Haberler

Haberler->Röportaj->2008 New York Çizgi Roman Fuarı'nda Neil Gaiman Söyleşisi   
2008 New York Çizgi Roman Fuarı'nda Neil Gaiman Söyleşisi

New York Çizgi Roman Fuarı 2008 etkinlikleri kapsamında 18 Nisan 2008 Cuma akşamı, Çizgi Roman Yasal Savunma Fonu (Comic Book Legal Defense Fund - CBLDF) tarafından bir Neil Gaiman söyleşisi gerçekleştirildi ve CBR News size bu söyleşinin tüm detaylarını sunuyor. CBLDF yöneticisi Charler Brownstein şeref konuğu olan Neil Gaiman’ı izleyicilere takdim etmesi için aktör Bill Hader’i sahneye davet etti.

Hader Stephen King, Ray Brudbury ve Richard Matheson gibi korku ustalarını okuyarak büyüyen bir aktör. Aynı zamanda bir çizgi roman sever olan Hader Alan Moore’un “Swamp Thing”’ini görür görmez hemen listesine dahil etmiş. Bir arkadaşı aktörü “Duman ve Aynalar” (Smoke and Mirrors) adlı eseri vasıtası ile Neil Gaiman ile tanıştırmış. Hader bu arkadaşına daha sonra şöyle demiş : “Kitabı okudum ve içimden yazarına teşekkür ettim. Uzun süredir beklediğim şey tam buydu” Aktör bundan sonra “Sandman”in ilk kitap baskısı ile devam etmiş.

Kitabı bitirir bitirmez Hader’i Will & Grace’ den Megan Mullally telefon ile aramış ve kendisini “Cumartesi Akşamı Canlı Yayını” programının sunucusu Lorne Michaels’a övdüğünü söylemiş. Hader bir Gaiman kitabı daha okumuş ve tam aynı yerde bir telefon daha almış: Lorne’nin ofisinden birisi aktöre bir sonraki gün New York’a uçup Michaels ile buluşmasının mümkün olup olmadığını sormuş. Hader kitaba bakmış ve içinden şöyle demiş : “Gaiman!”

  New York Çizgi Roman Fuarı 2008 etkinlikleri kapsamında 18 Nisan 2008 Cuma akşamı, Hader Michaels ile hızlı bir görüşme olur diye tahmin ediyormuş, ama görüşmenin sonlarına doğru SNL’nin (Saturday Night Live – Cumartesi Akşamı Canlı Yayını) yöneticisi kendisini haftasonu kalması ve şovun hazırlanmasını izlemesi için davet etmiş. Hader içinden zafer edasıyla yinelemiş : “Gaiman!”

Ve Michaels sonunda aktörden sesini kullanmasını ve yeteneklerini göstermesini istediğinde, Hader arka cebinde taşıdığı “Asla Olmayan Yer” (Neverwhere) kitabını çıkarmış ve bu kitaptan bölümler okumuş.

İki hafta sonra bir film setinde Hader, Seth Rogen ve Evan Goldberg’le karşılaşmış ve kendi aralarında çizgi roman üzerine konuşmaya başlamışlar. Üçlü “Sandman” üzerine konuşurlarken Rogen Hader’e yazar kadrosunun o sıra üzerinde çalıştığı bir projedeki rol için biçilmiş kaftan olacağını söylemiş. Bu projenin “Superbad” olduğu sonradan ortaya çıkmış. Daha sonra Hader Rogen’e niçin kendisinde karar kıldıklarını sorduğunda kendisinden şu içten yanıtı almış : “Çünkü Neil Gaiman okumayı seviyorsun”

Hader konuşmasında Gaiman ile bir defasında bir Kafe’de tanışma şansını yakaladığını ve yaşayan çizgi roman efsanesinin aktörün iki saatlik geyiğine nasıl sıcakkanlı bir şekilde karşılık verdiğini anlattı. Hader, çoğu zaman gerçek hayat kahramanlarının yüzyüze gelindiğinde beklentileri karşılamadığını bildiğini ama Neil’in kafasında canlandırdığından daha da iyi çıktığını ifade etti.

Bu son cümlesinin hemen ardından Hader Neil Gaiman’ı sahneye davet etti. Gaiman sahneye çıktı ve ilk iş olarak seyircilere bir duyuru yaptı : sadece bir saat önce Gordon Lee davasında jüri çizgi roman satıcısına karşı açılan davayı düşürmüştü. Gaiman bu dava hakkında şu bilgiyi verdi : yedi yıl önce Georgia’da Lee, yanında çalışanlardan birinin dokuz yaşındaki bir çocuğa Pablo Picasso’yu nü çizerken resmeden bir çizgi romanı satması iddiası ile tutuklanmıştı. Çizgi Roman Yasal Savunma Fonu (Comic Book Legal Defense Fund - CBLDF) bu dava sırasında yıllarca uğraştı ve 100 000 $’dan fazla para harcadı ve sonunda çizgi roman satıcısının suçsuzluğu ispatlandı. “Bu davayı maddi ve manevi olarak destekleyen siz ve sizin gibi insanlar sayesinde Lee şu anda hapishanede değil, hepinize teşekkür ediyorum” dedi Gaiman.

Sonra Gaiman önce kendi öykülerinden biri olan “Sosislerin Geldiği Gün”ü okudu, daha sonra “Portakal” adlı öyküsünü seslendirdi. Gaiman bu öyküyü adı “Yıldızlı Gedik” olan ve kısa öykülerden oluşan bir kitap için yazmıştı. Gaiman kitabın bitmiş halini teslim etmek için Avustralya’ya uçarken bu öyküyü de yazmış ve kitaba sığdırmıştı. Gaiman öyküyü uçak yolculuğunun ilk ayağında yazmış ve hemen editörüne email ile yollamış ve editörü de Gaiman ulaşana kadar öyküyü okumuştu.

Gaiman daha sonra “Tamamen Bilimsel Kalıplar İçindeki Bir Deney” adlı öyküyü okudu ve bu öyküsü için bir bardak suyu prop (sahne dekoru) olarak hazırladı. Gaiman öyküyü alkolün yaratıcı bir yazar üzerindeki etkileri olarak tarif etti ve bu noktadan sonra bahsi geçen bardaktan fasılalarla yudumlar almaya başladı.

Daha sonra Gaiman dinleyicilerin panel başlangıcında hazırladığı sorulara göz atmak için 15 dakikalığına bir perde arkasına geçti. Gaiman’ın seçtiği ilk soru iki parçalı bir soruydu : (1) yazar burnunu mu kırmıştı ve (2) Alan Moore bir büyücü müydü ? Gaiman burnunun kırılmadığını ve köpeğini eğitirken köpeğin beklenmedik bir hareketi sonucu burnunun yaralandığını ifade etti. “Ama allahtan aile doktorum Moore’un yazdığı bir roman hakkında soru sormak üzere evime doğru yol alıyordu ki muhtemelen bu da Moore’un bir büyücü olmasından kaynaklanıyordu.” Gaiman köpeğini hala sevdiğini ekleyerek bu soruyu yanıtlamış oldu.

Diğer bir hayranı Gaiman’a çizgi roman işine nasıl girdiğini sormuştu. “İnsanlar oralarda bir yerlerde bazı alkoliklerin bir şeyler gerçekleşmesi için beklediğini söylüyorlar” (Yani bu iş durup dururken ortaya çıkmadı demek istiyor-çeviren) Yedi yaşında iken Gaiman’ın eline yedi kutu Amerikan çizgi romanı (comics) geçmişti. Tüm yaz mevsimini aralarında Silver Surfer’ın ilk kez ortaya çıktığı macera da bulunan Marvel ve DC çizgi romanlarını okuyarak geçirmişti ve sonrasını ise tüm dünya biliyor.

Bir hayranı Gaiman’a küçükken büyüyünce ne olmak istediğini sormuştu. “Yazar olmak istemediğim bir zamanı hatırlayamıyorum. Ama çocukken bunun yazarak yapılabileceğini düşünmemiştim.” Neil şöyle bir teori geliştirmişti : Yüzüklerin Efendisi kitabını yanından hiç ayırmadan dolaşsaydı ve bir zaman yarığından geçerek bizim dünyamızın tıpkısı olan ama Yüzüklerin Efendisi’nin yazılmadığı ve tek kopyasının elinde bulunduğu bir dünyaya düşseydi “bir yetişkine bu romanı yazdırmak zorunda kalırdım.” 13 yaşına geldiğinde Gaiman başka bir plan yapmıştı : Değişik zaman ve mekanlardan diğer yazarları zorla kaçırarak kendi tasarladığı dev üçlemeleri yazdıracaktı. Ama sonunda Gaiman bir yazar olmanın tek yolunun yazmaktan geçtiğini anlamıştı.

Bir diğer hayranı Gaiman ve eşinin kızlarına niçin Madeleine ismini koyduklarını sormuştu. Gaiman bu ismi koyma fikrine karnı burnunda karısı ile oturmuş ortalığa olası isimler fırlatırken ulaştıklarını söyledi. İsimlerden hiç birisi kulağa tam oturmuyordu ve bezgin karısı şöyle demişti “Eğer bir isim daha söylersen seni boşarım” Tam bu sırada Gaiman Madeleine ismini önerdi ve karısı yanıt verdi “Tamam bunu sevdim”

Bir sonraki soru aslında bir soru değil bir ricaydı. Bir hayranı şöyle yazmıştı : “6 numarada çok tatlı ve hoş bir kız oturuyor, telefon numarasını benim için alabilir misiniz ?” Gaiman hemen çöpçatanlık içine soyundu ve 6 numarada oturan kız memnuniyetle telefon numarasını Gaiman vasıtası ile soruyu soran gence verdi.

Bir sonraki soruda bir hayranı Gaiman’a hayatı boyunca bir hayranı tarafından sorulmuş en garip sorunun hangisi olduğunu soruyordu. Gaiman bir &


Gönderen Yunus, Salı, 22 Nisan 2008 15:14, Yorumlar(0)
Yorumlar


MKPNews ©2003-2008 mkportal.it
 

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it