Haberler

Haberler->Yeni Yayınlar->Solomon Kane - Dehşetengiz Serüvenler Raflarda   
Solomon Kane - Dehşetengiz Serüvenler Raflarda

Minima Yayınları tarafından basılan Solomon Kane - Dehşetengiz Serüvenler isimli kitap raflardaki yerini aldı.

Daha önce Persepolis ve Dikiş & Nakış çizgiromanlarını yayımlayan Minima bu kez Conan'ın yaratıcısı Robert E. Howard'ın bir diğer meşhur karakteri olan "Efsanevi Kılıç Ustası Püritan" Solomon Kane'i okuyucularla buluşturdu. 

İngilizce Aslından Çeviri:
Belgin Selen Haktandır & Kadir Yiğit Us
Sayfa Sayısı: 432
Ebat: 16*24 cm
ISBN No: 978-975-01662-6-6
Barkod No: 9789750166266
Etiket Fiyatı: 22,5 Ytl (Kdv dahil)

 

 

ARKA KAPAK 

Robert E. Howard, Kimmeryalı Conan ile 20. yüzyılın en muhteşem aksiyon kahramanını yarattı; ayrıca, kılıç ve sihir olarak anılmaya başlanan yeni bir tarz da yaratmış oldu. Ancak Conan, Howard’ın eşsiz hayal dünyasından fırlayan ilk orijinal maceracı değil. "O… Püritan ve Şarl karışımı, biraz eski bir filozofun ve bir hayli de bir paganın özelliklerine sahip… Ruhundaki o açlık, onu her türlü haksız olayı düzeltmek, güçsüz olan her şeyi korumak amacıyla yollara düşürmüş… Bir rüzgar gibi başı boş ve amansız olan bu kişi, sadece tek bir yönden hiç değişmedi: Her zaman hakkın ve doğrunun izinde gitti. İşte Solomon Kane böyle biri". Bu kitapta toplanmış ve Gary Gianni tarafından cömertçe resimlendirilmiş olan öyküler ve şiirler, haşin ve ölümcül Püritan Solomon Kane’in heyecan verici destanını oluşturuyor. Öyküler 16. yüzyıl İngiltere’sinden, Afrika’ nın balta girmemiş, beyaz insanların yüzünü görmemiş ormanlarına değin uzanan tuhaf, destansı ve garip fantezi maceralarını kapsıyor. İşte insanın tüylerini ürperten intikamcı hayaletlere ve kana susamış iblislere,  içi kötülük dolu insanlar tarafından yapılan kara büyülere karşı, bir fanatiğin inancı ve bir savaşçının vahşi yüreğiyle kasvetli bir intikamcı tek başına savaşıyor. 

Bu basım özel öykü fragmanları, Howard’ın edebiyat araştırmacısı Rusty Burke tarafından yazılmış olan biyografisini ve H. P. Lovecraft’in dostu ve meslektaşı edebiyat dâhisi Howard için yazmış olduğu ‘Howard’ın Anısına’ adlı bölümü de kapsamaktadır.

 

 

ROBERT E. HOWARD’A ÖVGÜ

“Howard en verimli haliyle, fantezi edebiyatının Thomas Wolfe’udur”.

                        STEPHEN KING

“Howard gerçek bir öykücü, üstelik de kahraman odaklı fantezi edebiyatının hem ilk hem de en iyi yazarlarından. Eğer Howard’ın eserlerini henüz okumadıysanız, sizi gerçek bir şölen bekliyor”.

                        CHARLES DE LINT                     Forests of the Heart ve The Onion Girl romanlarının ödüllü yazarı 

“Bu kitaplara bayılıyorum. Howard’ın öylesine cesur, öylesine canlı bir stili var ki muhteşem kahramanlarıyla adeta insanın içine işleyen keskin bir bıçak gibi. Howard’ın kitaplarını en son okuduğumdan beri aradan otuz sene geçmiş olmalı; ancak öykülerindeki bazı pasajlar, bunları sanki daha dün okumuşum gibi, hafı-zamda capcanlı. Fantezi edebiyatını seven herkese Howard’ın kitaplarını okumalarını öneririm”.

                        DAVID GEMMELL                        Efsane ve Beyaz Kurt romanlarının yazarı 

“Robert E. Howard’ın sesi, seneler sonra bile okuyucularının kulaklarında çınlı-yor: birbirine çarpan kılıçların, gürül gürül, dörtnala koşan atların toynaklarının ve etrafa sıçrayan kanın sesleri. Kahramanı Conan basmakalıp bir karakter olmaktan çok öte, gerçek fantezi edebiyatı kahramanının ta kendisi. Conan’ın eğitim görmemiş kasları ve gücü, bir anda öfkeye kapılması ve şehvetli kahkahaları, tüm modern kahramanların kıyaslandığı özellikler”.

                        ERIC NYLUND                        Halo: The Fall of Reach romanının yazarı 

“Howard anlattığı öykülerin gerçekliğine kalpten inanırdı. Öyküleri, ‘Eski zamanlarda en zorlu, en vahşi dönemlerde, işte hayat böyleydi!’ der gibi Howard’ın ağzından”.

                        DAVID DRAKE                        Grimmer Than Hell ve Dogs of War romanlarının yazarı 

“Muhteşem öykülerin anlatıcısı Robert Howard gerçekten de o muhteşem karakteri Conan’ı öyle bir yarattı ki Conan’dan sonra yazılan tüm ‘kahraman odaklı öyküler’ onun gölgesinde kalmaya mahkum”.

                        JOHN JAKES                        New York Times’ın en çok satan kitap yazarı ödülünü                                                                                almış olan, Kuzey ve Güney üçlemesinin yazarı 

“Son otuz beş sene içinde yazılan fantezi kitaplarının iki kaynağı var: J.R.R. Tolkien ve Robert E. Howard. Günümüz fantezi yazarları tarafından pek rağbet görmeyen Tolkien, daha ziyade Conan öykülerinden hoşlanırdı. Howard’ın pervasız, dur durak bilmeyen maceraları ve gerçekçi, hatta gösterişli öyküleri yaratmada rakibi yok. Eğer heyecan dolu saatler geçirmek istiyorsanız, doğru adrestesiniz”.

                        HARRY TURTLEDOVE                        Guns of the South romanının yazarı 

“Howard’ın öykülerinin ardında karanlık, şiirsel bir dil ve belirli bir zamana ait olmayan, rüyamsı bir gerçeklik var. İşte bu öykülerin, bu zamana dek unutulmamasının sebebi bu. Öyküler bir şair ve hayalperest olan Robert E. Howard’a yaraşır bir miras olarak günümüze dek geldi”.                       

                        ROBERT BLOCH                        Psyche romanının yazarı   

“Öykülerin kurmaca olamayacak kadar gerçekçi bir yanı var… Hiçbiri sıkıcı değil ve bir diğerinden farklı özelliklere sahip; dahası, öykülerin birçoğu kışkırtıcı”.                       

                         GAHAN WILSON                        I Paint What I See romanının yazarı ve eleştirmen 

“Dehşetli, insanın kanını donduran öyküleriyle… Kim Robert E. Howard ile yarışabilir ki?”                       

                         H. P. LOVECRAFT 

“Howard nasıl destansı fantezilere atılgan, sert bir özellik kazandırıp, Amerikan ekolünü nazik bir yazım tarzından ve olduğu yerde sayan betimlemelerden uzak-laştırdıysa, Hammett, Chandler ve Black Mask yazarları da Amerikan dedektif romanlarına bir fark kattılar”.

                       

                         MICHAEL MOORCOCK                 Elric Destanı’nın ödüllü yazarı

 

“Şu özelliklerde, Robert E. Howard’ın önüne geçmek imkansızdı: dinçlik, hırs ve canlılık. Howard’ın eserlerinde her zaman o hiddetli, dörtnala koşturan anlatım hızı mevcut”.

                        POUL ANDERSON                        Genesis ve World Without Stars romanlarının ödüllü yazarı 

“Robert E. Howard’ın canlı, vahşi, etkileyici, sürekli aksiyon içeren öyküleri… Kahraman odaklı fantezi öyküleri arasında en üst sırada yer alıyor”.                       

                        L. SPRAGUE DE CAMP                        Lest Darkness Fall romanının yazarı 

“En iyi fantezi dergisi yazarı Robert E. Howard idi… Akla gelebilecek en sert darbeleri, o betimledi. Kötülüğü betimlemek için parıltılı, kara bir kütle; bir kahramanı anlatmak için buz mavisi renginde bir çağlayan; bunların yanı sıra da savaşı, hırsı ve kanı betimlemek için de kan kırmızısı bir alanı kullandı… İşte Howard’ın okuyucunun gözlerinin önüne getirdiği tablo ya da öykü buydu ki gerçekçi bir detay ya da insanın aklına aniden gelen bir fikir, bir anda hayat bulabilirdi”.

                        FRITZ LEIBER                        Farewell to Lankhmar romanının yazarı 

Önsöz 

Bir itirafta bulunmam gerek.Solomon Kane öykülerini resimlendirmem istendiğinde, henüz bunların hiçbirisini okumamıştım.Aslında bunu çekinerek söylüyorum çünkü kitap resimlendiren ressamların genellikle kendilerini derinden etkilemiş olan eserler üstünde çalışmak istedikleri düşünülür. Solomon Kane’in hayranı olan birçok kişinin, Howard’ın metni üstünde layığıyla çalışmayacağımı düşünecek olmaları ihtimali beni endişelendiriyor.Kane karakteri hakkında hiçbir şey bilmediğimi kabul edelim; ama ya temsil ettiği ruha ne demeli? Kane romantik bir kahraman… Hah! Şimdi oldu işte; artık romanlar diyarındayım.Robin Hood, Long John Silver, Kaptan Nemo, Tarzan ve tabii ki Conan… İşte ben bu kahramanlarla büyüdüm. Bu kahramanları iyi tanıyorum ve milyonlarca okur gibi, ben de bu kahramanların yiğitlikleri karşısında heyecan duydum.Solomon Kane de bu geleneğin bir parçası. Eminim ki Howard da benimle aynı fikirde olurdu. Kane tüm büyük edebi kahramanları hayata geçiren o özelliklere sahip: aksiyon, şiir, dram, zengin detaylar ve de en önemlisi, olabildiğince macera.Zaten bunu Robert E. Howard’dan daha iyi kim başarabilir ki?Solomon Kane öykülerini okuyup bitirdiğimde, eskiden gizemli bir karakter hakkında bir şeyler okuduktan sonra nasıl o kahramanın yerine geçmek istediğim aklıma geldi.Her şeye rağmen, dışarıda bir yerlerde, hâlâ bu öyküleri okuma fırsatını yakalayamamış birileri var. Size gıpta ediyorum çünkü sizi gerçek bir şölen bekliyor. Robert E. Howard’ın bu kasvetli kahramanını tekrar ziyaret edenler içinse, bunun ruhunuza iyi geleceğini biliyorum. Solomon Kane bunu takdir edecektir.                                                                                                                                                                                Gary Gianni   

Robert Ervin Howard’ın Anısına 

Muhteşem bir gerçeklikle donatılmış fantastik öykülerin yazarı Robert Ervin Howard’ın, 11 Haziran 1936’daki ani ve beklenmedik ölümü, dört sene önce meydana gelen Henry S. Whitehead’in ölümünden sonra, garip öyküler diyarındaki en acı kayıp oldu.Mr. Howard, 22 Ocak, 1906 senesinde, Peater, Teksas’ta doğdu ve güneybatı sınır yerleşimciliğinin son evresini görecek kadar yaşadı: muhteşem ovalarda gerçekleşen bu yerleşime, Aşağı Rio Grande vadisine ve gümbür gümbür gelişen şehirleriyle, petrol sanayisindeki o muazzam patlamaya şahit oldu. Howard öldükten sonra hâlâ hayatta olan babası, o bölgedeki önde gelen doktorlardandı. Mr. Howard’ın ailesi güney, doğu ve batı Teksas’ta, Batı Oklahoma’da ve Howard’ın hayatta olduğu son birkaç sene boyunca da Brownswood, Teksas yakınlarındaki Cross Plains’de yaşamıştı. Howard, sınır ruhunun hakim olduğu bu bölgenin güçlü, Homeros’a özgü geleneklerine kendini adadı. Howard bu bölgenin tarihçesi ve gelenekleriyle ilgili üstün bilgilere sahipti; şahsi mektup-larındaki betimlemeler ve hatıraları, daha uzun bir süre yaşamış olsaydı, bu bilgileri edebiyat dünyasında ne denli etkili, ne denli güçlü bir biçimde yansıtabileceğinin birer göstergesi. Mr. Howard’ın ailesi seçkin, güneyli çiftlik sahipleriydi; ataları İskoç ve İrlanda kökenliydi; aile mensuplarının çoğu on sekizinci yüzyılda Georgia’ya ve Kuzey Carolina’ya yerleşmişti.On beş yaşında yazmaya başlayan Howard, ilk öyküsünü bundan üç sene sonra, henüz Brownwood’daki Howard Pyne Üniversitesi’nde öğrenciyken yayınlatmıştı. “Spear and Fang” [“Mızrak ve Azı Dişi”] isimli ilk öyküsü, 1925 senesinde, Weird Tales’in Temmuz sayısında yer aldı. Daha sonra, 1926 senesinin Nisan ayında, aynı dergide yayınlanan kısa romanı “Wolfshead” [“Kurtbaşı”] ile ünü yayıldı. 1928 senesinin Ağustos ayında, ‘Solomon Kane’ ile ilgili olan öykü serisini yazmaya başladı; Solomon Kane’in dur durak bilmeyen düelloları ve ıslah olmaz kişiliği, onu dünyanın birçok farklı yerinde macera yaşamaya itmiş olan İngiliz bir Püritandı. Kane öyle tuhaf yerlere gitmiş, görmüştü ki bunların arasında, Afrika’nın balta girmemiş ormanlarının keşfedilmemiş, gölgelerin cirit attığı ilkel şehirleri de vardı. Mr. Howard bu öykülerle tüm hayatının en muhteşem başarısına imza atmış oldu; öyküler, başka hiçbir yazarın bir benzerini yazamayacağı, eski dünyanın uçsuz bucaksız tarih öncesinden kalma taş şehirlerinin, bu şehirleri insanlık öncesi bir dehşet ve büyücülükle donatmış olan karanlık kulelerin ve dolambaçlı yeraltı mezarlarının tasvirleriyle dolu. Bu öyküler Mr. Howard’ın eserlerinde hüküm süren kanlı ihtilafların ustalıkla tasvir edilmesindeki becerinin ve keyfin gelişimini sergiliyordu. Yazarın birkaç diğer kahramanı gibi, “Solomon Kane” de herhangi bir öykünün kahramanı haline gelmeden önce, yazarın ta çocukluğunda yarattığı bir karakter.Kelt tarihi ve genel olarak eski dönemlere ait tarihe oldukça meraklı olan Mr. Howard, 1929 senesinin Ağustos ayında, Weird Tales dergisinde, kendisini üne kavuşturacak olan o eski döneme ait bir dizi öyküye başladı. Bu öyküler ilk başlarda, insanlık tarihinin oldukça eski bir dönemini yansıtıyordu; öyle ki Atlantis’in, Lemurya’nın ve Mu’nun henüz okyanusun dibine batmadığı, insanlardan önce var olan sürüngenimsi varlıkların yaşadığı dünyaları ele alıyordu. Bu varlıklardan en önde geleni, Valusia Kralı Kull idi. Weird Tales dergisinin, Aralık, 1932 tarihli sayısında, “Kılıçtaki Anka Kuşu” isimli öykü yayınlandı ki bu, daha sonraki bir tarih öncesi devri okurlarla tanıştıran Kimmerya Kralı Conan ile ilgili olan öykülerin ilkiydi. Bu dönem, kayıtlı tarihin izleri ortaya çıkmadan hemen önceki zamana, yani yaklaşık olarak 15,000 sene öncesine aitti. Mr. Howard’ın Conan’ın dünyasını daha sonraki öykülerde detaylı ve büyük bir tutarlılıkla anlattığı, tüm fantezi okurlarının bildiği bir gerçek. Howard kendi kullanımı için son derece zekice oluşturulmuş, müthiş bir hayal gücünün ürünü olan detaylı bir tarihi taslak hazırladı. Bu taslak, “Hiborya Çağı” adı altında bir dizi olarak The Phantagraph’da yayınlanmakta.Bu arada, Mr. Howard eski Piktlerle ve Keltlerle ilgili birçok öykü de yazdı; bunların arasında Bran Mak Morn isimli kabile şefiyle ilgili olan önemli bir seriyi de saymak mümkün. Okuyucuların, Weird Tales’in Kasım, 1932 tarihli sayısında yer alan “Worms of the Earth” isimli dehşetli başyapıtı unutmaları mümkün değil. Howard’ın diğer önemli fantezileri bu bahsi geçen serilerin parçası değil; bunların arasında “Skull Face” [“Kafatası Surat”] isimli unutulmaz seri ve birkaç da modern bir çağda geçen öykü bulunmakta. Howard’ın daha yakın tarihli eserleri arasında olan “Black Canaan” gerçekçi bölgesel artalanıyla ve Amerika’nın en güneyindeki yosun kaplı, lanetli, sürüngen kaynayan bataklıklarda terör estiren, insanı derinden sarsan öykülerden biri.Mr. Howard fantezi alanı dışında şaşılacak derecede verimli ve esnek bir yazar. Spora karşı olan tutkusu ki bu büyük bir ihtimalle ilkel savaşlara ve güce karşı olan hayranlığından kaynaklanan bir durum, onu “Denizci Steve Costigan” isimli, ödül kazanan kahramanını yaratmaya itti. Maceraları uzak ve tuhaf diyarlarda geçen bu kahraman, birçok derginin okuyucuları tarafından keyifle okundu. Howard’ın Uzakdoğu savaşlarıyla ilgili olan kısa romanları, romantik macera türündeki dehasını ortaya çıkardı. Bunların yanı sıra, “Breckenridge Tales” [“Breckenridge Öyküleri”] gibi daha da sıklıkla yazmaya başladığı, vahşi batıdaki hayatı yansıyan öyküleri de kendisinin doğrudan alakalı olduğu geçmişi yansıtma becerisini ve eğilimi sergiler.Mr. Howard’ın tuhaf, savaş ile alakalı ve macera dolu şiirlerinin, düz yazı tarzında yazılmış olan eserlerinden hiç de aşağı kalır yanı yok. Şiirler gerçek bir balad ruhu taşır ve sürekli olarak devam eden bir ritimle ve oldukça seçkin bir oyuncu topluluğunun güçlü betimlemeleriyle dolu. Bunlardan pek çoğu eski yazılardan alınmış alıntılar havası verecek biçimde oluşturulmuş olup, Howard’ın romanlarının farklı bölümlerinin başlıklarını süsler. Ne yazık ki Mr. Howard’ın şiirleri tek bir kitapta toplanmamış; ancak bu tip bir çalışmanın yazarın ölümünden sonra yapılabileceği umudu bakiydi. Mr. Howard’ın kendine özgü bir kişi-liği ve yeteneği vardı. Yazar, her şeyden önce, barbarların ve sınır kaşiflerinin o daha basit, daha eski dünyasını, kurnazlığın ve taktiklerin yerine cesaretin ve gücün hüküm sürdüğü, saldırgan bir Doğa’ya yenik düşmeyen, dirençli ve korkusuz bir ırkın savaştığı, kanlarının döküldüğü bir zamanı yeğledi. Yazarın tüm öyküleri işte bu felsefe üzerine kurulu ve bu öyküler yazarla aynı dönemde yaşamış olan diğer yazarların pek azının başarabildiği bir canlılıkla oluşturulmuş. Hiçbir yazar, vahşet ve kanla ilgili öyküleri Howard’dan daha gerçekçi bir biçimde yazamadı; Howard’ın öykülerinde, vahşetle ve kanla ilgili olan bölümler, yazara savaş zamanında ün kazandıracak derecede askeri taktiklere karşı içgüdüsel bir eğilimi yansıtır. Howard’ın yayınlanmış olan eserlerindeki dehası, okurlarının pek de tahmin edemeyeceği denli gelişmişti; şayet genç yaşta ölmeseydi, o çok sevdiği güneybatıyı yansıtan halk destanları ile edebiyat dünyasında ciddi bir iz bırakacaktı. Mr. Howard’ın öykülerini bu denli öne çıkaran özelliğin tam olarak ne olduğunu söylemek güç ancak bu başarının altında yatan asıl sebep, öykülerin görünürde ticari olmasına rağmen, Howard’ın bunların her birinin bir parçası oluşu. Howard uygulayabileceği her türlü kâr getiren prensipten daha üstündü; hatta gözünü para hırsı bürümüş editörlere ve mesleki eleştirmenlere açıkça ödün verdiği halde, buzları eriten ve yazdığı her satıra kendi kişiliğinin damgasını vuran manevi bir güç ve samimiyetle donatılmıştı. Howard nadiren donuk, basmakalıp bir karakteri ya da olayı olduğu gibi bırakırdı. Bunları ele alıp, işini bitirdiği zaman, donuk ve basmakalıp olan unsurlara, o dönem için geçerli olan popüler yayıncılık ilkeleri her ne olursa olsun, bir canlılık ve gerçeklik katardı. Howard, bunu yaparken, sönük, ucuz romanların var olduğu bir ortamda dahi bu örnekler yerine, her zaman kendi gerçek hayat deneyimlerini ve bilgilerini kullandı. Sadece çatışma ve katliam ile ilgili olan olayların betimlemelerinde mükemmeliyeti yakalamakla kalmamıştı, aynı zamanda görsel bir dehşet ve insanın kanını donduran bir gerilim hissi yaratmakta da eşine rastlanmadı. En naçizane konular hakkında yazan yazarların bile işlerini ciddiye almadan başarıya ulaşması mümkün değil. İşte Mr Howard’ın yaptığı buydu: işini ciddiye almak; hem de bunu bilinçli olarak yapmadığını düşündüğü zamanlarda bile. Samimiyetten yoksun, yüzlerce taklitçinin yalan yanlış hayaletler, vampirler, uzay gemileri ve gizemli güçleri araştıran dedektifler hakkında yazıyor olması, trajikomik bir ironiden başka bir şey değil.Mr. Howard güneybatıdaki hayata oldukça aşinaydı; ailesiyle birlikte Teksas’ta, Cross Plains köyünde, kısmen de olsa köy hayatı yaşadı. Yazarlık Howard’ın tek işiydi. Okuduklarına gelince, Howard geniş bir yelpazeye yayılmış, farklı konulardan hoşlanırdı; bunların arasında Güneybatı Amerika, tarih öncesi İngiltere ve İrlanda ve yine tarih öncesi Uzakdoğu ve Afrika gibi birbirine hiç benzemeyen ancak önemli ve kapsamlı olan tarihsel araştırmalar da vardı. Edebiyatta, incelik yerine gücü tercih edip, Modernizmi şiddetle reddetti. Merhum Jack London, Mr. Howard’ın en sevdiği yazardı. Howard politik açıdan bir liberaldi ve vatandaşlık haklarına karşı yapılan her türlü haksızlığın en büyük düşmanıydı. Howard’ın en sevdiği diğer iki şey spor ve seyahatti: Özellikle seyahatleri sonrasında, uzun uzadıya tarihi tasvirlerle dolu, keyifli mektuplar yazardı. Mizah pek de Howard’ın ilgi alanına girmezdi ancak kendisinin gayet keskin bir ironi anlayışı olduğu kadar, bir de olabildiğince candan, içten ve neşeli bir tarzı da vardı. Howard, pek çok dostu olmasına rağmen, hiçbir edebi çevreye ait değildi ve yapmacık ‘sanatsal’ bir tavrı takınan her türlü hevesten, kelimenin gerçek ma-nasıyla, nefret ederdi. Howard, akademik beceri yerine sağlam bir kişiliği ve bedeni yeğlerdi. Fantezi alanındaki diğer yazar dostlarıyla ilginç ve uzun yazışmaları olmasına karşın, bu kişilerin biri hariç hiçbiriyle tanışmamıştı: Yetenekli E. Hoffmann Price’ın işindeki mahareti Howard’ı derinden etkilemişti.Mr. Howard yaklaşık olarak 1.90 boylarındaydı ve doğuştan bir savaşçının iri cüssesine sahipti. Keltlere özgü masmavi gözleri dışında bayağı esmerdi; haya-tının sonlarına doğru yüz kiloya ulaşmıştı. Her zaman sağlıklı ve disiplinli bir yaşam sürme taraftarı olan Howard, kendi yarattığı karakterin canlı bir örneğiydi: cesur bir savaşçı, maceracı ve tahtların fatihi Kimmeryalı Conan. Howard’ın otuz yaşında hayata gözlerini yumması hem korkunç bir trajedi hem de fantezi dünyasının kolay kolay unutamayacağı bir darbe niteliği taşıyor. Mr. Howard’ın kitapları, el yazıları ve mektupları, Robert E. Howard’ı Anma Koleksiyonu’nun çekirdeğini oluşturmak için Howard Payne Üniversitesi’ne gönderildi.                                                                                                                   H.P. Lovecraft

 

                        Elric Destanı’nın ödüllü yazarı

 

 




Gönderen Nick Fury, Pazartesi, 20 Ekim 2008 11:05, Yorumlar(0)
Yorumlar


MKPNews ©2003-2008 mkportal.it
 

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it