafýndan yakalanýp dereye atýldýktan sonra bir flashback ile onun geçmiþi hakkýnda önemli ayrýntýlarý; bir fahiþe olduðunu, evlenme vaadine inandýðý bir erkeðin ihanetine uðrayýþýný ve kocasý Sert Kabuk ile yollarýnýn ilk nasýl kesiþtiðini öðreniyoruz. Güneþ Saçlý'nýn kurtuluþ ümitlerinin ne olduðunu, acý gerçeklerden kaçabilmek için nelere tutunduðunu ileride Poe ile ateþin baþýnda aralarýnda geçen diyaloglardan anlýyoruz. Kýzýlderili mitolojisinde, kýstýrýlmýþ ve çaresiz kadýnlarý koruyan Ýki Yüzlü isimli kutsal ruh'a inancýndan deðil ama ümitsizliðinden dua edip yalvardýðýný anlatýyor. Mutluluðu bulacaðýna inandýðý ütopik "Kristal Þehir"e ulaþmak için de aþký ile beraber Sert Kabuk'tan kaçýyor. Manfredi, karakterinin bu yönü ile hayallerin ruhun vazgeçilmez ve yeri doldurulmaz bir ihtiyacý olduðunu, hayallerin insaný yaþamaya, savaþmaya, ayakta kalmaya ve sevmeye teþvik ettiðini vurguluyor. Ancak Güneþ Saçlý'nýn sonu hazin oluyor. Aradýðý mutluluðu ümitlerinin ötesinde yakalayabiliyor...
Çayýrda Dans Eden ise zayýf, yorgun bir karakter. Asla Kesmez'in anýsýnda, onu aydýnlatacak ayrýntýlarý buluyoruz. Kabilelerin bir araya geldikleri bahar þenliklerinde tören alaný açmak için otlarý ezen erkekler arasýndaki tek kadýn olan Çayýrda Dans Eden'in göz alýcý dansýndan etkilenen Asla Kesmez, onun dans etmediðini adeta doða ile bütünleþip çayýrýn kendisi olduðunu söylüyor. Þenlik gecesinin büyük bölümünde karþýlýklý konuþtuklarýný da söyleyen Asla Kesmez'den Çayýrda Dans Eden'in çocuk sahibi olmak istemediðini, eðer hamile kalýrsa belki de ruhu olan dans etme yeteniðini kaybetmekten korktuðunu, kocasýnýn ona zorla sahip olduðunu, bir çeliþki içinde olduðunu ve kýstýrýldýðý cendereden kaçýþ ümidi olmadýðýný öðreniyoruz. Hikayenin çarký da Çayýrda Dans Eden'in ekseninde dönüyor. Güneþ Saçlý'nýn aþýk olduðu o, Sert Kabuðun çocuðunu taþýyan o, Ýki Yüzlü'nün hayatýný kurtarmak için çabaladýðý yine o. Manfredi, yine onunla her türlü adaletsizliðe, acýya ve zulme raðmen yaþamýn süreceðini vurguluyor.
Asla Kesmez, hikayede diðer iki kadýn kadar aðýrlýklý yer almasa da göze çarpýyor. Gerçek ve insan bir karakter olan Asla Kesmez, "çaðdaþ" bir kadýn, saygý deðer bir önder. Ancak ayný zamanda halkýndan da birisi. Kuzeninin korkusunu dindirmek, endiþelerini yatýþtýrmak ve kararýný kolaylaþtýrmak için söylediði "Ama ebediyen çocuk kalamazsýn... Kimse seni evlenmen için zorlayamayacak. Benim gibi isteyenleri reddetmen yeter... Ve bedelini yüksek tutarsýn." cümleleri bunu vurguluyor.
Büyülü Rüzgar ise bu macerada, öne çýkan bir kahramandan daha çok geri planda kalan, Manfredi'nin kurgusu içinde ona yüklediði bazý görevleri yerine getiren bir oyuncu olarak beliriyor.
Hikayede, Kýzýlderili toplumunun adetleri, günlük yaþayýþlarý ve inançlarý da anlatýlmakta. Çocukluktan ergenliðe geçen, Hýzlý Tilki'nin öyküsünü dinlerken, Kuzey Amerika yerli kadýnlarýnýn, ergenlikle birlikte toplum içindeki rollerini kendilerinin belirlemeleri gerektiðini öðreniyoruz. Bunu hiçbir etki altýnda kalmadan kendi hür iradeleri ile yapmak zorunda olduklarýný, ritüel gibi belli katý kurallar dahilinde bu kararýn verildiðini ve hiçbir erkeðin bu esnada yanlarýna gelemeyeceðini, sonuçta ister evlenip anne olabildiklerini, ister çalýþan bir kadýn olarak kalabileceklerini, isterlerse bir savaþçý dahi olabilecekleri ve hatta bir kýz arkadaþ dahi seçme özgürlüðüne sahip olduklarýný ve de kararlarýný daha sonra tekrar gözden geçirip deðiþtirebileceklerini anlýyoruz. Evlenme kararý verenlerin, eþlerini kendilerinin seçtiklerini, kimse ile zorla evlendirilemediklerini, özgürlüklerinin ve toplum içindeki yerlerinin ne denli saygýn olduðunu, erkeðin malý deðil, baðýmsýz bir birey olduklarýný görebiliyoruz. Bu özgürlüklerin karþýsýnda ise evlilik dýþý çocuk sahibi olmanýn önüne geçilebilmesi için bekarete verilen önemi, erkeðin eþinden çocuðu olmuyorsa baþka bir eþ daha alma hakký bulunduðuna þahit oluyoruz.
Manfredi, bir söyleþinde ifade ettiði gibi ruhani olanla maddi olaný birbirinden ayýrmýyor. Kýzýlderili yaþamýna ait sosyolojik gerçeklikleri, didaktik olmaksýzýn, oldukça güzel bir üslupla ve de incelikle iþlerken, inanýþlar ve mitoloji de akýp giden gerçek yaþamdan kopuk olmaksýzýn ve o hayatýn bir parçasý olarak yansýtýlýyor. Bu hikaye içerisinde, Sert Kabuk'un annesi Büyük Gölge'den kaçan eþlerinin izlerini sürmek için yardým istemesi ile birlikte Büyük Gölge'nin kara büyüleri ile karþýlaþýyoruz. Büyü, kaçaklarýn yerlerini belirliyor. Ýki Yüzlü ise bir hayal figürü olmaktan çok çaresiz ve ümitsiz kadýnlarýn yardýmýnda olan bir Hýzýr gibi ortaya çýkýyor adeta. Hýzlý Tilki'nin korktuðu, kararsýzlýðý nedeniyle istemediði bir tercihe zorlamasýndan endiþen ettiði bir mit olarak onunla tanýþýrken, Büyülü Rüzgar'dan zor durumdaki iki kadýn için yardým isteyenin yine o olduðunu görüyoruz. Diðer alemle, öte boyutla gerçek yaþam arasýnda bir kopukluk deðil "Ýki Yüzlü" gibi figürler ile bir köprü kurulduðunu görüyoruz.
Manfredi'nin kurgusunda, heyecanlý ve keyifli bir western'in havasý da var. Sert Kabuk ve Köpek Savaþçýlar arasýndaki çatýþma bunun en çarpýcý kanýtý. Sert Kabuðun son Köpek Savaþçýsý'ný öldürüþü ile bu anlatým doruða ulaþýyor. Okurlarýnda heyecaný arttýran ve merakla, soluk soluða takip ettiren bir hava yaratabiliyor. Hüznün, kederin ve ayrýlýðýn aðýr bastýðý hikaye için sonbahar mevsimi ve Ekim ayý vurgusu yapmasý da göze çarpýyor. Manfredi karakterlerine uygun ve onlarýn hissiyatýný en iyi þekilde anlatan cümleleri de özenle seçiyor. Güneþ Saçlý ve Çayýrda Dans Eden arasýnda geçen ilk konuþmalarda ve son sahnelerde bu belirginleþiyor. Ancak usta hikayeyi çizimlerin gücüyle anlatmayý tercih ediyor, duygulardan, acýlardan ya da keyiften söz ederken aðýrlýk çizimlerde oluyor. Metinler þaþýrtmak, hayrete düþürmekten daha çok duygunun anlatýmý için bir aracý olarak kullanýlyor. Böylelikle, en dokunaklý sahnelerde dahi basit, kaba bir sentimentalizm havasý oluþmuyor, çarpýcý sözler bir söylev olarak algýlanmýyor.
Kapak ise 32. sayýdan beri bu iþi devralan Frisenda'ya ait.
33. sayýda Ýnci Aslýer, Büyülü Rüzgar'ýn kapak ressamý Pasquale Frisenda hakkýnda þunlarý yazmýþ:
"..Gelelim bu sayýnýn kapaðýna...Maceranýn resimleri Pavlov'a ait, ama kapak Pasquale Frisenda'nýn... Ve gördüðünüz gibi çok etkileyici. Bu genç ressam çok yetenekli bir kadýn. Evet þaþýrmayýn bu erkeksi, son derece hareketli resimleri çizen genç bir kadýn... Ýleride onun hakkýnda size daha detaylý bilgi vereceðim..." Sanýrýz Ýnci Haným Büyülü Rüzgar'ýn yeni kapak ressamý hakkýnda yanlýþ bilgiye sahip, neden mi?
UBC fumetti sitesinde Büyülü Rüzgar'ýn kapak ressamý Pasquale Frisenda'nýn resmini yayýnlamýþlar,
Ayrýca ubcfumetti sitesinde Pasquale Frisenda da ile yapýlmýþ bir söyleþi de var hatta: http://www.ubcfumetti.com/interview/0501.htm
Bu baðlantýda da otobiyografisini yazmýþ: http://www.ubcfumetti.com/data/Frisenda.htm

Yazan: Erdem Türköz (Kurtaran_Adam)
Bu yazýyý yazarken http://www.ubcfumetti.com/mv/35_r.htm baðlantýsýndaki yorumlardan yararlandým.

Resmin büyük halini görmek için resmin üstüne týklayýn!


Gönderen Yunus Çengel, Perşembe, 18 Ağustos 2005 03:20, Yorumlar(0)
Yorumlar


MKPNews ©2003-2008 mkportal.it
 

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it