Haberler

Haberler->Yeni Yayınlar->UZAY BAKANLIĞI (Ministry of Space)   
UZAY BAKANLIĞI (Ministry of Space)

ResimUzay Bakanlığı 2001 yılında , İmage Comic tarafından yayınlanmış, Warren Ellis’in yazdığı üç bölümlük , alternatif gerçeklik çizgi romanı. Resimleyen Chris Weston.
Tür olarak, Diesel punk (2. Dünya savaşı bilimkurgusu) ya da Elilerin İngiliz retro bilim kurgularının sınıfına sokulabilir.

Öykü, ‘Dünya savaşının sonunda, Alman roket sistemlerinin ele geçirilmesiyle başlıyor.
Bir İngiliz birliği savaşın sonunda, Amerikalıları ve Rusları atlatarak , Alman, roket teknoloji sırlarını ve bilim adamlarını ele geçirir. Aralarında ünlü Von Braun ve V2 roket parçaları İngiltere’ye götürülür. Hatta bu amaç uğruna bir Amerika birliği tuzağa düşürülerek yok edilir. Daha sonra Kraliçe, İngiliz Uzay bakanlığını kurar.

Hikayenin başkarakteriKraliyet Hava Kuvvetleri Subayı, John Dashwood . Dashwood, hırslı ve milliyetçi bir karakter. Uzaya yapılan bir uçus sırasında, roketi arızalanıyor. Dünyaya geri dönmeye çalışırken, roket bir çiftliğe çarparak düşüyor. Kaza sonrasında Dashwood, ayaklarını kaybediyor.

Yaşama dair tüm umutlarını kaybetmişken, Uzay projesinin başına geçiriliyor. Daha sonra Uzay bakanı da oluyor. Winston Churchill’i ide ikna ederek, projeyi geliştiriyor. Ancak projenenin finansmanı, çok pahalı olduğundan finansman kara para ile sağlanıyor.

Hikayenin sonunda 2001 yılında bu paranın nerden geldiği açıklanıyor.

Chris Weston'un çizimleri güzel,kendine özgü ve temiz. Özellikle 50'lere özgün retro bir tarz kullanmış.
Uzay bakanlığı sıra dışı bir çizgi roman. Ellilerin İngiliz çizgi romanına, özellikle Dan Dare’ye bir saygı duruşu, , İngiliz Milliyetçiliğinin hem övgüsü hem eleştirisi.

Farklı tatlar arayanlara öneririm.
BATUHAN CANTÜRK
Kitabın başında Mark Millar tarafından yazılan bir önsöz var. Elimden geldiğince çevirmeye çalıştım:

GİRİŞ

Bu girişin anlamı nedir?
Siz insanlar bu kitabın kendiniz için yeterince iyi olup olmadığını karar verme konusunda gerçekten bu kadar zayıf ve aciz misiniz? Sizin gerçekten alkollü ve akılsız izcilere mi ihtiyacınız var elinizi tutup sizi karşı kıyıya götürecek ve bu paylaşacağınız bu birkaç sorumluluğun size içsel bir tatmin sağlayacağının garantisini verecek?

Pekâlâ, unutun gitsin.
Eğer siz Warren Ellis, Chris Weston ve Laura Martin gibi isimlerin sizi bu sektörde görsel nirvanaya ulaştıracağının garantisini vereceğini anlayamayacak kadar aptalsanız, bu kitabı gerçekten satın almayın. Bunu hak etmiyorsunuz. Geri dönün ve bütün o sıkıcı cinayet çizgi romanlarını ve Gotik fantezilerini okuyun, paranızı onlara harcayın. Uzay Bakanı, sofistike damak tadı olanlar ve Mark Millar’ın fikirlerini benimseyenler tarafından zevkine varılır. Gerçekten demek istediğim; bir ”giriş” niye yapılır? Martin Scorses, Francisss Coppola’dan “Taxi Driver” isimli tiyatro oyunundan önce birkaç kelime söylemesini istedi mi? Stewart Raffili, Corey Feldman’den Mannequin 2: Mannequin On the Move’u açıkça onaylamasını istedi mi?
Sanırım girişler, basın organına has bir şey çünkü okumak aslında izole edilmiş bir deneyimdir. Grafik bir roman okuyorken, yanınızdaki insanı dürtmezsiniz ve en sevdiğiniz anlarda gülücük saçmazsınız. Uzay Bakanı, paylaşılmış kolektif bir deneyim değildir ta ki siz onu internette okuyup onun sizin için yaşamınızı değiştiren psikolojik bir drama olduğunu herkese söyleyinceye kadar. Bu yüzden o zamana kadar, ben sizin tek arkadaşınızım. Bunun ne kadar iyi olduğunu söyleyen ve bir sonraki 1,5 saatte dişlerinizle ezmeye başlayacağınız 60 sayfa kadarlık olan bölümden aldığım zevkle ilgili tek taraflı bir konuşmayı başlatan kişiyim.

Uzay Bakanı’nın oyununun zirvesindeki kişi Warren Ellis’tır. Şu ana kadar yazdığı en iyi kitaptır ve evet buna Transmetropolitan’ı da dahil ediyorum. Komik olan şey, bu kelimeleri kesinlikle onun yüzüne söyleyemeyeceğimdir. Toplum içinde ona dik dik bakıp güleceğim, imza günlerinde at kuyruğu ile sık sık giydiği rahat terlikleriyle dalga geçeceğim tıpkı diğer ukalalık taslayanlar gibi. Ancak işitilecek mesafelerden beni uzaklaştırın ve kişisel olarak röportajlarda onun günümüzde en iyi çizgi roman yazarı olduğunu söylediğimi duyacaksınız. O, büyük, kanlı canlı şekli ve sigara içme seçiminin hepsinin tek bedende toplandığı benim, Bendis, Ennis, Loeb, Moore, Morrison ve Miller’ın en harika bölümü. O, hayal gücüne, eşi benzeri olmayan hikâye anlatım yeteneğine, eylem için en harika göze ve yarım kalmış diyaloglar için en iyi kulağa sahip, tüm bunların çok kolay görünmesini sağlamakta, ancak bu durum geri kalanlarımız için de kıyaslaması güç bir durumdur. O şu anda büyük bir samimiyetle insanları etkilemektedir ve bu kitap önümüzdeki 5 yıl içinde göreceğiniz anlatım hilelerine sahiptir.

Uzay gemileri mi? Askeri donanma mı? Retro ’50s sei-fi’ mi? Göz eriten detay mı? Ressam Chris Weston için hangi kitap bundan daha uygun olabilirdi ki? Bu, Chris’in kariyerine doğru çalıştığı seridir. 10 yılı aşkın bir zamandır bu adamı tanıyorum ve çizdiği her sayfayı seviyorum. Ne yazık ki, Chris şeker posası kadar yavaş olduğu için çizdiği resimlerin çok azı üçü geçmektedir. Neden tüm iyi adamlar bu kadar yavaş? Bryan Hitch, Frank Quitely, Geoff Darrow ve Chris Weston’ın çizgi romanlarının maliyetinin diğer aylakçılarla aynı olması çok adil değil, çünkü sizin sadece bu fevkalade girişe göz atmanız gerekecek Chris’in her satırda zaman, kan, ter ve gözyaşını nasıl birbirine kattığını görmek için. Onun panolarını milyon kez büyütebilirsiniz ve çıplak gözün görme ihtimali olmayan şeyleri, sadece Superman’in mikroskopik bakış açısıyla takdir edeceği geçmişte yaşayan ve ölen tüm medeniyetleri, görebilirsiniz. Benim için Chris, modern çizgi romanın henüz işlenmemiş bir dehasıdır. Uzay Bakanı, şu ana kadar yaptığı en iyi şeydir. “Altın Buzağı”nın önünde diz çöküyorum ve insanların ondan sonra onu takdir etmeye başlamaları için her gün dua ediyorum. Bunu Laura Martin’in harika renkleriyle birleştirin ve son zamanda birkaç aydır ortaya çıkmaya çalışan kitabın muhtemelen en iyi haline sahipsiniz.
Ama ben ne yapıyorum? Bilebilirsiniz ya da bilmeyebilirsiniz, ama yazarlar bu tarz şeyler için para almazlar. Onlar sadece sizden ona son dakikada kefil olmanızı, küçük bir geçerlilik ve saygınlık sağlayıp hangi seriler için bahse girileceğini soran bir arkadaştan gelen bir mailin sonucudur. Arka tarafta hep bir acı vardır. Dürüst olmak gerekirse para almadan yazmaktan nefret ediyorum ve muhtemelen bu işten çıkmak için iyi bir sebep. Arkaya yaslanın, pantolonunuzu çıkarın ve kitabın geri kalanının keyfine bakın.

Giriş kısmına ihtiyacı olmayan kitaba hoş geldiniz.



Gönderen Doc Holliday, Pazartesi, 11 Şubat 2013 19:41, Yorumlar(0)
Yorumlar


MKPNews ©2003-2008 mkportal.it
 

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it