Haberler

Haberler->Basında ÇR->Leonidas'ýn yiðitleri   
Leonidas'ýn yiðitleri

 Frank Miller'ýn 1998 tarihli çizgi romaný '300' bizde de raflara yerleþirken, eserin beyazperde uyarlamasý sinema salonlarýna çizgi roman ruhu serpiyor

Çizgi roman dünyasýnýn yýldýzlarýndan Frank Miller'ýn (Sin City, Elektra, Daredevil, Ronin), 1962 yapýmý Rudolph Maté filmi '300 Spartalý Kahraman'ý izleyip hikâyeye hayran kalmasýnýn ardýndan 1998'de yazýp çizdiði, ressam Lynn Varley'nin de boyamasýný yaptýðý 300, MÖ 480'de gerçekleþen Termofili Savaþý sýrasýnda Pers Kralý Zerkes'in devasa ordusuna karþý direnen Kral Leonidas'ýn 300 Spartalý savaþçýsýnýn destansý öyküsünü anlatýyor.
Büyük boy ciltli bir albüm olarak yayýmlanan ve hikâyenin kanlý atmosferini eksiksiz biçimde yansýtan bir boyama tekniðiyle renklendirilmiþ olan bu eser, tarihsel gerçeklerden yola çýkmasýna karþýn, çizgi romanýn abartýyla vücut bulan dinamiklerinden de fazlasýyla nasibini alýyor. 1962 yapýmý filmde yine ayný olay anlatýlmasýna karþýn, daha ayaklarý yere basmaya çalýþan bir görünüm söz konusuydu. Oysa ki Miller'ýn çizgi roman versiyonunda her þeye ve herkese çok daha 'süper kahraman' olma modelinden yaklaþýlýyor ve fantastik geleneðinden ödünç alýnmýþ kimi unsurlar da çarpýcý biçimde hikâyedeki yerini alýyor.
'Tarihin deformasyonu' handikabý, birçok yapýtta karþýmýza çýktýðý gibi burada da kendini gösteriyor. Ancak 'kesin' gerçeklerin (ki bunlar oldukça sýnýrlý) olabildiðince korunup, çizgi romanlardaki 'kahraman' olgusunu öne çýkaran, hatta onu görünen dünyanýn tepe noktasýna yerleþtiren bir biçem var 300'de. Böyle bakýldýðýnda, hikâyenin faþizan bir vurguyla vücut bulduðunu, Spartalý savaþçýlarý birer 'üstün ýrk' mahsülü olarak gösterdiðini iddia etmek de mümkün. Ama kahramanlarýný üstün özelliklerle donatmak ve onlarý diðerlerinden büyük oranda ayýrmak, süper kahraman yaratma fabrikasý niteliðindeki çizgi romanlarýn temel özellikleri arasýnda. Baþka türlüsü, gerçekçi geleneðin tekipçisi olmayý gerektiriyor, ki bu da bambaþka bir yöne doðru akýtýr anlatýlanlarý. Frank Miller'dan bu türden bir yaklaþým sergilemesini beklemekse haksýzlýk olurdu doðrusu.
300'ün Batý ve Doðu medeniyetlerini nasýl gördüðü meselesine gelince... Bu noktada, bakýþ açýsýnýn Batýlý yansýmalarýnýn aðýrlýk kazandýðýný, Doðulu unsurlara karþý bir miktar 'kuþ uçuþu' bakýldýðýný söyleyebiliriz. Batýlý kahramanlar hem 'süper' hem de mazlum olmalarýna karþýn, Doðulu düþmanlar 'yaratýk' kývamýnda birer 'içi boþaltýlmýþ güç' olarak resmediliyor hikâyede. Devasa bir orduya sahip olmalarýna karþýn, bu gücü çizgi romanýn hiçbir sayfasýnda hissetmek mümkün olmuyor. 300 Spartalý kahraman, nicelik olarak zayýf görünmeleriyle birlikte nitelik savaþýnda düþmanlarýnýn fazlasýyla üzerinde bir yerlerde duruyorlar. Belki ayný noktaya geri dönmek gibi olacak, ama çizgi romanlarýn etki yaratma hamlelerinden biri de bu 'güç dengesizliði' üzerine kurulu, ki buradaki dengesizliðin altyapýsý tarihsel gerçeklerde yerini almýþ durumda.

Beyazperdeye kan yaðýyor
Zack Snyder'ýn yönettiði '300'ün sinema versiyonu ise, Frank Miller'ýn çizgi romanýna sadýk bir uyarlama olarak dikkat çekiyor. 'Sin City' uyarlamasýnda olduðu gibi 'hareketli bir çizgi roman' görüntüsündeki film, her karesi özenle cilalanmýþ bir iþçilik harikasý. Sayfalardan yansýyan kan kokusu, burada bir 'kan yaðmuru'na dönüþüyor ve hikâyenin 'acýmasýz' yapýsýna uygun bir görünüm karþýmýza çýkýyor. Kimi eklemeler ve çýkarmalar olmasýna karþýn, Miller'ýn dünyasýndan yansýyan ruha sýký sýkýya tutunan bir atmosfer söz konusu burada. Dolayýsýyla çizgi roman için dile getirdiðimiz argümanlarýn her biri film için de geçerli, hem de fazlasýyla.
Bir kahramanlýk hikâyesi anlatýrken 'nesnel' olmak gibi bir kaygý taþýmanýn zor olduðunu kabul etmek gerek. Hele ki anlatmaya çalýþýlan þey, 'destan' kývamýnda bir savaþýn içine çekiyorsa sizi, böylesi bir beklentinin 'boþ hayal'den öte bir anlamý olmadýðý da açýk seçik görülebilir. '300 Spartalý'nýn bir çizgi roman uyarlamasý olduðunu unutmadan yapýlacak her türlü yorumu deðerli buluyoruz, ancak alt metinleri okuma kaygýsýnýn uç noktalara savrulmasýyla ortaya çýkan 'tespitler'in çoðu zaman kadrajdan taþtýðý görülüyor, ki bu da 'hedef þaþýrtma'yý getiriyor peþi sýra. Örneðin filmin anlattýklarýný bir 'alegori' olarak görüp, bugünün dünyasýyla baðlantýlar kurmaya çalýþmak, pek de yenilir yutulur sonuçlar doðurmuyor. Öte yandan öykünün faþizan yanýna ya da Doðu insanýna bakýþýna vurgu yapmak, kaçýnýlmaz gibi görünüyor ve 'doðru' bir yaklaþýmýn izini sürüyor. Ama bu yaklaþýmýn çizgi roman dinamiklerinden tümüyle baðýmsýz seyrettiðini de söylemeden geçmeyelim.
Sonuç olarak, '300 Spartalý'yý günümüz sinema teknolojisinin her türlü zenginliðinin ustaca kullanýldýðý etkili bir uyarlama olarak kabul edebiliriz. Plastiðiyle hayranlýk uyandýran bu çalýþma, 'süper kahraman' modelini tarihsel karakterler üzerinden giderek gerçeklikle buluþturuyor. Belki de bu yüzden çok tartýþýlýyor, çeþitli sonuçlar çýkarma çabasý içine giriliyor, öküz altýndaki buzaðýlarýn sayýsýný artýrma mücadelesi yaþanýyor. Bu arada, filmin sinema sanatýna yaptýðý katký da es geçiliyor tabii...


300
Frank Miller, Lynn Varley, Çeviren: Hazel Tulgar, Drubak Medya, 2007, 85 sayfa, 27.5 YTL.


Radikal Kitap - Murat Özer - 13/04/2007




Gönderen Yunus, Cumartesi, 14 Nisan 2007 11:37, Yorumlar(0)
Yorumlar


MKPNews ©2003-2008 mkportal.it
 

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it