Haberler

Haberler->Comics, Fumetti vs..->FABLES   
FABLES

Yazarý: Bill Willingham
Çok çok da uzun olmayan bir zaman önce Kýzýlay'da takýlýrken acaba Fables 1. cildi alsam mý yoksa almasam mý diye düþünen bir adam varmýþ... ve rasgele Dost kitapevine girip þöyle bir alt katýna bakmýþ, birde ne görsün Fables 1. cilt arada derede rafýn birinde duruyor.Bunun ilahi ( :roll: ) bir iþaret olduðunu düþünen adam, hemen almýþ cildi ve güzelce bir okumuþ, ama muradýna erememiþ çünkü 2. 3. 4. 5. 6. 7. ve 8. cildi de istiyormuþ.... :P

Willingham'ýn Eisner ödüllü serisi Fables, 1. cildinden gördüðüm kadarýyla çok yüksek potansiyellere sahip bir seri. (ki ileride o potansiyeli gösterip Eisner'ýný da almýþ zaten :) ) Vertigo tarafýndan yayýnlanmakta olan bu seride Willigham'ýn zihninden fýrlamýþ New York adýnda hayali bir þehirde, uzun zaman önce masal diyarlarýndan her þeylerini geride býrakmak zorunda kalarak sürgün edilmiþ, ve normal insanlar arasýnda yaþama ayak uydurmuþ klasik masal karakterleri ile karþýlaþýyoruz. "Fabletown" adýnda bir örgütleri var ve normal insanlardan gerçekte kim olduklarýný saklýyorlar. Fabletown'a üye olanlar insan karakterler yada büyü ile insan kýlýðýnda dolaþanlar, birde "Fablefarm" var. Orada da insan formu alamayan karaterler yaþýyorlar. Açýkçasý 1. cildi okuduktan sonra klasik masal karakterlerinin bir kýsmýný bilmediðimi fak ettim... mesela Bluebeard, evlendikten sonra düðün gecesinde evlendiði kýzlarý öldüren bir masal karakteri ( tabi neden küçükken anlatmadýklarý, yada bir yerde bulupta okuyamadýðým belli oluyor. :) ) sonra Snow White'ýn kardeþi Rose Red var... (Rose Red?) Açýkçasý hikayeden bahsedip de okumayý düþünen arkadaþlarýn zevkini öldürmek istemiyorum. Ama ufak tefek örnekler vermek gerekirse, mesela karakterler hepimizin çocukluðundan bildiði naif kiþiliklerine pekte sahip deðiller. :D

Fablelarýn her yýl düzenledikleri ve eski günleri andýklarý geleneksel baloda, Pinocchio ve yanýna gelen güzel sarýþýn bir kadýn ( %99.99 Onu insan yapan Mavi Peri. Bir yerde belirtilmiyor, ama bariz yani) arasýndaki sohbet :

Kadýn: Meraba, Pinocchio. Seni bir süredir göremedim. Partiden keyif alýyor musun ?
Pinocchio: Hayýr. Kesinlikle iyi vakit geçirmiyorum, hiçbir zaman bu aptal kutlamada iyi vakit geçirmedim.
Kadýn: Öyleyse neden her yýl geliyorsun ?
Pinocciho: Çünkü, Er yada geçek, beni gerçek bir çocuða çeviren Mavi Peri bu partilerin birinde yüzünü göstericek, ve bende onun güzel kýçýný tekmeliycem.
Kadýn: Neden? senin hep gerçek bir çocuða dönüþmek istediðini düþünmüþtüm.
Pinocchio: Tabiki istedim. Fakat kim sonsuza kadar bir çocuk olarak kalmam gerekeceðini bilebilirdi ki ? sarsak sürtük dileðimi tam anlamýyla dümdüz gerçekleþtirdi. 300 yaþýndan büyüðüm ve hala ergenliðe girmedim. Büyümek istiyorum.. (Yazdýklarýmda Pinocchio'nun söylediklerinin biraz yumuþatýlmýþ halidir. :D )

Willingham, kullandýðý klasik karakterlerin hepsine kendine özgün, derinliði olan kiþilikler vermiþ, ve Dünya'daki yaþamlarýnýn geldiði son noktada "sonsuza kadar mutlu yaþadýlar dan" gayet uzak ve güzel bir konumdalar.
Saf ve temiz hiç bir þeyin var olamayacaðý bu Dünya'da günlük problemlerle uðraþýyorlar ve bunun yanýnda olayýn ayaklarý yere basmayan bir tarafý da var tabi, Sonuçta masal karakterlerinden bahsediyoruz. Açýkçasý bu karýþým benim inanýlmaz derecede hoþuma gidiyor. Özellikle iyi ellerde tadýndan yenmez bir lezzet. Gerçekçi bir zeminde ayaklarý yere basmayan öðeleri de içinde barýndýran hikayeler. (zaten ayaklarý tamamen yere basan hikayeyi napýyým :P , tabi bu deðiþkenlik gösteren bir þey aslýnda, mesela Batman'de her þeyin %85 ayaklarýnýn yere basmasýný isterim, çünkü karakterde doða üstü olan bir þey yok, bir adamýn var olan bir öðeye, suça karþý savaþý. Bunu yaparken doðaya meydan okuyup sýnýrlarýný aþma, daima olabildiðinden daha iyisini olma çabasý. Ýþte buda beni büyülüyor... Yada hikayenin ayaklarýnýn yere basmasýna da gerek yok, mesela Miyazaki'nin "Howl's Moving Castle", harika bir film, daha önce hiç görmediðim orjinal bir sürü öðeyle birlikte 1dakika bile ayaklarý yere basmadan uçurak bir çok insani duygudan bahseden, basma kalýp iyi ve kötüler bulundurmayan klasik olmaya aday bir masal. Hmmm... pardon :) .... Fable diyorduk. :P ) Zaten mesele ayaklarýnýn nereye bastýðý deðil, neyi ne kadar anlattýðý aslýnda. Fable 1. cilt bir fanstastik dedektiflik hikayesi, Bigby'ýn ("kýrmýzý baþlýklý kýz" ve "üç küçük domuzcuk"daki kötü ve talihsiz kurt ) Snow White'ýn kardeþi Rose Red'in cinayetini araþtýrmasý üzerine geliþen bir hikaye. (Bigby... kanunun yanýnda...) Hikayede karakterlerin geçmiþlerini geride býrakýp, seçtikleri yeni yollar gayet þaþýrtýcý olabiliyor. Kýsaca bu yazýyý bir yere baðlamak gerekirse, Fables'ý beðendim (valla :P ) ve tavsiye ediyorum. Fantastik hikayelerden hoþlanan herkesin denemesi gereken bir seri.


Çizgi Roman ciltleri ile ilgili yazýlarý Kahramanlar 2 bölümünün Ciltler alt baþlýðýndan takip edebilirsiniz.




Gönderen Gotham Knights, Cuma, 01 Aralık 2006 12:41, Yorumlar(0)
Yorumlar


MKPNews ©2003-2008 mkportal.it
 

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it