Haberler

Haberler->Sinema da ÇR->300 yarýn Sinemalarda   
300 yarýn Sinemalarda

Frank Miller ve Lynn Varley tarafýndan hazýrlanmýþ olan 300 tam bir çizgi roman klasiði. Herbiri tablo niteliðinde hazýrlanmýþ son derece etkileyici çizimlere ve sade bir anlatým tarzýna sahip. Ama 300'de aktarýlan hikayedeki tarihsel olay gerçek tarih deðil, bu diðer hikayelerinde olduðu gibi Miller’ýn kendi hikaye tarzýna sokarak anlattýðý bir olay. Bu nedenle filmi izlerken gerçek bir tarihsel olay diyerek bakarsak yanýlýrýz. Ülkemizde yarýn gösterime girecek olan 300 ABD'de 9 Mart'ta gösterime girdi ve ilk haftasýnda 70 milyon dolar rekor bir hasýlat yaparak maliyetini karþýladý bile.

300 filmi ile Frank Miller ve Lynn Varley ikilisinin hazýrlamýþ olduðu 300 çizgi romaný da Türkçe olarak yayýnlanacak.


Yüzlerinde gümüþ rengi maskeleri, ellerinde devasa palalarýyla, homurtular içindeki canavar güruhu tepeden aþaðý dalga dalga ilerliyorlar. Önlerindeyse, üzerlerinde yalnýzca bronz miðferleri, kan rengi pelerinleri ve kasýklarýný örten peþtamallarý bulunan ve yaklaþan dehþet verici kalabalýða raðmen umursamaz görünen bir avuç adam duruyor. Ordular birbirine giriyor, savunmadakiler ileri atýlýyor, kýlýçlar ve mýzraklar havada uçuþuyor. Keskin palalarýn ve devasa kalkanlarýn azameti altýnda ezilen maskeli vahþiler geri çekiliyor. Saldýran taraf toparlanýp tekrar harekete geçmeye hazýrlanýrken tüm bu patýrtýnýn gerisinden bir ses yükseliyor: "Kestik!" Ýþte size 300 Spartalý'nýn curcunah dünyasý.

Frank 'Sin City' Miller'ýn ayný adlý grafik romanýndan uyarlanan 300 Spartalý, yönetmen Zack Snyder'ýn sürpriz bir baþarý yakalayan çalýþmasý Ölülerin Þafaðý'ndan (Dawn Of The Dead) sonraki ilk filmi. Ancak bu kez Miller yarasa kýyafetli Kara Þövalyelerle haþýr neþir olmuyor. M.Ö. 480 yýlýnýn Yunanistan'ýnda geçen 300 Spartalý, Thermopylae Savaþý'nýn gerçek hikayesini konu alan epik bir film. Hikayeye göre, baþýný 300 seçkin Sparta savaþçýsýnýn (bunlara hoplite deniyor) çektiði küçük bir Yunan birliði ve acýmasýz liderleri Kral Leonidas, üç günlük þiddetli bir çatýþmanýn ardýndan, Yunanistan'ý 'Krallar Kralý' Xerxes'in hakimiyetine sokmayý amaçlayan 250.000 kiþilik iþgalci Pers ordusunu durdurmayý baþarýr.

Bu olay Batý medeniyetinin tarihindeki dönüm noktalarýndan biri zira Spartah'lar bu kadar uzun süre dayanamasaydý muhtemelen dünya çok farklý bir yer olacaktý. Gelgeldim Empire'ýn tanýk olduðu þey, sýradan bir Ýskender ya da Truva tasviri ya da parlatýlmýþ debdebeli bir tarih dersi deðil. Burada tarih, Frank Miller'ýn sapkýn zihninden süzülüp geliyor, elbette ki Günah Þehri'rinin yaratýcýsýndan bekleyeceðiniz tüm o stilize aþýrýlýklarla birlikte.

Günah Þehri'nde olduðu gibi bu filmde de yönetmenin öncelikli kaygýsý, Miller'ýn grafik romanýnýn keskin, ayrýksý görünümüne (siyah-beyazýn yerini burada kan kýrmýzýsý ve bronz rengi alýyor) mümkün olduðunca sadýk kalmak olmuþ. Tam da bu yüzden çekimler bir yaz günü Malta sahillerinde deðil de, Montreal'de eski bir demiryolu hangarýnda, aralýk ayýnýn insanýn içini titreten soðuðunda gerçekleþtiriliyor.


"Kesinlikle çok fazla þiddet var!" - Zach Snyder, Yönetmen

SPARTALTLARIN ÜST ÜSTE YIÐDIÐI ÇÜRÜMÜÞ CESETLERÝN MEYDANA GETÝRDÝÐÝ DEHÞET VERÝCÝ BARÝKATIN GÖLGESÝNDE DÝKÝLEN SNYDER UZUN SÜRE KAYIP ÇOCUKLAR ÞEHRÝ'NDEN (LA CITEDES ENFANTS PERDUS), YAZAR LEMONY SNICKETTAN VE DEVASA FÝLM SETLERÝNDEN BAHSETTÝKLERÝNÝ SÖYLÜYOR.

"Tüm bunlarý dijital olarak yapabileceðimiz noktaya daha yeni ulaþtý teknoloji. Böyle bir þeyi tasarlamamýzý mümkün kýldý. Bu son derece ciddi bir film. ama içine bir miktar ironi ve eðlence katmanýza fýrsat veren bir tarzý var."

Snyder bir þeylerin farkýnda. Truva (Troy) ve Büyük Ýskender (Alexander) gibi filmler, yüzlerce kiþilik kadrolarý ve Fas, Malta gibi yerlerde kurulan akýl almaz setleriyle devasa bütçeleri yiyip bitiriyor. Onun tek yapmasý gerekense, tüm ekibi çok daha az aksesuarla bir sahnede toplamak. Hem böylesi, geleneksel epik film çekme tarzýndan çok daha az yorucu.

"Büyük epik filmleri yapmanýn tek yolu artýk bu mu?" diye soruyor kendi kendine. "Bizim için doðru olan buydu, ama baþkalarý için de öyle midir bilmiyorum. Daha ucuz olduðuna þüphe yok. bu yüzden kendimize özgü bir tarzýmýz da var. Sanki gerçek olaylarý almýþýz da mitolojik hikayelere dönüþtürmüþüz gibi. hani þu kamp ateþi etrafýnda anlatýlan türden hikayelere. Bizi Antik Yunan'a götüren bir zaman makinesi deðil bu. Masalcý amcanýn dudaklarýndan dökülen bir masal. Biz bu masalýn çizim gibi görünmesini istedik ve bugünün görsel efektler dünyasýnda, buz gibi soðuk gerçeklik yerine bu estetiði yakalama þansýmýz var."

Snyder söylediklerini ispat etmek için. Empire'ý sanat departmanýnda bir tur atmaya davet ediyor. Gerçekten de burada sanki gerçeklik kapýdan içeri girmemiþ. Grafik romanlardan imgeler duvarlarý süslüyor, hemen yaný baþlarýnda ise storyboard taslaklarý ya da neredeyse sona ermiþ çekimlerden görüntüler. Filmin bu kendine özgü görünümünü Snyder'ýn yaptýðý orijinal çekimlere ve ardýndan gelen post-prodüksiyon çalýþmasýna borçluyuz. "Esas olarak siyah rengi eziyor, beyazlan öne çýkarýyor ve kontrastý daha da vurguluyoruz." diye açýklýyor filmin sanat yönetmeni Jim Bissell. Böylece setin parlak renkleri Miller'ýn kitabýndaki altýnsý mat tonlara dönüþtürülüyor, bu da ortaya çýkan ürüne bir tür sulu boya havasý katýyor. Film romana o kadar sadýk ki, fýþkýran kan görüntüleri daha sonra selüloit üzerinde çoðaltýlmak üzere tarayýcýlara havale edilmiþ.

Bunun sonucunda ise oyuncular (örneðin Leonidas rolünde Gerard Butler, asker Dildos rolünde David Wenham ve Tanrýsal Pers Ýmparatoru Xerxes rolünde Rodrigo Santoro) boþluklarý doldurmayý hayal güçlerine býrakarak, yeþil bir ekrana karþý sözlerini haykýrýp kýlýçlarýný sallamak zorunda kalmýþlar. Boþluk derken ne mi kastediyoruz? Milyonluk Pers ordusu (Miller, sayýlarý abartmasýyla meþhur Yunan tarihçi Herodot'un tasvirini birebir almaktan çekinmemiþ), devasa bir sahil görüntüsü, bir deniz savaþý ve 300 kiþilik Sparta ordusunun büyük çoðunluðu, ki aslýnda çekimlerin çoðunda sette sadece 40 kiþi varmýþ. Oyunculardan ve dublörlerden oluþan 40 kiþi.


AH TABÝÝ SPARTALILAR... MÝLLERÝN GRAFÝK ROMANINI OKUDUÐUNUZDA KADÝM DÜNYANIN BU YENÝLMEZ SAVAÞÇILARINA DAÝR ÝLK FARK EDECEÐÝNÝZ ÞEY KILIK KIYAFETLERÝ OLACAK.

Daha doðrusu bunlarýn noksanlýðý! Metal göðüslükler ve deri etekler þeklindeki alýþýlagelmiþ üniformayý göz ardý eden Miller, hoplitelerini suspansuvar, pelerin ve birkaç deri baðla donatmayý yeterli görmüþ. Snyder'ýn (tarihsel olarak daha doðru olan) geleneksel gladyatör tarzýna geri döndüðünü düþünebilirsiniz, ama setteki yemek çadýrýnda deri peþtamalýn esasen neye tekabül ettiðini anladýðýmýzda durumun bu olmadýðý da ortaya çýktý.

"Bu bir peþtamal deðil, bir bacak arasý askýsý!" Þu anda Kanada iklimine uygun, çok daha az dikkat çekici kýyafetler giymiþ olsa da, Empire kýyafeti tarif etmeye çalýþtýkça Gerard Butler sahte bir öfke ifadesi takýnýyor. "Ha peþtamal, ha bacak arasý askýsý! Baþta bazý sorunlarým oldu aslýnda ama artýk takmýyorum kafayý. Ýlk giydiðimde üzerimde pelerin de yoktu, sadece ayakkabýlar, siyah çoraplar ve deri bir bacak arasý askýsý. Etraftaki sýrýtmalarý görebiliyordum ve bunu aylarca çekmek zorunda kaldým. Ama iþin komiði artýk kimse dönüp bakmýyor bile, benim de hiç aklýmdan geçmiyor. Hem bu kadar sýký vücut çalýþtýðýnda görünüþünle gurur duyuyorsun. Her fýrsatta etrafta çýplak dolaþmaktan hiçbir þikayetim yok, ne de olsa bu film biter bitmez hepsi geride kalacak." Spartalý'larýn bu çarpýcý kreasyonu, filmin fýzik-kondisyon çalýþtýrýcýsýnýn herhangi bir talim çavuþundan çok daha sert ve acýmasýz olmasýný gerektirmiþ, sonuçta oyuncularýn mükemmel birer 'bikini bedeni'ne sahip olmasý gerekiyor. Butler ve oyuncularý, üç yorucu ay boyunca Los Angeles'ta, klimasýz bir odada, günde altý saat çalýþtýrma görevi Birleþik Devletler Ordusu Özel Operasyon Birimi'ne danýþmanlýk yapan eski daðcý Mark Tvvight'a verilmiþ. "Kural bir: kimse incinmeyecek!" diyor, yüzünde korkutucu bir gülümsemeyle. "Ama bu ilk kuralý birkaç defa çiðnemek zorunda kaldýk. Zaman zaman kasýklarda çekmeler oldu, burkulmalar yaþandý, bol bol acý ve bir miktar da kusmuk vardý. Ama herkes yakýndan takip edildi ve kimsenin ciddi bir sakatlýk yaþamasýna izin verilmedi. Herhalde bir sigorta da söz konusuydu bunun için."


TÜM BU ACILAR SADECE GÖSTERÝÞ ÝÇÝN DEÐÝLDÝ; ý SPARTALTLARIN YAÞAM ANLAYIÞINI DOÐRU BÝÇÝMDE '.YANSITMAK ÝÇÝN ELZEMDÝ. SONUÇTA PROFESYONEL • ASKERLERDEN OLUÞAN BÝR ORDUDAN, KENDÝLERÝNÝ DÜÞMANLARINI TEPELEMEYE ADAMIÞ BÝR ULUSTAN ^BAHSEDÝYORUZ.

"Kimi yönleriyle bu kahramanlar daha çok birer kötü adam gibi," diyor Butler. "Kesinlikle kazanacaklarýný düþünüyor hergeleler. Þayet ölseler dahi kendilerini kazanmýþ sayacaklar, çünkü sevdikleri þey


Gönderen Yunus, Perşembe, 15 Mart 2007 02:36, Yorumlar(3)
Yorumlar
CaMaDaM
24 Mar 2007
çokk güzel bir filmdii..
Ronin47
17 Mar 2007
Bu arada 300 çr olarak piyasaya sürüldü!!!!!!!!!!!
Keri
15 Mar 2007
Olay aslında gerçekten yaşanmış bir olaydır ama Frank Miller abimiz bu çarpıcı tarihi olayı fantastik öğeler katarak biraz değiştirmiş ama genel olarak 300 Spartalı, koca Pers ordusunu tarihte de yenmiştir. Tabii bu 300 savaşçının yanındaki kölelerini saymıyoruz bu durumda. : )))


MKPNews ©2003-2008 mkportal.it
 

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it